Bu haftanın Kitapyurdu listesinde ilk beş yine tanıdık: Muhabbet, Taş Kağıt Makas, Kocamın Karısı, Gece Yarısı Treni, Algernon'a Çiçekler. Altıncı sırada 17 Haziran duruyor. D&R'ın çok satanlarında da listede. Nisan'da Timaş'tan çıkan İsveç romanı, Temmuz'da dördüncü baskıya geçmiş.
Listelerin üstü aylardır psikolojik gerilim ve Haig tesellisi arasında gidip geliyordu. Schulman başka bir raftan geliyor: kuzey aile romanı, ağır çocukluk, hatırlamanın kendisi. Türkiye'de Hayatta Kalanlar'ı okuyanlar onu tanıyor; tanımayan için kapak, "ölü baba telefonu açıyor" cümlesiyle yetiniyor. O cümle yetmiyor. Kitap satılıyor çünkü o vaadin altında tanıdık bir sıkışma var: geçmişe dönüp bir şey düzeltme isteği.
- Kitapyurdu'nda altıncı: Alex Schulman'ın 17 Haziran'ı, Hayatta Kalanlar ve Malma İstasyonu'ndan sonra Türkçedeki üçüncü romanı.
- Arka kapaktaki önerme sade. Öğretmen Vidar açığa alınır; eski yazlık numarasını çevirince ölü babası açar. Her aramada aynı güne, 17 Haziran 1986'ya düşer.
- Elizabeth Loftus ve Jacqueline Pickrell'in 1995 deneyi, çocukluk anısının yeniden kurulabildiğini gösterdi: 24 kişiden beşi, hiç yaşamadıkları bir kaybolma olayını hatırladığını söyledi.
- İsveç basınında roman "acıya daha derinden iniyor" diye karşılandı; İngilizce çevirisi June 17th adıyla 2027'ye planlandı. 272 sayfa, Yonca Mete Soy çevirisi.
Telefonun öbür ucu 1986
Alex Schulman 1976'da İsveç'in güneyindeki Skåne'de doğdu, Stockholm banliyösü Farsta'da büyüdü. Gazeteci, sunucu, podcastçi. 2012'den beri yürüttüğü haftalık program İsveç'te yüz binlerce dinleyici topluyor. Önce otobiyografik kitaplarla çıktı; annesinin alkol bağımlılığını anlattığı Glöm mig (Unut Beni) ülkede çok satan oldu. Okur onu zaten özel hayatını açan biri olarak tanıyordu. 2020'deki ilk romanı Hayatta Kalanlar o tanıdıklığı kurguya çevirdi; hakları otuz üç ülkeye satıldı. Türkçede Malma İstasyonu onu izledi.1
17 juni İsveç'te 22 Ağustos 2025'te çıktı. Türkçesi Yonca Mete Soy'un İsveççeden çevirisiyle 6 Nisan 2026'da Timaş'tan geldi. Mete Soy, Tove Jansson'dan John Ajvide Lindqvist'e uzanan bir İsveççe hattında çalışıyor; bu dilde çevirmen sayısı az.
Arka kapak şunu söylüyor, gerisi kitabın işi: Vidar öğretmenlik yaptığı okulda bir olaya karışır, açığa alınır. Eski bir kolide ailesinin 1980'lerdeki yazlık numarasını bulur. Numarayı çevirince hattın ucunda uzun zaman önce ölen babasının sesi vardır. 17 Haziran 1986. Bir yaz günü. Bir mutfak. Bir aile. Her aramada aynı güne adım atar; çocukluğunun seslerini dinler, sekiz yaşındaki haline yaklaşmaya çalışır. Üzerindeki polis baskısı artarken belleğin labirentinde ilerler.
17 Haziran · Alex Schulman · Çeviren Yonca Mete Soy · Timaş Yayınları · 6 Nisan 2026 · 272 sayfa · 13,5x21, ciltsiz · ISBN 9786050849981.
Yayınevi liste fiyatı 360 TL. 15 Eylül 2026 öğlen D&R 269,64 TL, Kitapyurdu 216 TL yazıyordu. Kitap Nisan'dan beri listelerde dönüyor; Temmuz'da dördüncü baskıya geçti.
Bağlantı bilgi içindir: işbirliği, sponsorluk ya da satış ortaklığı değil, tıklamadan komisyon almıyoruz. Fiyatlar yukarıdaki tarihte alındı, değişebilir.
1976 Skåne doğumlu İsveçli yazar. Gazetecilik, televizyon ve podcast işinden romana geçti. Aile, çocukluk ve hatırlamanın bozulması bütün işinin omurgası. Kitapları otuzdan fazla dile çevrildi. Fotoğraf: Frankie Fouganthin, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0.
