1959'da Utah'ta bir öğretmen, kelimeleri tek tek okumadan sayfayı tarayabileceğini gösterdi. Adı Evelyn Wood'du. Yöntemine Reading Dynamics dedi. Vaadi sade duruyordu: dakikada iki üç katı kelime, anlama yerinde kalsın.1

O vaat hâlâ dolaşır. Uygulama mağazasında kelimeleri fışkırtan programlar, içinden okumayı kes diyen kurslar, yılda kaç kitap bitirdin listeleri. Kitabı bitirmek bir skor olur. Skor olunca yavaşlamak kayıp gibi durur.

Bu yazıda neler var?

Hızın bedeli vardır

Keith Rayner ve meslektaşları 2016'da Psychological Science in the Public Interest'te onlarca yıllık göz hareketi araştırmasını derledi. Sonuç sıkıcı ve sağlam: hız ile doğruluk takas edilir. Tipik sessiz okuma dakikada kabaca 200 ile 400 kelime arasında; ortalama 250 civarı. 500-750'ye çıkıp aynı anlamı korumak, eldeki kanıta göre pek mümkün görünmüyor.2

Göz sayfayı süpürmez. Küçük sıçramalarla ilerler, durur, bazen geri döner. Net gören alan dar olduğu için çoğu kelimeye bir duruş düşer. Bütün paragrafı bir bakışta yutmak, gözün net gören merkezinin işi değildir. Hızlı okuma kurslarının "iç sesi kes, satırı tek hamlede al" vaadi tam burada çatlar. İçinden okumak yavaşlatır diye anlatılır; Ronald Carver'ın ölçümlerinde aynı iç ses anlamayı bozmaz, tempo doğal kalır.

Sessiz okuma ortalama 250, uzman üstü 400, hızlı okuma vaadi 650 kelime
Rayner ve meslektaşlarının 2016 derlemesindeki bildik tempo. Anlama hedefse vaat tutmuyor. Grafik: kafa1milyon.com

Anlama tam hedef değilse kaydırmak işe yarar. Haber başlığını, talimatı, e-postayı tararsın; iş biter. Anlama hedefse pratik ve kelime dağarcığı tempo kazandırır. Gözü yeni bir alete çeviren bir egzersiz yok. Wood'un vaadi bu yüzden ürün olarak yaşadı, bilim olarak durmadı.

Ekran tempo öğretir

Okuma beyni doğuştan gelmez. Maryanne Wolf bunu Reader, Come Home'da açık yazar: beyin okumayı sonradan kurar; neyle pratik yaparsan o devre güçlenir. Ekranda anahtar kelime avlamak, sonucu başta okumak, ayrıntıyı ancak gerekirse almak da bir okuma. Ama Wolf'un derin okuma dediği şey milisaniyeler ister. Empati, benzetme, eleştiri o milisaniyelerde kurulur.3

Wolf kendi üstünde de denedi. Sevdiği bir kitabı, Hesse'nin Magister Ludi'sini, yeniden açınca taşıyamadı. Bilgi almak için okumaya alışmıştı; içine çekilmek kalmamıştı. Bu bir ahlak nutku gibi durmasın. Alışkanlık, beynin kullandığı yolu değiştirir. Wolf'un önerisi de yasak değil, çift dil: ekranın hızlı tarama işini de, basılı sayfanın yavaş işini de ayrı ayrı tutmak.

Pablo Delgado ve arkadaşlarının 2018 meta-analizi 54 çalışmayı, 171 binden fazla katılımcıyı bir araya getirdi. Kâğıt, ekrana göre küçük ama tutarlı bir üstünlük gösterdi; Hedge g kabaca 0,21. Fark, süre baskısında ve bilgi metinlerinde daha belirgin. Anlatı metinlerinde çoğu zaman kayboluyor. Üstelik 2000'den beri ekranlar iyileştikçe fark kapanmadı, büyüdü. Felaket manşeti buradan çıkmaz. Küçük bir fark. Yine de ekranda büyüyen herkesin ekranda daha iyi okuduğu iddiasını taşımaz.4

Açık bir kitabın üzerinde gözlük, yanında çay fincanı ve kalem
Açık kitap, gözlük, çay. Fotoğraf: Horst J. Meuter, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.
New York Halk Kütüphanesi Rose okuma salonunda masalarda kitap okuyan insanlar
New York Halk Kütüphanesi, Rose okuma salonu. Fotoğraf: Julien Chatelain, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons.

