Bilim · Astrobiyoloji yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

28 Eylül 1969'da öğleye doğru Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Murchison kasabasının üstünde bir ateş topu parçalandı. Tarlalara ve çatılara düşen kara taşları toplayanlar, taşlardan gazyağını andıran keskin bir koku geldiğini anlattı.1 Kokunun kaynağı taşın içindeki karbonlu bileşiklerdi ve Murchison, o günden beri dünyanın en çok incelenen göktaşlarından biri.

Yarım yüzyıl sonra Japonya'daki Tohoku Üniversitesi'nden Yoshihiro Furukawa'nın ekibi bu taşın tozunda riboz buldu.2 Riboz, RNA molekülünün omurgasını kuran şeker.

Bu yazıda neler var?

Şeker taşın mı, toprağın mı?

Göktaşında şeker aramanın eski bir derdi var. Taş yere indiği anda bakterilerle, bitki kalıntılarıyla ve onu toplayan ellerle karşılaşıyor. 1960'larda da göktaşlarında glikoz ve arabinoz bildirilmişti, ama bu şekerlerin sonradan bulaşmadığını kimse gösterememişti.2

Furukawa'nın ekibi karbon atomlarına baktı. Karbonun karbon-13 denen ağır bir türü var. Dünya'daki bitkilerin ve canlıların ürettiği şekerler bu ağır karbondan görece az taşır, göktaşlarındaki organik madde ise belirgin biçimde fazla. Ağır karbon oranını gösteren ölçü Murchison ribozunda artı 38 çıktı. Taşın 1969'da düştüğü yerden 1999'da alınan toprak örneğindeki ribozda aynı ölçü eksi 46'ydı; yosundan ağaca canlıların yaptığı şekerlerin hepsi eksi tarafta kalıyor.2 Miktar ise çok küçüktü: gramda milyarda 25 parça. Bir ton Murchison taşından ancak 25 miligram riboz çıkar.

Bennu: yere hiç değmemiş toz

Bulaşma tartışmasını kapatmanın yolu, örneği uzaydan kapalı bir kapta getirmekti. NASA'nın OSIRIS-REx aracı Bennu asteroidinden topladığı 121,6 gram toz ve çakılı 24 Eylül 2023'te Utah çölüne indirdi.3 Örnek Houston'da azot dolu kapalı kabinlerde açıldı ve dünyanın dört bir yanındaki ekiplere küçük paylar halinde dağıtıldı.

Gri, kayalarla kaplı, elmas biçimli asteroit Bennu'nun siyah uzay zemininde OSIRIS-REx görüntülerinden oluşturulmuş mozaiği
Yaklaşık yarım kilometre genişliğindeki Bennu, OSIRIS-REx'in iki yıl boyunca çektiği görüntülerden oluşturulan mozaikte. Riboz ve glikoz bu yüzeyden toplanan tozun 603 miligramlık bir payında bulundu. Görsel: NASA/Goddard/University of Arizona, kamu malı.

Furukawa'nın ekibine düşen pay 603,4 miligramdı. Aralık 2025'te Nature Geoscience'ta yayımlanan sonuca göre bu tozda riboz, glikoz ve dört şeker daha vardı.4 Glikoz bir uzay örneğinde ilk kez görülüyordu ve şekerlerin en bolu oydu. DNA'nın şekeri deoksiriboz ise hiç çıkmadı. RNA ve DNA'nın beş harfi olan nükleobazlar ile fosfat Bennu örneklerinde daha önce bulunmuştu. Ribozla birlikte RNA'yı kuracak bütün parçalar aynı asteroitte görülmüş oldu.5

Ekip şekerlerin nerede oluştuğuna dair de bir açıklama öneriyor. Bennu, çok daha büyük ve eski bir asteroidin parçalanmasından kalan bir moloz yığını. O ana gövdenin içinde uzun süre tuzlu su dolaşmış; Bennu tozunda bu suyun buharlaşırken bıraktığı tuz katmanları da bulundu.6 Formaldehit içeren, hafif bazik bir suda küçük moleküller birbirine eklenip önce küçük, sonra büyük şekerlere dönüşebiliyor. Kimyacılar buna formoz tepkimesi diyor. Bennu'daki şekerlerin birbirine oranı, laboratuvarda bu tepkimeden çıkan karışıma benziyor.4

