Antalya'nın Demre ilçesindeki Kekova Adası'nın açığında, 30 metre derinlikte bir yamaç var. Dalgıçlar 2026 kazı sezonunda bu yamaçtan kil kapları tek tek kasalara yerleştirip yüzeye çıkardı. Kaplardan birini inceleyen Avustralya Macquarie Üniversitesi'nden arkeolog Karin Sowada, içinde hâlâ koyu ve parlak bir tortu gördü. BBC'ye içine bakınca neredeyse bayılacağını söyledi.1

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 14 Ekim 2026'da bu amforaların 4.400 ile 4.700 yıl öncesine, yani Erken Tunç Çağı'na ait olduğunu açıkladı ve alanı dünyanın en eski batığı diye duyurdu. Kazı Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında, Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hakan Öniz'in bilimsel sorumluluğunda yürüyor.2 Tarih doğruysa bu gemi, Mısır'da Büyük Piramit yükselirken batmış olabilir.

Bu yazıda neler var?

Yamaca saçılmış bir yük

Batık ilk kez 2024'te, Akdeniz Üniversitesi'nin Kekova çevresindeki sualtı araştırmasında belgelendi. Ekip kumla kayanın karıştığı bir yamaçta dağınık amforalar buldu, alanın ortofotoğrafını çıkardı ve yakından incelemek için 2024'te bir, 2025'te bir amforayı yüzeye aldı. Hakan Öniz ile C. Öztosun'un Journal of Maritime Archaeology dergisindeki ön raporu bu iki yılın sonuçlarını anlatıyor.3

Asıl kazı bu yıl başladı. Ekibin BBC'ye verdiği bilgiye göre yamaçta 30'dan fazla amfora ve üç büyük taş çapa var. Gemiyi yaklaşık 10 metre uzunluğunda bir ticaret teknesi olarak tahmin ediyorlar.1 Ahşaptan geriye bir şey kalmadı.

Kekova açığında kayalık bir yamaçta, deniz canlılarıyla kaplanmış ağzı kırık bir amfora; önünde çizgili bir aslan balığı, solda amforaya bakan bir dalgıç
Yamaçtaki amforalardan biri, kazı öncesi. Kapların çoğu binlerce yıl içinde deniz canlılarıyla kaplanıp kayaya kaynamış. Fotoğraf: Akdeniz Üniversitesi / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı.
Bilim · Derin Geçmiş yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

Karbon yoksa kabın biçimine bakılıyor

Radyokarbon tarihleme, yani organik kalıntıdaki karbonun saatini okuma, ahşap, tohum ya da kemik ister. Kekova'da tarihlenecek ahşap yok. Ekip yaşı amforaların biçiminden çıkardı: iki yan kulp, gövdenin ortasında bir sırt, düz bir taban. Öniz'e göre bu biçim ve süsleme tekniği, Mısır'da ve Yakın Doğu'da yaşı 4.400-4.700 yıl olarak bilinen kaplarla örtüşüyor.1 Benzer amforalar Giza, Saqqara ve Abusir piramitlerinin çevresinde, Troya'da ve Girit'te de bulunmuştu.2

Kil analizi kapların büyük olasılıkla Ürdün Vadisi'ndeki atölyelerde yapıldığını gösterdi. Ekip bu yüzden geminin Levant kıyısındaki bir limandan çıkıp batıya, Troya'ya ya da Girit'e gittiğini düşünüyor.2 Ön rapor çapaları da aynı coğrafyaya bağlıyor. Üç delikli iki taş çapa Minos, Kıbrıs, Anadolu ve Levant buluntularına benziyor; tek delikli çapanın benzerleri Anadolu ve Levant kıyılarında.3

Doğu Akdeniz haritası: Ürdün Vadisi'nden Kekova'ya uzanan kesikli rota, Kekova'dan Troya ve Girit'e iki noktalı olası varış; yanda Kekova, Dokos, Uluburun ve Gelidonya batıklarının tarihlerini gösteren çubuk grafik
Kil Ürdün Vadisi'ni, kap biçimi piramitler çağını gösteriyor. Grafikteki tarihlerin hepsi gövdeden değil, yük kaplarının biçiminden çıkarıldı. Grafik: kafa1milyon; kaynaklar dipnot 2, 3, 5, 6 ve 7, harita verisi Natural Earth.

