1665 baharında Viyana, savaşın değil barışın şehridir. Bir yıl önce St. Gotthard'da Habsburg ordusu Osmanlı'yı durdurmuş, Vasvar Antlaşması imzalanmıştır. Şimdi tasdikli metinlerin götürüldüğü bir elçilik kapıdan girer. Başında Kara Mehmed Paşa vardır. Maiyette, serhadi iyi bilen bir kâtip daha vardır: Evliya Çelebi.1
İlk bölümde rüyayı, ikincisinde kitabın mimarisini, üçüncüsünde esnaf alayını, dördüncüsünde Hezarfen'i okumuştun. Bu bölümde Evliya Avrupa'nın göbeğine iner: Beç Kalesi, İstafani Kilisesi ve oradaki erganun.
- Evliya 1665'te neden Viyana'daydı ve heyet arşivde nasıl görünür?
- St. Stephan'daki erganunu nasıl tarif eder, sesi neden Rehâvî'ye benzetir?
- Hayranlık ile "öteki" dili aynı sayfada nasıl yan yana durur?
- Bu bölüm Hezarfen'den neden daha sağlam bir tarihsel zemine oturur?
Elçilik, arşiv ve "Ewlia efendi"
Hikâye yalnızca Evliya'nın defterinde durmaz. Avusturya Devlet Arşivi'nde, 12 Haziran 1665 tarihli bir belgede Osmanlı heyetinin isimleri listelenir; aralarında "Ewlia efendi" vardır. Yani Viyana ziyareti, Hezarfen uçuşu gibi tek kaleme mahkûm bir masal değildir. Vasvar sonrası elçilik bilinen bir diplomasi olaydır; Evliya'nın orada bulunduğu da bağımsız bir kayda düşmüştür.2
Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Kara Mehmed'e heyeti gösterişli tutmasını tembih eder. Evliya'yı da özellikle ister: serhadlerin durumunu bilen, âlem seyyahı bir adamdır. Evliya için bu yol, düşman toprağına savaşçı değil gözlemci olarak girmektir. Kendisinin "darü'l-sulh" dediği barış döneminde şehri, sarayı, kiliseleri ve makineleri gezer.
Heyet Viyana yakınında bekletilir, protokol sürer, sonra şehir açılır. Evliya İmparator I. Leopold'ü gördüğünü yazar; tasviri nazik değildir, alaylıdır. Bu da tipik Evliya'dır: diplomasi masasında bile kalemini törpülemez. Asıl merakı ise hükümdarın yüzünden çok, şehrin sesinde ve taşındadır.
İstafani'de erganun
Evliya katedrali abartısız övmez. "Türkiye'de, Arabistan'da, Acem'de ve Hıristiyan iklimlerinin yedisinde bunun gibisi yapılmamıştır" der. Bu, Ayasofya'nın çocuğu olan bir İstanbullu için ağır bir cümledir. İçerdeki resimleri "Freng tarzı sihir" gibi görür; mimariye hayrandır, ibadeti ise kendi dilinde "puthane" çerçevesine oturtur. Aynı göz hem ölçer hem yargılar.3
Asıl sahne sestedir. Osmanlıların "erganun" dediği büyük org, Evliya'ya göre yüzlerce borulu, körüklerle üflenen bir alettir. Viyana tarifinde körükleri çekenlerin sayısını abartır; boru sayısını üç yüz civarı verir. Müzikologlar bu tekniğin Avrupa org literatürüyle örtüştüğünü, sayıların ise tipik Evliya yuvarlaması olabileceğini söyler. Önemli olan mekanik çizim değil, dinleyenin tepkisidir: "Etkisi ne sözle ne yazıyla anlatılır; anlamak için işitmek gerekir."4
Evliya müzisyendir; sarayda müezzin ve hanende yetişmiştir. Duyduğu ilâhîleri Zebur ayetleri diye okur, makamı kendi diline çevirir: hepsi "Rehâvî". Bu, Batı müziğini Osmanlı kulağıyla etiketlemektir. İcracıları Pisagor, Fârâbî mertebesinde ustalar sayar. Yani karşıdaki sesi küçümsemez; kendi müzik ansiklopedisine yerleştirir.
Bazı satırlarda kuleye de çıkar. Yüksekten şehri ölçer, sonra aşağıda orgun doldurduğu hacmi hatırlar. Senin için buradaki ders teknik değil: Evliya yabancıyı önce kulakla tanır. Göz mimariyi, kulak müziği alır; ikisi birleşince "Freng" artık yalnızca düşman etiketi olmaktan çıkar, bir zevk ve ustalık adı da olur.
