Son sayfada zeminin kayması yeni bir icat değil. Dergi öyküsünün klasik sürprizi, sinema finali, romanın son bölümündeki tanıma sahnesi: hepsi aynı hile ailesinden gelir. Okur bir hikâyeye yerleşir, yazar da o yerleşmeyi kullanarak anlamı geriye doğru çevirir.
- Binbir Gece'deki Üç Elma masalı, zincirleme ters köşesiyle en sık gösterilen erken örneklerden biri.
- Aristoteles Poetika'da tanıma ve dönüşü Sofokles'in Oidipus'uyla tarif etmişti.
- O. Henry kısa öyküde sürpriz finali standartlaştırdı; hile ondan yüzlerce yıl önce vardı.
- En eski demek ölçüte bağlı: sahne tanınması mı, cinayet masalı mı, dergi formülü mü?
Dicle kenarında bir sandık
Edebiyat tarihçilerinin cinayet-bulmaca ve ters köşe için sıkça işaret ettiği metin, Binbir Gece Masalları'ndaki Üç Elma'dır. Arapça adıyla Öldürülen Kadının Hikâyesi. Şehrazad'ın kendi anlattığı üst katman masallardan biridir; en eski hayatta kalan nüshalarda çekirdek külliyata dahildir.1
Özet, sonu ifşa etmeden şöyle kurulur. Dicle'de bulunan kilitli bir sandık Halife Harun Reşid'e satılır. İçinden parçalanmış bir kadın cesedi çıkar. Halife veziri Cafer'e üç gün süre verir: katili bul, yoksa sen ölürsün. Cafer aramaz; süre biter. İdam sahnesinde bir genç adam, sonra yaşlı bir adam, aynı suçu üstlenir. Gerçek katil genç kocadır. Gerekçe üç elma etrafında örülmüş bir yanlış anlamadır. Halife onu cezalandırmak yerine Cafer'e yeni bir görev verir: elmayı çalan köleyi bul. Çözüm yine son anda gelir ve bu kez Cafer'in kendi evinden çıkar.2
David Pinault, Story-Telling Techniques in the Arabian Nights içinde bu masalı gerilim ve ardışık açıklama tekniğinin güçlü bir örneği olarak okur. Ulrich Marzolph ise onu quintessential murder mystery diye tarif eder: ceset, süre baskısı, itiraflar, sonra bir tur daha. Modern dedektif gibi iz süren bir kahraman yoktur. Cafer çoğu zaman evde oturur. Yine de okurun bildiği dünya her düğümde yeniden dizilir. İşte ters köşe burada: son bilgi, önceki her cümleyi başka bir ışığa çeker.3
Daha eski bir makine: tanıma
Ama Üç Elma'yı edebiyattaki ilk ters köşe diye mühürlemek acele olur. Çünkü Yunan tragedyası, aynı hileyi yüzyıllar önce sahnede çalıştırmıştı. Aristoteles Poetika'da karmaşık olay örgüsünün iki motorunu adlandırır: peripeteia, yani durumun zıddına dönmesi, ve anagnorisis, yani bilgisizlikten bilgiye geçiş. En güçlüsü, ikisinin aynı anda çakışmasıdır. Örnek olarak Sofokles'in Kral Oidipus'unu gösterir.4
Oidipus'ta Korint'ten gelen haberci, kralı annesiyle ilgili kaygıdan kurtarmak için gelir. Aslında Polybos'un öz babası olmadığını söyleyerek durumu tersine çevirir. Oidipus gerçeği tanıdıkça, Thebai'yi kurtarmak için yürüttüğü soruşturma kendi aleyhine döner. Bu, son sayfada sürpriz hediye bırakmak değildir. Bütün oyun, yanlış bilginin çözülmesi üzerine kuruludur. Britannica'nın anagnorisis maddesi de bu sahneyi tanıma tekniğinin klasik örneği sayar.5
Yani sorunun cevabı iki katmanlıdır. Modern okurun ters köşe dediği şeye en yakın, belgelenmiş erken masal örneklerinden biri Üç Elma'dır. Ama hilenin teorik adı ve sahne örneği daha eskidir: Aristoteles'in tanıma ve dönüş çifti, Oidipus'un üzerine oturur.
