Kudüs İbrani Üniversitesi'nden psikolog Dinah Avni-Babad, 11 ayrı dersin öğrencilerini beş ders boyunca fotoğrafladı. Bu derslerde kimsenin yeri belli değildi, herkes boş bulduğu sıraya oturabiliyordu. Fotoğrafları inceleyen iki hakem yine de 212 öğrencinin yüzde 77'sinin her derste aynı koltuğa ya da en fazla iki koltuk ötesine oturduğunu saptadı.1

250 kişilik, 22 sıralı bir amfide salonun çoğu boşken aynı sıranın aynı koltuğunu tutan öğrenciler vardı. Çoğu, o yeri ilk gün rastgele seçtiğini yazdı.

Bu yazıda neler var?

Hep aynı rakamı saymak

Avni-Babad aynı makalede bir laboratuvar deneyi de anlattı. Katılımcılara rakam dizileri verildi; her satırda altı çizili rakamın kaç kez geçtiğini saymaları istendi. Bir grupta altı çizili rakam hep 5'ti. Öbür grupta her satırda başka bir rakamın altı çiziliydi, ama sayılacak adet iki grupta satır satır aynıydı. İki görev de eşit derecede kolaydı ve katılımcılar da öyle değerlendirdi.1

Üç dakikanın sonunda iki grup aynı sayıda cevap verdi, aynı oranda doğru buldu. Hissettikleri ise farklıydı. Hep 5'i sayanlar kendini daha rahat, daha emin ve işin daha çok kontrolünde hissetti. Kontrol duygusu yedi üzerinden 6,14'e karşı 4,90 çıktı.1 Yani rutin bu deneyde işi kolaylaştırmadı, işi yapanın kendine güvenini artırdı.

Makaledeki öbür çalışmalar sık uçan yolcuları ve şehirde sık gidilen mahallelerle seyrek gidilenleri karşılaştırdı. Hepsinde insanlar tanıdık durumda kendini daha güvende hissettiğini söyledi. Bu sonuçların tamamı insanların kendi beyanına dayanıyor; bir uçağın gerçekten daha güvenli olup olmadığını ölçmüyor.

Düzeni sevmek ve düzen bozulunca huzursuzlanmak

Rutin sevmenin hayatın anlamıyla ilgisini en doğrudan Samantha Heintzelman ile Laura King ölçtü. 2019 tarihli makalelerinin ilk çalışmasında 317 kişiye iki ayrı ölçek verdiler. Biri "Düzenli saatlerle geçen bir hayat bana göre" gibi maddelerle düzen sevgisini, öbürü "Günlük düzenimi beklenmedik bir şey bölünce rahatsız olurum" gibi maddelerle bozulmaya verilen tepkiyi ölçüyordu. İki puan birbiriyle yakından ilişkiliydi, ama hayatın anlamıyla ilişkileri ayrıştı. Düzeni sevenler hayatlarını biraz daha anlamlı buldu; korelasyon 0,26 çıktı. En güçlü bağ "hayatımda olanlar birbirine bağlı, bir anlam taşıyor" türünden tutarlılık maddeleriyleydi. Bozulmaya verilen tepkinin anlamla ilişkisi ise sıfıra yakındı.2

Düzenli hayatı tercih etme puanının anlam, amaç, önem ve tutarlılık ile 0,17 ile 0,33 arasında ilişkili olduğunu, düzen bozulunca rahatsız olma puanının ise sıfıra yakın kaldığını gösteren yatay çubuk grafik
İki ölçek aynı insanlarda birbirine yakın çıktı, ama hayatın anlamıyla yalnızca düzen sevgisi ilişkili. Grafik: kafa1milyon, veriler Heintzelman ve King'in 2019 makalesinden.

İkinci çalışmada 85 lisans öğrencisinin telefonuna bir hafta boyunca günde altı kez kısa bir anket gitti: şu an ne yapıyorsun, bu her zamanki düzeninin parçası mı, hayatın şu an ne kadar anlamlı geliyor. 2.590 cevapta, öğrenci her zamanki işini yaptığı anlarda anlam puanı biraz daha yüksek çıktı. O anki ruh hali hesaptan çıkarıldığında da sonuç değişmedi. Yazarlar etkinin küçük olduğunu açıkça yazıyor.2

En az rutin diye işaretlenen 152 anın yalnızca 8'i hastalık ya da aksilikti. Geri kalanların çoğu tiyatroya gitmek gibi alışılmışın dışındaki keyifli işlerdi.2