Hayranlık ve sınır
Viyana bölümü tek duygu değildir. Evliya bahçelerdeki su çarklarını, otomatik düzenekleri "Freng-pesend" diye överken bir yandan da "şeytanlık" diline kayar. Kilisede orgu över; camiye çevrilecek bir mekânda aynı aleti "Deccal sazı" diye parçalatıldığını başka savaş sahnelerinde kaydeder. Beğeni ile sembolik düşmanlık aynı defterde durur. Bunu modern hoşgörü masalına çevirmek yanlış olur; 17. yüzyıl bir elçinin gözüdür bu.3
Şehirde bir vezir bahçesinde yetmiş çeşit çalgılı fasıl da anlatır. Sesler "Rum çalgılarına" benzemez; yine de yakıcı ve hoştur. Org yalnız kilise değildir. Evliya için Viyana, kulakla okunan bir Avrupa'dır. Aynı adam savaş sahnelerinde Hıristiyan ordularının boru ve trompetini "korku sazı" diye yazabilir; barışta aynı aileden gelen sesleri "hoş" bulabilir. Bağlam değişince kulak da değişir.
Neden bu bölüm daha sağlam?
Bir önceki bölümde Hezarfen'i okurken elinde tek çağdaş satır vardı. Viyana'da durum değişir. Elçilik Habsburg ve Osmanlı taraflarında kayıtlıdır; Evliya'nın adı listede geçer; katedral, şehir topografyası ve müzik tasviri başka kaynaklarla konuşabilir. Bu, her cümlesinin doğru olduğu anlamına gelmez. Org borusu sayısı, körük çeken rahip sayısı, Amsterdam'a uzanan iddialı yan geziler hâlâ temkin ister. Ama çekirdek sahne, yani 1665'te Viyana'da bir Osmanlı'nın St. Stephan'da org dinlemesi, uydurma bir uçuş hikâyesinden farklı bir zemindedir.2
Senin için kalacak cümle basit olabilir. Evliya düşmanı dinlerken bile kulağını kapatmaz. Orgun sesini kendi makamına çevirir, ustaları kendi üstad listesine yazar, sonra deftere "kelimeler yetmez" notunu düşer. O not, bir imparatorluğun sınırında duran meraklı bir kâtibin en dürüst cümlesidir.
Viyana'da Evliya'yı şaşırtan şey düşman değil, duyduğu sesti. bu yazının tek cümlelik özeti
Bu yazı, "Evliya Çelebi'nin İzinde" dizisinin beşinci bölümü. Sırada damak haritası var: Evliya'nın Anadolu sofrasında ne yediği, neyi övdüğü.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Vasvar Antlaşması (1664) sonrası Kara Mehmed Paşa elçiliği (1665); Evliya'nın heyette kâtip olarak yer alması: Seyahatname VII; özet için TDV / Wikipedia "Viyana Sefaretnâmesi" hattı ve Nuran Tezcan'ın Evliya Viyana notları. ↩
- Avusturya Devlet Arşivi belgesi (Österreichisches Staatsarchiv, Fasz. 187, fol. 1191r; Teply 1975 / Kreutel hattı): 12.6.1665 tarihli heyet listesinde "Ewlia efendi". Ayrıca Richard F. Kreutel, Evliyâ Çelebi'nin Viyana elçilik anlatısı üzerine çalışmaları; Gisela Procházka-Eisl, "Evliyâ Çelebi's Journey to Vienna". ↩
- Alper Bakıcı, "Evliyâ Çelebi'nin Viyana izlenimleri ve 'Freng-pesend' kavramı üzerinden görsel sanatlara bakışı", ÇÜTAD 4/1 (2019): Viyana gözlemleri, Freng-pesend, kilise/mimari tasvirleri. YKY günümüz Türkçesi Seyahatname VII aktarımları. ↩
- Mehmet Can Öztürk / ilgili müzikoloji hattı, "Evliya Çelebi'nin Kaleminden Batılı Müzik Unsurları" (DergiPark): İstafani Kilisesi erganunu, 300 boru / körük tasviri, Rehâvî makamı eşlemesi, "sözle anlatılmaz" tepkisi; Henry George Farmer'ın Evliya org/çalgı çalışmalarına gönderme. Bugünkü Stephansdom organı 20. yüzyıl yenilemesidir; mekân sürekliliği, alet birebirliği değildir. ↩


