Beth Crandall ile Karen Getchell-Reiter 1993'te, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan deneyimli hemşirelerle yaptıkları görüşmeleri Advances in Nursing Science dergisinde yayımladı. Bu hemşireler, bazı bebeklerde hayatı tehdit eden bir kan enfeksiyonunun, yani sepsisin başladığını kan testleri pozitif çıkmadan önce fark edebiliyordu. Nasıl anladıkları sorulduğunda ilk başta anlatamadılar.12
Araştırmacılar genel soru sormak yerine her hemşirenin hatırladığı belirli vakaları adım adım açtı. Görüşmelerden çıkan ipuçları bir erken sepsis rehberine dönüştü. Bu ipuçlarının bir kısmı o günkü tıp yazınında yer almıyordu ve rehberi inceleyen değerlendiricilerin hepsi onu yararlı buldu.1
- Bir satranç ustası 5 saniye baktığı tahtayı acemiden çok daha iyi hatırlıyor; taşlar rastgele dizilince bu üstünlüğe ne oluyor?
- Deneyimli itfaiye komutanlarının verdiği 156 kararın kaçında iki seçenek yan yana tartıldı?
- Bir yabancının yüzüne saniyenin onda biri kadar bakmak, ona güvenip güvenmeyeceğine karar vermeye yetiyor mu?
- Bir filozofa göre birinden tedirgin olmak, gözle görülen bir şey kadar gerekçe sayılabilir mi?
Bellekteki kalıplar
Nobel ödüllü iktisatçı ve bilişsel bilimci Herbert Simon 1992'de sezgiyi kısa bir zincirle tanımladı. Durum bir ipucu verir, ipucu uzmanı bellekte saklı bilgiye götürür, o bilgi de cevabı verir. Simon'ın kendi ifadesiyle sezgi "tanımadan ne fazlası ne eksiği"dir. Daniel Kahneman ile Gary Klein 2009'daki ortak makalelerinde bu tanımı ikisinin de benimsediğini yazdı ve bir örnek ekledi: küçük bir çocuk bir hayvanın kedi olmadığını, köpek olduğunu hemen anlar ama hangi ipucuna baktığını söyleyemez.2
Tanımanın en temiz ölçümlerinden biri satranç tahtasında yapıldı. Carnegie Mellon Üniversitesi'nden William Chase ve Simon 1973'te bir ustaya, iyi bir kulüp oyuncusuna ve bir acemiye gerçek oyunlardan alınmış konumları 5 saniye gösterdi, sonra tahtayı ezberden kurmalarını istedi. Dokuz yeni konumda acemi taşların yüzde 33'ünü, kulüp oyuncusu yüzde 49'unu, usta yüzde 81'ini doğru yere koydu.3
Araştırmacılar sonra aynı taşları tahtaya rastgele dağıttı ve ustanın üstünlüğü kayboldu. Üç oyuncunun ilk denemedeki sonucu, aceminin gerçek konumlardaki sonucunun bile altına indi. Chase ve Simon buradan ustanın tahtayı tek tek taşlar hâlinde değil, rok yapılmış bir şah ya da birbirini koruyan piyonlar gibi tanıdık öbekler hâlinde gördüğü sonucuna vardı. Öbekler bozulunca ustanın belleği de sıradan bir belleğe döndü.3
Seçenek tartmayan komutanlar
Klein'ın ekibi 1985'te aynı soruyu yangın yerine taşıdı. ABD'nin Ortabatı bölgesindeki 7 itfaiye teşkilatından 26 komutanla görüştüler. Komutanların ortalama deneyimi 23 yıldı. Her biri, uzmanlık isteyen sıra dışı bir olayı anlattı ve araştırmacılar bu olaylardaki 156 karar anını tek tek sorguladı.4
Karar kuramı, seçenekleri yan yana koyup tartan bir komutan bekliyordu. 156 karar anının 127'sinde ise komutan durumu tanıdık bir yangın tipine benzetti ve o tipin gerektirdiği hamleyi başka bir seçenek düşünmeden yaptı. İki ya da daha fazla seçeneğin karşılaştırıldığı karar anlarının payı yüzde 12'nin altında kaldı. Komutanların çoğu, araştırmacılar sorana kadar bir karar verdiğini bile düşünmüyordu.4
- %81
- 5 saniyelik bakıştan sonra usta oyuncunun doğru yere koyduğu taş oranı; acemide bu oran yüzde 33.Chase ve Simon, Cognitive Psychology, 1973
- 127 / 156
- İtfaiye komutanlarının, başka seçenek düşünmeden tanıdık bir kalıba göre verdiği karar sayısı.Klein ve ark., 1986
- 0,73
- Bir yüze 100 milisaniye bakarak verilen güvenilirlik puanı ile süre sınırı olmadan verilen puan arasındaki korelasyon.Willis ve Todorov, Psychological Science, 2006
- 0,14
- Yüzden yapılan güvenilirlik tahmini ile kişinin gerçek davranışı arasındaki ortalama korelasyon.Foo ve ark., PSPB, 2022
Bir yabancının yüzü
Gündelik hayatta sezgi dendiğinde çoğu zaman bir insan hakkındaki ilk his kastediliyor. Princeton Üniversitesi'nden Janine Willis ile Alexander Todorov 2006'da beş ayrı deney yaptı. Katılımcılara tanımadıkları kişilerin yüz fotoğraflarını 100, 500 ya da 1.000 milisaniye gösterdiler ve her deneyde tek bir özelliği sordular: güvenilirlik, yetkinlik, sevimlilik, saldırganlık ya da çekicilik. 100 milisaniyelik bakışla verilen güvenilirlik puanları ile hiçbir süre sınırı olmadan verilen puanlar arasındaki korelasyon 0,73 çıktı. Göz açıp kapayıncaya kadar oluşan izlenim, uzun uzun bakınca oluşanla büyük ölçüde aynıydı.5