Dokuz işaretli yayık

Çıkan kaplardan biri ötekilere benzemiyor. Üzerinde dokuz farklı işaret, gövdesinde iki delik var. Bakanlık bu kabın peynir ya da tereyağı yapmak için kullanılan bir yayık olabileceğini söylüyor; yorum doğruysa denizciler uzun seferlerde gemide keçi taşıyıp süt sağmış olabilir.2 Ön rapor da yüzeye alınan iki amforanın teknik özellikleri, kili ve kullanım amacı bakımından birbirinden ayrıldığını, birinin türünün alanda başka örneği olmadığını yazıyor.3 Yayık yorumu henüz bir içerik analiziyle desteklenmedi.

Öteki kaplardaki tortu laboratuvarda. Sowada içeriğin zeytinyağı, şarap ya da ağaç reçinesi olabileceğini söylüyor ama kapların yeniden kullanıldığını da hatırlatıyor. Bu büyük kaplar varış limanında boşaltılır, yıllarca başka işlerde kullanılırdı. Tortu son yolculuğun yükünden gelmemiş olabilir.1

Rakamlarla
30 metre
Amforaların dağıldığı yamacın derinliği.BBC News, 14 Ekim 2026
30'dan fazla
Yamaçta sayılan amfora; çevrede üç taş çapa da var.BBC News, 14 Ekim 2026
4.400-4.700 yıl
Amforaların biçimine göre önerilen yaş, yani MÖ 2700-2400.Kültür ve Turizm Bakanlığı, 14 Ekim 2026
MÖ 2200
Bugüne dek en eski kabul edilen Dokos batığının yaklaşık tarihi.Yunan Deniz Arkeolojisi Enstitüsü (HIMA)

Batıklarla dolu bir kıyı

Kekova'nın bulunduğu kıyı, sualtı arkeolojisinin doğduğu yerlerden biri. 1959'da Bodrumlu sünger avcısı Kemal Aras, Amerikalı gazeteci Peter Throckmorton'a Kumluca açığındaki Gelidonya Burnu'nda gördüğü bronz parçaları gösterdi. George Bass'ın ekibi 1960'ta oradaki yaklaşık MÖ 1200 tarihli batığı deniz dibinde baştan sona kazdı; bir batığın arkeologlarca bütünüyle sualtında kazıldığı ilk iş buydu.6 1982'de Kaşlı sünger avcısı Mehmet Çakır, Uluburun açığında "kulplu metal bisküviler" gördüğünü anlattı. Ortaya çıkan MÖ 14. yüzyıl gemisi, George Bass ve Cemal Pulak'ın yönettiği kazılarda yaklaşık 10 ton bakır ve 1 ton kalay külçesi verdi.7

Kekova tarihi doğrulanırsa, bu kıyıdaki Tunç Çağı deniz ticaretinin doğrudan kanıtı bin yıldan fazla geriye gider.

Bir dalgıç, kırmızı bir kaldırma balonuna bağlı, üzerinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yazan beyaz plastik kasayı yamaç boyunca yönlendiriyor; kasanın içinde deniz canlılarıyla kaplı bir amfora
Amforalar kaldırma balonuna bağlı kasalarla yüzeye taşındı. Çıkarılan kapların konservasyonu sürüyor. Fotoğraf: Akdeniz Üniversitesi / T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı.

Neyi henüz bilmiyoruz?