Sütun grafik: bir gram örnekteki riboz miktarı; Murchison göktaşında milyarda 25, Bennu örneğinde milyarda 14,6, Sahra'da bulunan NWA 801 göktaşında milyarda 4,5
Üç uzay taşında riboz. En yüksek değer bile bir ton taşta 25 miligrama denk geliyor. Bennu değeri makalede gram başına 0,097 nanomol olarak verildi, karşılaştırma için milyarda bire çevrildi. Grafik: kafa1milyon.com; veri Furukawa vd., PNAS 2019 ve Nature Geoscience 2025.

1864'ten kalan taş: şeker az mı, kayıp mı?

Ocak 2026'da Nice'teki Côte d'Azur Üniversitesi'nden Cornelia Meinert'in ekibi başka bir eski göktaşına baktı. Orgueil, 14 Mayıs 1864'te Fransa'nın güneyine düşmüştü. Ekip bu taşın yalnızca 178 miligramlık bir parçasında riboz dahil beş şeker buldu.7

Kökeni ayırt etmek için bu kez molekülün el yönüne baktılar. Şeker molekülleri, sağ ve sol el gibi birbirinin ayna görüntüsü olan iki biçimde bulunur. Dünya'daki canlılar RNA'da yalnızca birini, D-ribozu kullanır; bulaşma olsaydı o biçimin ağır basması beklenirdi. Orgueil'deki riboz, likzoz ve ribulozda iki biçim neredeyse eşit çıktı.7

Ekip miktarı bilinen şekeri göktaşı tozuna katıp aynı yöntemle geri toplamayı da denedi. Ribozun ancak yüzde 5 kadarı geri geldi, çünkü taştaki kil mineralleri şekerin çoğunu tutuyordu. Yazarlara göre göktaşlarında şekerin az görünmesinin başlıca nedeni bu kayıp ve gerçek miktar ölçülenden çok daha yüksek.7

Kaynar suda 73 dakika

Uzaydan inen şekerin önünde bir engel daha var: riboz dayanıksız. Stanley Miller ve ekibi 1995'te nötr suda ribozun yarısının 100 derecede 73 dakikada bozulduğunu ölçtü. Sıfır derecede bile yarı ömrü 44 yıl.8 Isınan riboz, şekerin ocakta karamelleşmesine benzer biçimde kahverengi bir çamura dönüşüyor.

Bor burada işe yarıyor. Bor, oksijen ve hidrojenle borat denen bir yapı kurar; borat ribozla bağ yapıp onu bozulmaya karşı korur. 2004'te Science'ta yayımlanan deneyde borat minerallerinin ribozu bu şekilde dayanıklı kıldığı gösterildi.9

Bu deneylerin çoğunda saf, kolay çözünen bor tuzu kullanılıyordu. Doğada bor içeren mineraller, özellikle kalsiyumlu olanlar, suda zor çözünür ve kristal olarak çöker. Hindistan'ın Ladakh bölgesindeki Puga sıcak su kaynaklarının çevresi beyaz borat kabuklarıyla kaplı, ama oradaki suda bile laboratuvar deneylerinde kullanılan borun ancak yüzde birkaçı çözünmüş halde.1 Sydney'deki New South Wales Üniversitesi'nden Luke Steller ve Albert Fahrenbach'ın ekibi Puga'dan topladıkları kabuklarla ve başka gerçek minerallerle çalıştı. Eylül 2026'da Scientific Reports'ta yayımlanan sonuçlara göre suya riboz eklemek, kalsiyumlu boratlar dahil birçok mineralin çözünürlüğünü belirgin biçimde artırdı. Ortamda kalsiyum varken de riboz-borat birleşimi boratın çökmesini engelledi.10 Borat ribozu koruyor, riboz da boratı suda tutuyor.