Süre uzadıkça yargılar pek değişmedi. Değişen, katılımcıların kendi kararlarına duyduğu güvendi.5
Bu izlenimlerin ne kadar isabetli olduğunu Yong Zhi Foo ve Clare Sutherland'ın da aralarında bulunduğu bir ekip ölçtü. Ekip yüzden güvenilirlik tahmini üzerine yapılmış çalışmaları iki meta-analizde birleştirdi ve sonuçları 2022'de Personality and Social Psychology Bulletin'de yayımladı. Algılanan güvenilirlik ile kişinin gerçek davranışı arasındaki ilişki yüz düzeyinde 0,14, tahmin eden kişi düzeyinde 0,27 çıktı. Saldırganlık ve cinsel sadakatsizlikte isabet biraz daha yüksekti, dürüstlük ve borcunu ödeme gibi alanlarda daha düşüktü. Yazarlar bu kadar küçük bir isabetin pratikte işe yaramasının pek olası olmadığını yazdı ve taranan çalışmaların büyük kısmının Batı ülkelerinde yapıldığını ayrıca not etti.6
Görünüş ne zaman gerekçe olur
Felsefede bu tür hislere ciddi bir yer açan bir görüş var. Colorado Üniversitesi'nden filozof Michael Huemer'in savunduğu görüngüsel muhafazakârlığa göre bir şey sana öyle görünüyorsa ve aksini gösteren bir neden yoksa, ona inanmak için en azından bir miktar gerekçen vardır. Huemer bu ilkeyi gözle görmeye, belleğe ve sezgiye aynı ölçüde uygular. Kendi örneğinde kanepede beyaz bir kedi olduğuna inanmaya yatkındır, çünkü kanepeye baktığında ona öyle görünmektedir.7 İlke bir yabancıdan tedirgin olmaya uygulandığında, bu his tek başına oradan uzaklaşmak için bir gerekçe olur.
İlkenin işleyişi "aksini gösteren bir neden" şartına bağlı ve yüz araştırmaları tam da böyle bir neden sunuyor. Kahneman ile Klein de sezgiye ne zaman güvenileceğini benzer bir ölçüte bağladı. Ortam düzenli ipuçları vermeli, kişi de bu ipuçlarını uzun pratikle ve hızlı, açık geri bildirimle öğrenebilmeli. İkiliye göre hekimlik ve itfaiyecilik bu şartı büyük ölçüde karşılıyor. Tek tek hisselerin gelecekteki değerini ya da uzun vadeli siyasi gelişmeleri tahmin etmek ise karşılamıyor. Aynı makalede kişinin kendinden emin olmasının, sezgisinin doğru olduğunu göstermediği de yazıyor.2
Yenidoğan hemşireleri bu şartları karşılıyordu: aynı ünitede, aynı tür bebeklere bakıyor ve sezgilerinin doğru çıkıp çıkmadığını kan testi sonucundan öğreniyorlardı. Crandall ile Gamblian bulguları başka bir hastanenin hemşireleriyle de doğruladı ve 1991'de yeni yoğun bakım hemşireleri için bir erken sepsis eğitim kılavuzu hazırladı.2
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Crandall, B. ve Getchell-Reiter, K. (1993). "Critical decision method: A technique for eliciting concrete assessment indicators from the intuition of NICU nurses". Advances in Nursing Science 16(1), 42-51. doi:10.1097/00012272-199309000-00006 ↩
- Kahneman, D. ve Klein, G. (2009). "Conditions for intuitive expertise: A failure to disagree". American Psychologist 64(6), 515-526. Simon (1992) tanımı ve Crandall ile Gamblian (1991) çalışması bu makalenin aktarımıyla. doi:10.1037/a0016755 ↩
- Chase, W. G. ve Simon, H. A. (1973). "Perception in chess". Cognitive Psychology 4(1), 55-81. doi:10.1016/0010-0285(73)90004-2 ↩
- Klein, G. A., Calderwood, R. ve Clinton-Cirocco, A. (1986). "Rapid decision making on the fire ground". Proceedings of the Human Factors Society 30th Annual Meeting, 576-580. Genişletilmiş sürüm: Journal of Cognitive Engineering and Decision Making 4(3), 186-209 (2010). doi:10.1518/155534310X12844000801203 ↩
- Willis, J. ve Todorov, A. (2006). "First impressions: Making up your mind after a 100-ms exposure to a face". Psychological Science 17(7), 592-598. doi:10.1111/j.1467-9280.2006.01750.x ↩
- Foo, Y. Z., Sutherland, C. A. M., Burton, N. S., Nakagawa, S. ve Rhodes, G. (2022). "Accuracy in facial trustworthiness impressions: Kernel of truth or modern physiognomy? A meta-analysis". Personality and Social Psychology Bulletin 48(11), 1580-1596. doi:10.1177/01461672211048110 ↩
- Huemer, M. (2007). "Compassionate phenomenal conservatism". Philosophy and Phenomenological Research 74(1), 30-55. doi:10.1111/j.1933-1592.2007.00002.x ↩
Kapak: İstanbul'da İstiklal Caddesi, 7 Mayıs 2010. Fotoğraf: Zumrasha, kamu malı, Wikimedia Commons.