Bellek bir kayıt cihazı değil
Romanın önermesi fantastik gibi duruyor: ölü bir babayı aramak, aynı güne defalarca düşmek. Okuyanların ortak notu başka. Kitap bilimkurgu gibi değil, aile romanı gibi ilerliyor. Expressen'de Annina Rabe, Schulman'ın "acıya her zamankinden daha derine indiğini" yazdı. Sydsvenskan'da Oline Stig, sayfaları "açgözlü" okuduğunu, kurgunun taşlarının tek tek yerleştirildiğini söyledi. Gefle Dagblad ise önceki kitapların bu romana yol açtığını düşündü.2
Burada laboratuvarın da bir cevabı var. Elizabeth Loftus ve Jacqueline Pickrell 1995'te 24 katılımcıya çocukluklarından üç gerçek olay anlattırdı. Dördüncü olay uydurmaydı: küçükken bir alışveriş merkezinde kaybolmak. Aileler, bunun hiç yaşanmadığını doğrulamıştı. Üç görüşmeden sonra 24 kişiden beşi, yüzde 21'i, bu uydurma olayı hatırladığını söyledi. Bazıları ayrıntı bile ekledi.3
Yani bellek bir teyp değil. İnsan geçmişi her hatırlayışta yeniden kuruyor; telkin, boşluk ve duygusal baskı bu kurguyu eğebiliyor. Üstüne bir de çocukluk amnezisi var: çoğu insan üç yaşından önceki olayları düzgün anlatamıyor, çünkü dil ve benlik henüz o anıyı taşıyacak kadar oturmamış. Schulman'ın romanı bunları bir telefon hattına bağlıyor. Okur, Vidar'ın her aramada neyi duyduğunu ve neyi kurduğunu ayırt etmek zorunda kalıyor. Bu ayrımın cevabı arka kapakta yok.
Kitabın Türkiye'de tutmasının bir sebebi de bu laboratuvar bilgisi değil; tanıdık bir aile sıkışması. Yazlık, suskun akşam, "o gün ne oldu" diye dönüp duran yetişkin. Schulman kendi malzemesini koyuyor. Okur da kendi boşluğunu oraya oturtuyor.
Okuru ne yapıyor?
Türkçe yorumlarda sık geçen cümle: bir oturuşta bitirdim. Ağır aile havası, boğucu yazlık, geri dönüp dönmeme isteği. Hayatta Kalanlar'ı sevenler bu kitaba da giriyor; karanlığı fazla bulanlar da var. Biri "telefon önermesi beni korkuttu, sonra aile kaldı" diyor. Bir başkası Malma İstasyonu'ndan daha sert buluyor.
YouTube ve kısa video yorumlarında da benzer bir bölünme görünüyor. Bir taraf "gece yarısı kapattım, sabah devam" diyor. Öbür taraf "çok kasvetli, yaz için değil" diye bırakıyor. Ortak nokta tempo: 272 sayfa çoğu kişide yarım günde bitiyor. Kimse "yavaş başladı" demiyor; şikayet varsa tonun karanlığından geliyor.
Yurt dışında da çizgi benzer. Bläddrat incelemesi romanı tek oturuşta okuduğunu, bilimkurgu korkusu olanın çekinmemesi gerektiğini yazdı: mesele zaman yolculuğu değil, insanı neyin biçimlendirdiği.4 Bloomsbury Circus İngilizceyi June 17th adıyla 11 Şubat 2027'ye koydu. NetGalley önizlemelerinde "nefessiz okunan aile trajedisi" ile "bitişten sonra epilog isterdim" yorumları yan yana duruyor.5
Zayıf taraf da burada. Fantastik bir kapı arayan okur, kapıyı açınca aile odasına düşebilir. Ağır çocukluk romanı bekleyen ise önermenin tuhaflığına takılabilir. Tempo çoğu okurda düşmüyor. Schulman'ın imzası değişmedi: yazlık, bozulmuş ebeveynler, yetişkinliğe taşınan çocuk. Expressen'in "en iyi yaptığı işe döndü" notu da buradan geliyor; yeni bir tür denemiyor, bildiği yarayı yeniden açıyor.
Dünya raflarından
Bu hafta New York Times birleşik kurgu listesinin tepesinde Rachel Gillig'in The Knave and the Moon'u var; Türkçesi henüz yok. Allen Levi'nin Theo of Golden'ı haftalardır listede dönüyor, çevirisi bekleniyor. Ann Patchett'in Whistler'ı da İngilizce raflarda; Türkçe baskı görülmedi. Türkiye'de ise Şermin Yaşar'ın Dünya Yaramazlık Tarihi'si D&R'da yedinciye kadar çıkmış durumda: Kronik Kitap, 9 yaş üstü.
17 Haziran 6 Nisan'da çıktı, 15 Eylül itibarıyla Kitapyurdu haftalık listesinde altıncı. Loftus ile Pickrell'in 1995'te ölçtüğü şey romandan daha inatçı: 24 kişiden beşi, hiç yaşamadığı bir çocukluk anısını kendi geçmişi sandı.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Timaş Yayınları yazar sayfası ve künye: Alex Schulman (1976), Hayatta Kalanlar hakları 33 ülke; 17 Haziran, Yonca Mete Soy çevirisi, ISBN 9786050849981, ilk baskı Nisan 2026, 272 s. İsveççe 17 juni: 22 Ağustos 2025. ↩
- Annina Rabe, Expressen; Oline Stig, Sydsvenskan; Kristian Ekenberg, Gefle Dagblad (Timaş kapak alıntıları ve İsveç basın özetleri). ↩
- Loftus, E.F. ve Pickrell, J.E. (1995). "The formation of false memories", Psychiatric Annals, 25(12), 720–725. 24 katılımcı; yaklaşık %25 (5/24) uydurma "alışveriş merkezinde kaybolma"yı hatırladı. ↩
- Bläddrat (25 Ağustos 2025). "17 juni av Alex Schulman" incelemesi: tek oturuşta okuma; bilimkurgu değil, ilişkiler ve insanı biçimlendiren şey. ↩
- Bloomsbury Circus / NetGalley: June 17th, İngilizce planlanan yayımlanma 11 Şubat 2027; önizleme okur notları. ↩


