Kâtip Çelebi, Osmanlı deniz seferlerini anlattığı kitabında Kahire'den İstanbul'a giden bir mirası şöyle tarif eder: ağızları reçelle kapatılmış, içleri altın dolu sırlı küpler. Mal, 1553'ün sonunda Divan-ı Mısır'da boynu vurulan Hint kaptanı Piri Reis'indi.1 1513 dünya haritasını çizen, Kitab-ı Bahriye'yi Kanuni Sultan Süleyman'a sunan bu denizci öldüğünde seksen yaşını geçmişti.2
İdam emri İstanbul'dan geldi. Dönemin tarihçileri gerekçede anlaşamadı; kimi rüşvet yazdı, kimi Basra'daki bir paşanın kinini.
- Hürmüz kalesinin komutanı, kuşatmanın neden bittiğini Portekiz kralına kendi eliyle yazdı.
- İstanbul'dan gelen fermanda, Piri Reis'in Basra'da kaç gemiyi geride bırakabileceği tek tek yazıyordu.
- Rüşvet suçlamasını kayda geçiren Osmanlı tarihçilerinin bir kısmı, bu suçlamaya kendisi de inanmadı.
- Basra'da kalan kadırgaların sonunu, Piri Reis'in yerine atanan kaptan kendi kitabında anlattı.
Hürmüz kuşatması ve bir milyon altın
Piri Reis 1547'den beri Süveyş'teki Hint donanmasının kaptanıydı ve 1549'da Aden'i yeniden Osmanlı'ya bağlamıştı.2 Hedef bu kez Portekizlilerin 1515'ten beri elinde tuttuğu Hürmüz adasıydı. Basra Körfezi'nin ağzındaki bu ada, Hindistan ile körfez arasındaki ticaretin kapısıydı. 1552 baharında Süveyş'ten 30 gemilik bir donanmayla çıktı. Yolda Maskat'taki Portekiz kalesini yedi günde aldı ve 128 askeri esir etti. Hürmüz önlerine 28 gemi ve 850 askerle vardı; kalede ise 900 eğitimli asker ve uzun bir kuşatmaya yetecek erzak bekliyordu.3
Şehir düştü. İç kale düşmedi.
Kale komutanı Álvaro de Noronha, 31 Ekim 1552'de Portekiz kralına yazdığı mektupta Osmanlıların kuşatmayı sürdürse surları yıkabileceğini kabul ediyor. Ona göre Türkler, Babülmendep'ten geçerken bir gemileri batınca barut ve cephane sıkıntısına düşmüş ve kuşatmayı bu yüzden kaldırmıştı.4 Piri Reis kuşatma sırasında askerin ulufesi için Basra beylerbeyi Kubad Paşa'ya başvurdu.3 Çekilirken donanma yakındaki Keşm adasını yağmaladı. Portekizli tarihçi Diogo do Couto, toplanan ganimetin bir milyon altını aştığını yazar.1
Fermanda ne yazıyordu?
Orhonlu'nun Belleten'de yayımladığı 26 Ekim 1552 tarihli hüküm, Piri Reis'in Hürmüz'e girdiği haberinin İstanbul'a Kubad Paşa'nın mektubuyla ulaştığını gösteriyor. Ferman kaptanı övüyor, "yüzün ak olsun" diyor ve ona iki yol bırakıyor. Donanma Basra'da kışlayabilirse kışlayacak, askerin zahiresini ve ulufesini Kubad Paşa karşılayacaktı. Basra'da beklemek gemilere zarar verecekse, Hürmüz işi bitince 10 gemi orada bırakılıp geri kalanıyla Mısır'a dönülebilirdi. Fermanın son cümleleri Piri Reis'ten askeri ve silahı zayi etmemesini, donanmayı Mısır'a ulaştırmasını istiyordu.3
Basra'daki karşılama soğuktu. Kubad Paşa kürek ve kürekçi vermedi, donanmadaki Arap kürekçiler de gemileri bıraktı. Esir aldığı Maskat komutanı, Hürmüz Boğazı bir Portekiz filosuyla kapanırsa donanmanın Süveyş'e dönemeyeceği uyarısında bulunmuştu.31 Piri Reis 1553'ün başında ganimeti en hızlı üç kadırgaya yükleyip Basra'dan ayrıldı. Kadırgalardan biri Bahreyn açıklarında parçalandı, Süveyş'e iki gemiyle vardı.5
Ferman 10 gemiyi geride bırakmaya izin veriyordu. Piri Reis ise donanmanın neredeyse tamamını Basra'da bırakıp döndü. Orhonlu'ya göre Kahire'de ordusunu savaş meydanında bırakıp kaçmış bir komutan gibi görüldü ve hapse atıldı.3 Couto da idamın gerekçesini tek bir fiile bağlar: padişah, emirlerini çiğnediği için Piri Bey'in başının kesilmesini buyurmuştu.1
- 30 gemi
- 1552 baharında Piri Reis'in komutasında Süveyş'ten çıkan Hint donanması.Orhonlu, Belleten, 1970
- 10 gemi
- 26 Ekim 1552 tarihli fermanın Basra'da bırakılmasına izin verdiği sayı; geri kalanın Mısır'a dönmesi isteniyordu.Orhonlu, Belleten, 1970
- 2 kadırga
- Basra'dan çıkan üç kadırgadan Süveyş'e varabilenler.Seydi Ali Reis, Mir'âtü'l-Memâlik
- 30.000 akçe
- Piri Reis'in el konulan mallarını İstanbul'a götüren İbrahim Bey'e 9 Nisan 1554'te verilen terakki.Bostan, TDV İslâm Ansiklopedisi
Rüşvet mi, iki paşanın raporu mu?