Kısa öykü bunu nasıl paketledi?
On dokuzuncu yüzyılın sonu ve yirminci yüzyılın başında sürpriz final, gazete ve dergi öyküsünün beklenen keyfi haline geldi. O. Henry adı bu yüzden bir formüle dönüştü: Magilerin Armağanı gibi metinlerde ironi, son cümlede toplaşır. Columbia'daki bir doktora çalışması, plot twist ifadesinin yaygınlaşmasını yirminci yüzyıl başına yerleştirir; on dokuzuncu yüzyıl romanındaki ters dönüşleri de bu formülün ön tarihi sayar. Yani O. Henry icat etmedi. Okurun tanıdığı paketi standartlaştırdı.6
Alman novella geleneğinde Wendepunkt, yani dönüm noktası, tek bir kırılmanın formal adıydı. Maupassant'ın kısa öyküleri de kuyrukta sürprizle biten bir okuma alışkanlığı besledi. Hepsi aynı aile: okuru bir yola sok, sonra yolun başını yeniden göster.
Dürüst sınır
En eski iddiası ölçüte bağlıdır. Sahne tanınması istiyorsan Oidipus daha eskidir. Cesetle açılan, itiraflarla dolanan, son anda evdeki elmayla kapanan cinayet masalı istiyorsan Üç Elma en sık gösterilen adaydır. Homeros'un Odysseia'sındaki geriye dönüşler ise zamanı karıştırır; bu da başka bir anlatı hilesidir, ters köşeden farklıdır.
Üç Elma'nın bir zaafı da dürüstçe yazılmalı. Katil erken itiraf eder; klasik dedektif gibi ipucu toplayan bir kahraman yoktur. Yine de masalın gücü şuradadır: her çözüm yeni bir soru doğurur, her soru önceki sahneyi başka türlü okutturur. Okur sonu biliyorum sandığı anda bir tur daha döner.
Bugün bir gerilim romanı açtığında, son bölümde zeminin kaymasını bekliyorsan, aslında çok eski bir sözleşmeye imza atıyorsun. Aristoteles buna tanıma demişti. Binbir Gece bunu üç elmanın peşinde zincirlemişti. O. Henry ise bunu bir dergi sayfasına sığdırdı. Hile aynı: bildiğini sandığın hikâyeyi, son bilgiyle geriye doğru yeniden yazmak.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Marzolph, Ulrich; van Leeuwen, Richard (2004). The Arabian Nights Encyclopedia, ABC-Clio. «The Three Apples» çekirdek külliyat ve en eski hayatta kalan nüshalardaki yeri. ↩
- Pinault, David (1992). Story-Telling Techniques in the Arabian Nights, Brill, s. 86–97. Masalın olay örgüsü, itiraf sahneleri ve süre baskısı. ↩
- Marzolph, Ulrich (2006). The Arabian Nights Reader, Wayne State University Press, s. 239–246. «Quintessential murder mystery» okuması. ↩
- Aristoteles, Poetika 1452a. Peripeteia (dönüş) ve anagnorisis (tanıma); Oidipus örneği. Perseus / Gutenberg metinleri. ↩
- Encyclopaedia Britannica, «anagnorisis». Sofokles'in Oidipus'undaki tanıma sahnesinin klasik tanımı. ↩
- Richardson, Brian ve dönem çalışmalarının özeti: «All Along…! The Pre-History of the Plot Twist in Nineteenth-Century Fiction» (Columbia Academic Commons). «Plot twist» ifadesinin ~1916–1920 yaygınlaşması; O. Henry formülünün ön tarihi. ↩


