1930 sonbaharı, Indianapolis. Sekiz katlı bir binanın üçüncü katında telefon memurusun. Sabah işe geldin, öğlene kadar şehirlerarası görüşmeleri bağladın, akşam eve gittin. Sıradan bir gün. Tek bir ayrıntı dışında: çalıştığın bina, sen masandayken yerinden kalkıp yürüyordu.

Indiana Bell telefon şirketinin santral binası, o sonbahar bir ay boyunca her gün santim santim taşındı. İçinde 600 kişi çalışmaya, asansörler inip çıkmaya, telefonlar çalmaya devam etti. Ve o 600 kişiden hiçbiri, binanın hareket ettiğini hissetmedi.1

Bu yazıda neler var?

Yıkmak kolaydı, ama telefonlar susardı

Hikâye bir büyüme sancısıyla başlıyor. Indiana Bell, 1929'da şehrin merkezindeki sekiz katlı santral binasını satın aldı ama bina yeni merkez için küçüktü. İlk plan bildik plandı: yık, yerine büyüğünü yap. Sorun şuydu ki bu sıradan bir ofis değil, eyaletin telefon kalbiydi. Binayı yıkmak, on binlerce hattı aylarca susturmak demekti.1

O noktada projenin mimarı araya girdi: Kurt Vonnegut. Evet, o soyadı; "Mezbaha No. 5"in yazarının babası. Vonnegut'un önerisi kâğıt üstünde delice görünüyordu: binayı yıkmayalım, arsanın köşesine taşıyalım; boşalan yere de yeni merkezi yapalım. Üstelik taşıma sırasında santral çalışmaya devam etsin.2

Kuşbakışı şema: bina önce 16 metre güneye kayıyor, sonra 90 derece dönüyor, sonra 30 metre batıya ilerleyip yeni yerine oturuyor
Bir aylık rota: 16 metre güneye, 90 derece dönüş, 30 metre batıya

Saatte 38 santimetre

Ekim 1930'da iş başladı. Binanın altına beton bir yatak döküldü, üzerine çam kalaslar ve çelik makaralar yerleştirildi. Bina, temelinden kesilip bu yatağın üstüne alındı. Sonra 75 tonluk krikolar devreye girdi: 18 işçi, el kuvvetiyle çevrilen vidalı krikoları ritimle çalıştırdı. Altı kriko vuruşu binayı yaklaşık bir santimetre ilerletiyordu; makaranın arkada kalanı alınıp öne diziliyordu.3

Hız: saatte 38 santimetre. Bir bahçe salyangozu bunun neredeyse on katı hızla gider. Ama o yavaşlık işin sigortasıydı; bina o kadar yavaş dönüyordu ki içindeki insanlar için hareket, fiziksel olarak hissedilemez düzeydeydi. Bir ayın sonunda 11.000 tonluk yapı önce 16 metre güneye kaydı, sonra bir buharlı makinenin çektiği halatlar eşliğinde 90 derece döndü, son olarak 30 metre batıya yürüyüp durdu. Mühendislerin ölçümüne göre bina, planlanan noktaya yarım milimetreden az bir sapmayla oturdu.2

Logaritmik çubuk grafik: kaplumbağa saatte 300 metre, bahçe salyangozu 3,6 metre, Indiana Bell binası 0,38 metre
Denizde değil karada rekor: taşınan en büyük binalardan biri, ama hız ligi böyle
Binayı taşımak marifet değil; marifet, içindeki hayatı hiç durdurmamak. bu yazının tek cümlelik özeti

Kablolar, borular ve yürüyen köprü

Asıl satranç, binanın altındaki şebekedeydi. Gaz, su, elektrik, buhar, kanalizasyon ve telefon hatları; hepsinin taşınma boyunca bağlı kalması gerekiyordu. Çözüm bugün bile zarif: her hat, taşınmadan önce uzatıldı ve esnek bağlantılarla yeniden örüldü. Telefon kabloları zırhlı ve bol payla eklendi; bina dönerken kablolar sadece gerinip gevşedi. O ay boyunca binadan geçen 500'den fazla şehirlerarası devre kesintisiz çalıştı.2

İnsan trafiği için de bir buluş vardı: binanın kapısına, binayla birlikte hareket eden üstü kapalı çelik bir köprü kondu. Memurlar ve müşteriler, yürüyen bir yapıya köprüden girip çıktı. İçeride tek ciddi önlem asansörlerdeydi; bodrum katı taşıma düzeneğine ayrıldığı için asansörlerin oraya inmesi emniyet kilidiyle engellendi.4

1930 tarihli siyah beyaz fotoğraf: sekiz katlı tuğla Indiana Bell santral binası, taşınma sırasında
Sekiz katlı santral, 1930'daki yolculuğu sırasında (kamu malı)

Sonrası ve kalan ders

Bina yeni köşesine oturduktan sonra boşalan yere yedi katlı yeni genel merkez yapıldı; 1932'de açıldı. Taşınan eski bina ise otuz yıl daha hizmet verdi ve 1963'te, bu kez gerçekten, yıkıldı. Geriye tarihin en büyük bina taşımalarından biri ve birkaç kare fotoğraf kaldı.1

Bu hikâyenin güzelliği nostaljisinde değil. 1930'da, bilgisayarsız, lazersiz, sensörsüz bir dünyada bir ekip "hizmeti durduramayız" kısıtını tasarımın merkezine koydu ve imkânsız görüneni sıradan bir aya yaydı. Bugün bir web sitesini kapatmadan sunucu taşıyan mühendislerin yaptığı şeyin, doksan yıl önceki tuğladan hâli bu. Kısıt bazen engel değil, en iyi fikrin ta kendisidir.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. "AT&T Building (Indianapolis)", Wikipedia; The Indianapolis News, "11,000-Ton Bell Telephone Building Completes Journey" (13 Kasım 1930).
  2. Indiana Historical Society, "Instead of Moving Mountains, They Moved a Building"; taşınma 14 Ekim - 15 Kasım 1930, hassasiyet ve kablo detayları.
  3. The Indianapolis Star, "Retro Indy: Rotating the Indiana Bell building" (2014): kriko, makara ve hız detayları; müteahhit John Eichleay Co., mühendisler Bevington, Taggert & Fowler.
  4. Bell Telephone Quarterly (Ocak 1931), "Moving the Indianapolis Telephone Building": hareketli köprü, asansör emniyeti, esnek şebeke bağlantıları.
Kategoriler ve Etiketler
Tarih mühendislik bina taşıma indiana bell 1930'lar kurt vonnegut
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.