Basra'da, kuşatmanın altın ve mücevher karşılığında kaldırıldığı söylentisi yayıldı ve Kubad Paşa durumu İstanbul'a yazdı.2 Mısır beylerbeyi de kendi raporunu gönderdi. Bu beylerbeyinin adında bile kaynaklar ayrışıyor: TDV İslâm Ansiklopedisi Semiz Ali Paşa diyor, Yılmaz Öztuna ise sorumluluğu Dukakinzade Mehmed Paşa'ya yüklüyor.21
Dönemin nişancısı Celalzade Mustafa rüşvet suçlamasını tarihine olduğu gibi geçirdi. Mustafa Âli ve Peçevi de rivayeti andılar ama inanmadılar, olayı Kubad Paşa'nın garazına bağladılar. Portekiz kaynaklarında rüşvetten hiç söz edilmez.1 Maria Pia Pedani'nin taradığı Venedik belgeleri İstanbul'daki dengeyi de gösteriyor. 1546'da bir Venedik gemisiyle çıkan davada Piri Reis'i Sadrazam Rüstem Paşa korumuştu ve Rüstem Paşa 6 Ekim 1553'te görevden alındı.6 Kanuni o günlerde İran seferi yolundaydı, kışı Halep'te geçirdi.25
İstanbul'dan 15 Kasım 1553'te yazılıp 16 Aralık'ta Venedik'e ulaşan bir mektup, Piri Reis'in Kahire'de başının kesildiğini haber verdi. Mektuptaki suçlama da aynıydı: Hürmüz kuşatmasını rüşvet karşılığında kaldırmak.6 İdam "siyaseten" yapıldı, yani padişahın kadı mahkemesi beklemeden ceza verme yetkisiyle; Piri Reis yüz yüze yargılanmadı.3 Kayıtlar yan yana konunca resmî suç, fermana rağmen donanmayı Basra'da bırakıp dönmek olarak görünüyor. Rüşvet iddiası hiçbir kaynakta kanıtlanmadı ama iki beylerbeyinin raporuyla birleşince kararı ağırlaştırdı.
Basra'da kalan kadırgalar
İdamdan sonra Hürmüz'den bir heyet İstanbul'a gelip yağmalanan mallarının bedelini istedi. Delil gösteremedikleri için şikâyetleri dinlenmedi.3 Kubad Paşa da yerinde uzun kalmadı; 18 Şubat 1554'te azledilmiş olarak İstanbul'daydı.2
Basra'daki donanmanın komutası önce Katif sancakbeyi Murad Bey'e verildi. Murad Bey 15 kadırgayla yola çıktı, Hürmüz önünde Portekiz filosuyla çarpıştı ve kayıp vererek geri çekildi. Sonra Seydi Ali Reis atandı. Halep'ten 7 Aralık 1553'te yola çıktı, Ağustos 1554'ün sonunda aynı 15 kadırgayla Basra'dan açıldı. Hürmüz açıklarında Portekiz donanmasına yakalandı, ardından fırtınaya girdi ve kalan gemilerle Gücerat'taki Surat limanına sığındı. İki yıldır ulufe alamayan askerin çoğu Gücerat'ın hizmetine girdi. Kadırgalar, bedeli İstanbul'a ödenmek şartıyla oraya bırakıldı.5
Basra'dan çıkan 15 kadırganın hiçbiri Süveyş'e varmadı. Seydi Ali Reis Hindistan, Orta Asya ve İran üzerinden karadan yürüyüp İstanbul'a Hicri 964'te, yani 1557'de ulaştı.5
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Önalp, E. (2010). Pîrî Reis’in Hürmüz Seferi ve İdamı Hakkındaki Türk ve Portekiz Tarihçilerinin Düşünceleri. Tarih Araştırmaları Dergisi, 29(47), 1-22. Kâtip Çelebi’nin Tuhfetü’l-Kibâr (haz. O. Ş. Gökyay, 1980, s. 93), Diogo do Couto’nun Décadas da Ásia (Déc. VI, Liv. X) ve Mustafa Cezar ile Yılmaz Öztuna aktarımları bu makaleden. doi:10.1501/tarar_0000000453 ↩
- Bostan, İ. (2007). Pîrî Reis. TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Kâmil Kepeci 211 ve 1766 numaralı defter kayıtları bu maddeden. islamansiklopedisi.org.tr ↩
- Orhonlu, C. (1970). Hint Kaptanlığı ve Pîrî Reis. Belleten, 34(134). 8 Zilkade 959 (26 Ekim 1552) tarihli hükmün tam metni dahil. belleten.gov.tr ↩
- Özbaran, S. (1978). Two Letters of Dom Álvaro de Noronha from Hormuz: Turkish Activities along the Coast of Arabia. Tarih Enstitüsü Dergisi, 9, 262-265. Önalp (2010) aktarımıyla. ↩
- Seydi Ali Reis (1557). Mir’âtü’l-Memâlik. İngilizce çeviri: Vambéry, A. (1899). The Travels and Adventures of the Turkish Admiral Sidi Ali Reïs. Londra: Luzac. metin (PDF) ↩
- Pedani, M. P. (2015). Piri Reis in Venetian Documents. Mediterranea - ricerche storiche, 12(34), 319-324. storiamediterranea.it ↩
Görseller: kapak, Piri Reis'in 1513 dünya haritası (Topkapı Sarayı Müzesi, kamu malı); Hürmüz kalesi fotoğrafı Ninara, Wikimedia Commons, CC BY 2.0; 17. yüzyıl Hürmüz çizimi Dünya Dijital Kütüphanesi (WDL 1058), kamu malı; zaman çizelgesi kafa1milyon.com.


