1980 baharında Amerika'nın kuzeybatısında herkes aynı dağı konuşuyordu. Yüz yılı aşkın süredir uyuyan St. Helens Yanardağı mart ayında sarsılmaya başlamış, zirvesinin kuzey yüzü gözle görülür biçimde şişiyordu. Jeologlar ölçüm cihazlarıyla, meraklılar dürbünlerle bölgeye akın etti. Portland'lı serbest fotoğrafçı Robert Landsburg da onlardan biriydi: 48 yaşında, Kore Savaşı'nda donanmada görev yapmış, işine tutkuyla bağlı bir adam. Nisan ve mayıs boyunca dağa bir düzine sefer yaptı, en iyi açıları adım adım keşfetti. Ömrünün fırsatı olarak gördüğü şeyin peşindeydi ve bir bakıma haklı çıkacaktı; sadece hayal ettiği gibi değil.1
- Dağın patlaması beklenen yerden değil, kimsenin hesaplamadığı bir yönden geldi; bu detay 57 kişinin kaderini belirledi.
- Landsburg'un hayatının son dakikalarında yaptığı şey, panik değil bir dizi soğukkanlı ve bilinçli işlemdi.
- 17 gün sonra kül tabakasının altında bulunanlar ve o filmden çıkan karelerin akıbeti.
- Aynı sabah telsizde son kez duyulan genç bir jeoloğun beş kelimelik mesajı da bu hikayenin parçası.
Yanlış yönden gelen felaket
18 Mayıs sabahı Landsburg, zirvenin birkaç kilometre batısında, arabasının yanında çalışıyordu. Saat 08.32'de dağın altında 5,1 büyüklüğünde bir deprem oldu ve şişen kuzey yamaç bir bütün halinde koptu: kayıtlara geçmiş en büyük heyelan. Basıncı tutan kapak kalkınca patlama yukarı değil, yana doğru boşaldı. Kimsenin modellemediği bu yanal patlama, saatte yüzlerce kilometre hızla ilerleyen kızgın gaz ve kül bulutunu dağın çevresine yaydı; güvenli sanılan mesafeler dakikalar içinde ölüm bölgesine dönüştü. O sabah dağın çevresinde 57 kişi hayatını kaybetti.2
Zirvenin dokuz kilometre kuzeyindeki gözlem noktasında nöbet tutan 30 yaşındaki jeolog David Johnston, patlamayı ilk raporlayan kişi oldu. Telsizden son duyulan cümlesi beş kelimeydi: "Vancouver! Vancouver! Bu o!" Johnston'ın cesedi hiç bulunamadı; bugün dağa bakan bilim merkezi onun adını taşıyor.2
Son dört kare
Landsburg vizörden baktığında, ufku boydan boya kaplayan kül duvarının üzerine geldiğini gördü. Mesafeyi ve hızı kafasında tartmış olmalı; arabayla kaçmanın imkansız olduğunu anladı. Bundan sonra yaptıkları, olay yerini inceleyenlerin adım adım kurabildiği kadarıyla şöyle: üzerine gelen bulutun karelerini çekmeye devam etti. Sonra filmi makinenin içine geri sardı, makineyi çantasına yerleştirdi, çantayı sırt çantasının içine koydu ve kızgın kül yağmuru başladığında bedenini çantanın üzerine siper etti.1
Kaçamayacağını anlayan bir adamın son işlemi, deklanşöre basmak; sondan bir önceki işlemi, filmi geleceğe sarmaktı.
On yedi gün sonra, 4 Haziran'da arama ekipleri onu küle gömülü arabasının yakınında, tam o pozisyonda buldu: bedeni çantanın üzerinde, film çantanın içinde, sağlam. Isı makineyi eğip bükmüş, küller kutunun içine sızmıştı; ama film banyodan çıktı. Kareler, National Geographic'in Ocak 1981 sayısında yayımlandı.3
O karelerin bilime söylediği
Landsburg'un fotoğrafları güzel değil; bulanık, savrulmuş, kül lekeli kareler bunlar. Değerleri başka yerde: yanal patlama bulutunun içine bu kadar yakından bakan ve zamana damgalanmış başka görüntü neredeyse yok. Jeologlar bu kareleri, aynı anı başka açılardan yakalayan amatör fotoğraflarla birleştirerek bulutun hızını, yapısını ve ilerleyişini hesapladı. St. Helens, volkan biliminin dönüm noktasıydı: yanal patlamaların gücü ilk kez bu ölçekte belgelendi, tehlike haritaları ve tahliye planları dünya çapında yeniden yazıldı. O sabah dağın çevresindekilerin bıraktığı kayıtlar, sonraki patlamalarda başka insanların hayatını kurtaran bilgiye dönüştü.2
Deklanşöre basılmış bir vasiyet
Landsburg'un hikayesinde insanı asıl yakalayan şey, o son dakikalardaki sıra. Panik yok, koşuşturma yok; bir işin bitirilişi var. Fotoğrafçılık dilinde çekilen her kare bir "poz"dur ve o sabah son pozları çeken adam, karelerin kendisinden uzun yaşayacağını biliyordu. Bugün herkesin cebinde kamera var; günde milyarlarca fotoğraf çekiliyor ve neredeyse hiçbiri kimse için hiçbir şey ifade etmiyor. Landsburg'un dört karesi ise çekildikleri günden beri çalışıyor: bilime veri, tarihe tanıklık, sonrakilere ders. Bir fotoğrafın değerini neyin belirlediği sorusuna verilmiş bundan net bir cevap yok: kadraj değil, karşılığında ne verdiğin.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- "Robert Landsburg", Wikipedia (İngilizce); olay yeri tespitleri ve son işlemlerin kurgusu. Ayrıca HistoricFlix, "Robert Landsburg and the Mount St. Helens Eruption". ↩
- USGS (ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu), "1980 Cataclysmic Eruption of Mount St. Helens" bilgi sayfaları: yanal patlama, heyelan, 57 can kaybı ve David Johnston'ın son telsiz mesajı. ↩
- National Geographic, Ocak 1981 sayısı, St. Helens özel bölümü: Landsburg'un son karelerinin yayımlanması. ↩