Unvan tartışmalı. Stanford Üniversitesi'nden sualtı arkeoloğu Justin Leidwanger New York Times'a bunun en eski batık olabileceğini, ama arkeolojide ispat yükünün yüksek olduğunu söyledi. Sualtı arkeoloğu Sean Kingsley, kapların batan bir gemiyle değil, yük hafifletmek için denize atılarak ya da güverteden düşerek oraya gelmiş olabileceğini belirtti. Bazı uzmanlar da benzer biçimli amforaların çok daha geç batıklarda görüldüğünü hatırlattı.4 Ön rapor çapaların batığa ait olup olmadığının henüz bilinmediğini kendisi yazıyor.3 Sayılar da oturmuş değil. Ekip 30'dan fazla amfora söylerken New York Times bulunan kap sayısını bir düzineyi aşkın diye veriyor.4

Kıyaslanan rekor da sağlam bir ölçü sayılmaz. Dokos batığını 1975'te yine Peter Throckmorton buldu, Yunan Deniz Arkeolojisi Enstitüsü 1989-1992 arasında kazdı. Oranın tarihi de gövdeye değil, Erken Hellas dönemi çanak çömleğine dayanıyor; enstitü yaklaşık MÖ 2200 diyor.5 Yani iki batık sıralanırken iki ayrı çanak çömlek kronolojisi karşılaştırılıyor.

Kekova'nın tarihini kesinleştirecek kanıt tortudan alınacak organik bir örnek ya da yamacın derininde gövdeden kalmış tek bir ahşap parça olabilir. İkisi de henüz yok. Ön rapor, kumlu ve kayalık dipte daha derin noktalarda başka kalıntıların çıkabileceğini yazıyor; o güne kadar Kekova'nın yaşı, Öniz ile Öztosun'un 2026 ön raporundaki kap karşılaştırmasına dayanıyor.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Francis, A., Morelle, R. ve Church, K. (14 Ekim 2026). "World's oldest shipwreck found off Kekova Island in Turkey". BBC News. Hakan Öniz ve Karin Sowada'nın açıklamaları. bbc.com ↩
  2. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı açıklaması ve Bakan Mehmet Nuri Ersoy'un paylaşımı, 14 Ekim 2026. Aktaran: Demirören Haber Ajansı / CNN Türk, "Bakan Ersoy: Dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz", 14 Ekim 2026. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi haber bülteni, 15 Ekim 2026. akdeniz.edu.tr ↩
  3. Öniz, H. ve Öztosun, C. (2026). Preliminary Report on the Early Bronze Age Shipwreck in the Kekova Region of Antalya. Journal of Maritime Archaeology, 21(3). doi:10.1007/s11457-026-09532-3 ↩
  4. Yuhas, A. (16 Ekim 2026). "The World's Oldest Shipwreck? Maybe, but 'We're All Excited by Maybe.'" The New York Times. Justin Leidwanger ve Sean Kingsley'nin değerlendirmeleri. nytimes.com ↩
  5. Hellenic Institute of Marine Archaeology (HIMA). Dokos Erken Hellas batığı kazısı, 1989-1992. Enalia Annual 2 (1990, yayın 1992). Atina: HIMA. ↩
  6. Bass, G. F. (1967). Cape Gelidonya: A Bronze Age Shipwreck. Transactions of the American Philosophical Society, 57(8). Philadelphia. ↩
  7. Pulak, C. (1998). The Uluburun shipwreck: an overview. International Journal of Nautical Archaeology, 27(3), 188-224. doi:10.1111/j.1095-9270.1998.tb00803.x ↩
  8. Görseller: Kapak, yamaçta numara etiketiyle işaretlenmiş amfora ve kazı dalgıcı (kırpıldı, hafif karartıldı); kazı öncesi amfora ve kaldırma kasası. Fotoğraflar Akdeniz Üniversitesi haber bülteni ekleri, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı kazısı. Harita ve kronoloji grafiği kafa1milyon; harita verisi Natural Earth (kamu malı), tarihler dipnot 2, 3, 5, 6 ve 7. ↩

Bu yazı arkeoloji haberidir. Batığın tarihi kazı ekibinin amfora karşılaştırmasına dayanıyor; tortu analizinin sonuçları henüz yayımlanmadı.

Kategoriler ve Etiketler
Derin Geçmiş kekova batık sualtı arkeolojisi tunç çağı antalya amfora
Bu yazıyı paylaş
Elvan

Elvan

Derin Geçmiş'in sesi. Kazı raporlarını, makale dipnotlarını ve müze envanterlerini okuyup hikâyeye çeviriyor. Bir buluntuyu anlatırken kimin kazdığını da söylemeyi ilke sayar.