Ladakh'taki Puga vadisinde, kahverengi dağların önünde, açık renkli mineral kabuklarla kaplı düzlükte donmuş bir sıcak su kaynağının çevresinde biriken buz kütlesi
Puga vadisinde kışın donan bir sıcak su kaynağı. Bu kaynakların suyu bor bakımından zengin ve çevrelerinde borat kabukları birikiyor; Steller'in ekibi deneylerinde bu kabukları kullandı. Fotoğraf: Herman Darnel Ibrahim, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0.

Elde ne var, ne yok

Bu çalışmaların hiçbiri hayatın uzaydan gelen şekerle başladığını göstermiyor. Göktaşlarındaki miktarlar milyarda bir düzeyinde ve erken Dünya'ya bu yolla ne kadar riboz indiği hesaplanmış değil. Riboz Dünya'daki göllerde ve sıcak kaynaklarda da aynı formoz tepkimesiyle oluşabiliyordu, iki kaynağın payını ayıran bir ölçüm yok. Göktaşlarında ribozun iki el biçimi neredeyse eşit, canlılarda ise tek biçim var; bu tercihin nereden geldiği hâlâ açıklanamıyor. RNA'nın ilk genetik molekül olduğu fikri güçlü bir varsayım, kanıtlanmış değil. Steller'in deneyi de laboratuvar şişesinde yapıldı ve aynı döngünün eski bir gölde işlediğini gösteren jeolojik bir iz henüz bulunmadı.

Üç göktaşı ve bir asteroit örneği, ribozun canlılık olmadan da oluşabildiğini gösteriyor. Bennu'dan gelen 121,6 gramın en az yüzde 70'i, ileride geliştirilecek yöntemlerle yeniden ölçülsün diye Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde saklanıyor.3

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. L. H. Steller, A. C. Fahrenbach, "Sugar found in meteorites may have helped secure its own survival on early Earth", The Conversation / Phys.org, Eylül 2026. phys.org ↩
  2. Y. Furukawa vd., "Extraterrestrial ribose and other sugars in primitive meteorites", PNAS 116 (49), 24440-24445, 18 Kasım 2019. DOI: 10.1073/pnas.1907169116 ↩
  3. NASA, "NASA Announces OSIRIS-REx Bulk Sample Mass", 15 Şubat 2024. science.nasa.gov ↩
  4. Y. Furukawa vd., "Bio-essential sugars in samples from asteroid Bennu", Nature Geoscience, 2 Aralık 2025. DOI: 10.1038/s41561-025-01838-6 ↩
  5. NASA, "Sugars, 'Gum,' Stardust Found in NASA's Asteroid Bennu Samples", 2 Aralık 2025. nasa.gov ↩
  6. T. J. McCoy vd., "An evaporite sequence from ancient brine recorded in Bennu samples", Nature 637, 1072-1077, 2025. DOI: 10.1038/s41586-024-08495-6 ↩
  7. V. Leyva, M. Robert, R. Pepino, J. Bocková, C. Meinert vd., "Abiotic sugar enantiomers in the CI carbonaceous chondrite Orgueil", Nature Communications, 27 Ocak 2026. DOI: 10.1038/s41467-026-68709-5 ↩
  8. R. Larralde, M. P. Robertson, S. L. Miller, "Rates of decomposition of ribose and other sugars: implications for chemical evolution", PNAS 92 (18), 8158-8160, 1995. DOI: 10.1073/pnas.92.18.8158 ↩
  9. A. Ricardo, M. A. Carrigan, A. N. Olcott, S. A. Benner, "Borate Minerals Stabilize Ribose", Science 303, 196, 2004. DOI: 10.1126/science.1092464 ↩
  10. L. H. Steller, D. C. Chauhan, M. J. Van Kranendonk, A. C. Fahrenbach, "The influence of ribose on borate mineral solubility", Scientific Reports, Eylül 2026. DOI: 10.1038/s41598-026-70700-5 ↩

Kapak: Paris'teki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nde sergilenen bir Murchison göktaşı parçası. Fotoğraf: Marie-Lan Taÿ Pamart, Wikimedia Commons, CC BY 4.0.

Kategoriler ve Etiketler
Bilim riboz göktaşı bennu yaşamın kökeni astrobiyoloji
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.