Yavaşlık yeni bir icat değil

1887'de Nietzsche, Tan Kızıllığı'nın önsözünde filoloğu "yavaş okumanın öğretmeni" diye tarif etti. Acele etmeden, kelimenin üstünde durarak. Yavaş kitap okumak bu yüzden yeni bir sağlık paketi gibi durmaz. Edebiyatın ve felsefenin eski işidir.5

Harvard University Press'in beşeri bilimler editörü Lindsay Waters 2007'de aynı sıkışmayı başka bir yerden gördü. Çocuklara hız öğretiliyor, cümle çözülmüyor, Milton okunmuyor diye yazdı. İnsanlar yavaş yemeyi deniyor, dedi; yavaş okumayı neden denemesin? Carl Honoré'nin yavaşlık hareketi kitabı da okumayı, temponun düşürülebileceği işlerden biri saymıştı.8

2009'da John Miedema, kütüphanecilik yüksek lisansındaki bağımsız çalışmasını Slow Reading adıyla yayımladı. Slow Food'a benzetti: yerel, bilinçli, aceleye karşı. Cümlesi net duruyor. Mesele mümkün olduğunca yavaş gitmek değil; kitaba daha çok kişiyi getirmek. Harvard'dan David Mikics 2013'te Slow Reading in a Hurried Age'i yazdı. On dört kural sıraladı: dikkati dağıtanı kes, metne geri dön, cümleyi sesli dene, not al. Pedagoji. Sihir yok.6

Victor Nell 1988'de zevk için okumayı ölçmüştü. En çok sevilen sayfalar daha yavaş okunuyordu. Tempo, ilginin göstergesiydi. Kitabı "bitirme" hızın düştüğü yer, çoğu zaman kitabın tuttuğu yerdir.7

Ne zaman kaydır, ne zaman dur

Dürüst sınır burada. E-posta, haber başlığı, kullanım kılavuzu: bunları kaydırmak akıllıca. Romanın, denemenin, zor bir fikrin sayfası başka bir sözleşme. Orada skor, kitabı bitirme hızın değil; cümlenin sende ne bıraktığı. Aynı gün içinde ikisini de yaparsın. Bütün hayatı yavaşlatmak gerekmez; hangi metnin hangi tempoyu hak ettiğini seçmek yeter.

Yavaş kitap okumak ruhu onarır demek de abartılı durur. Eldeki kanıt daha mütevazı: dikkat dağılınca anlama düşer, ekran tempo öğretir, sevilen sayfa zaten yavaşlar. Rahatlama buradan gelir. Bir süre başka bir zihnin temposuna razı olmak. Telefonu başka odaya bırakmak, bir paragrafı geri dönüp bir kez daha okumak, cümlenin durduğu yerde durmak. Bunlar teknik değil; dikkati geri çağırmanın gündelik hali.

Bir kitabı yavaş okumak hayatı yavaşlatmak anlamına gelmez. Sadece o sayfada, o cümlede, acele etmemek. Skor tahtası kapalıyken kitap zaten başka türlü işler.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Wood, Evelyn. Reading Dynamics (1959). Hızlı okuma endüstrisinin klasik vaadi; Keith Rayner ve meslektaşlarının 2016 derlemesinde tarihçe olarak anılır.
  2. Rayner, K.; Schotter, E. R.; Masson, M. E. J.; Potter, M. C.; Treiman, R. (2016). «So Much to Read, So Little Time: How Do We Read, and Can Speed Reading Help?» Psychological Science in the Public Interest, 17(1), 4–34. DOI: 10.1177/1529100615623267. Sessiz okuma ~200–400 kelime/dk, ortalama ~250; hız-anlama takası; fovea ve iç ses. Ayrıca Carver, R. P. (1990). Reading Rate: A Review of Research and Theory. Academic Press.
  3. Wolf, Maryanne (2018). Reader, Come Home: The Reading Brain in a Digital World. Harper. Okuma devresinin sonradan kurulması; derin okuma için milisaniye; Hesse Magister Ludi özdeneyi.
  4. Delgado, P.; Vargas, C.; Ackerman, R.; Salmerón, L. (2018). «Don't throw away your printed books: A meta-analysis on the effects of reading media on reading comprehension.» Educational Research Review, 25, 23–38. 54 çalışma, N=171.055; Hedge g ≈ −0,21 (ekran aleyhine); süre baskısı ve bilgi metninde daha belirgin.
  5. Nietzsche, Friedrich (1887). Morgenröte (Tan Kızıllığı) önsözü: «ein Lehrer des langsamen Lesens», yavaş okumanın öğretmeni.
  6. Miedema, John (2009). Slow Reading. Litwin Books. Slow Food benzetmesi; «kitaba daha çok kişiyi getirmek». Ayrıca Mikics, David (2013). Slow Reading in a Hurried Age. Belknap / Harvard University Press.
  7. Nell, V. (1988). «The Psychology of Reading for Pleasure: Needs and Gratifications.» Reading Research Quarterly, 23(1), 6–50. En çok sevilen sayfaların daha yavaş okunması.
  8. Waters, Lindsay (2007). «Time for Reading.» The Chronicle of Higher Education, 53(23). Honoré, Carl (2004). In Praise of Slow.
Kategoriler ve Etiketler
Kitap yavaş okuma kitap dikkat derin okuma ekran okuma hızı
Bu yazıyı paylaş
Defne

Defne

İstanbul'da yaşıyor. Kitap yazıyor.