Rakamlarla
%77
Yeri belli olmayan derslerde her seferinde aynı koltuğa ya da en fazla iki koltuk ötesine oturan üniversite öğrencilerinin oranı.Avni-Babad, British Journal of Psychology, 2011
%43
Saat başı tutulan günlüklerde, neredeyse her gün ve genellikle aynı yerde yapılan davranışların payı.Wood, Quinn ve Kashy, Journal of Personality and Social Psychology, 2002
66 gün
Yeni bir davranışın neredeyse kendiliğinden yapılır hale gelmesi için geçen ortalama süre; aralık 18 ile 254 gün.Lally ve ark., European Journal of Social Psychology, 2010
60.977 kişi
Uyku saatlerinin günden güne ne kadar tuttuğu bileğe takılan cihazla ölçülüp ortalama 6,3 yıl izlenen katılımcı sayısı.Windred ve ark., Sleep, 2024
Bilim · Psikoloji yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

İrade deposu hesabı tutmadı

Wendy Wood'un ekibi 2002'de öğrencilere saat başı öten kol saatleri verdi. Saat her öttüğünde öğrenciler o an ne yaptığını, ne düşündüğünü ve ne hissettiğini yazdı. İkinci çalışmada kayda geçen davranışların yüzde 43'ü neredeyse her gün ve genellikle aynı yerde yapılan işlerdi. Bu işleri yaparken öğrencilerin aklı çoğunlukla başka bir konudaydı. Seyrek yapılan işlerde ise düşünce yapılan işin üstündeydi.3

İstanbul Boğazı'nda bir vapurun içinde, pencere kenarındaki yuvarlak masada gazete okuyan yaşlı bir yolcu ve boş sandalyeler
Boğaz vapurunda gazete okuyan bir yolcu, Mart 2015. Wood'un günlüklerinde her gün aynı yerde yapılan işler sırasında insanların aklı çoğunlukla başka bir konudaydı. Fotoğraf: Jwslubbock, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Rutinlerin neden iyi geldiğine dair en yaygın açıklama başka bir fikre dayanıyordu: kendini zorlamak sınırlı bir iradeyi tüketir, rutin de bu iradeyi korur. Bu fikrin laboratuvar kanıtı 2016'da büyük bir sınavdan geçti. 23 laboratuvar, 2.141 katılımcıyla, önceden kayda geçirilmiş aynı deney düzeniyle irade tükenmesini aradı. Bulunan etki o kadar küçüktü ki sıfırdan ayırt edilemedi.4

Bu sonuç rutinin rahatlattığını gösteren ölçümleri çürütmüyor. Avni-Babad'ın rakam sayanları da Wood'un öğrencileri de rahatlığı kendi ağızlarıyla bildirdi. 2016 tekrarı yalnızca bu rahatlığın nedenine dair bir açıklamayı, sınırlı irade deposu modelini zayıflattı.

Uyku saati ve 66 gün

Rutinin bedenle ilişkisine dair en büyük ölçüm uyku saatinden geldi. Birleşik Krallık'ta UK Biobank araştırmasına katılan 60.977 kişi bir hafta boyunca bileğinde hareket ölçer taşıdı. Daniel Windred'in ekibi, uykuya dalma ve uyanma saatlerinin günden güne ne kadar tuttuğunu 0 ile 100 arasında bir uyku düzenliliği puanıyla hesapladı. Ortalama 6,3 yıllık takipte 1.859 katılımcı öldü. Uykusu en düzensiz yüzde 20'lik grupla karşılaştırıldığında öbür gruplarda ölüm riski yüzde 20 ile 48 arasında daha düşüktü. Uyku saatinin tutarlılığı, uyku süresinden daha güçlü bir göstergeydi.5

Bu bir gözlem çalışması. Yaş, gelir, sigara ve hareket gibi etkenler hesaba katıldı, ama düzenli uyuyanların başka bir nedenle de daha sağlıklı olma ihtimali tamamen kapanmadı. Katılımcıların yaş ortalaması 63'tü ve hepsi Birleşik Krallık'ta yaşıyordu; oranlar Türkiye'ye birebir taşınamaz.

Yeni bir rutin kurmanın ne kadar sürdüğünü University College London'dan Phillippa Lally'nin ekibi ölçtü. 96 gönüllü öğle yemeğinde bir meyve yemek ya da akşam yemeğinden önce 15 dakika koşmak gibi kendi seçtiği bir davranışı 12 hafta boyunca her gün aynı bağlamda yaptı ve her gün davranışın ne kadar kendiliğinden geldiğini puanladı. Tek bir günü atlamak süreci belirgin biçimde bozmadı.6

Yatay bir zaman çizgisinde 18 gün en hızlı, 66 gün ortalama ve 254 gün en yavaş alışkanlık süresi; ilk 84 gün çalışmanın süresi olarak gölgelenmiş
Ortalama 66 gün, ama en yavaş katılımcının süresi çalışmanın üç katı. 84. günden sonraki değerler eğrinin uzatılmasıyla hesaplandı. Grafik: kafa1milyon, veriler Lally ve arkadaşlarının 2010 makalesinden.

Veri, eğrisi iyi oturan 39 kişiden geliyor. Davranışın neredeyse kendiliğinden yapılır hale gelmesi ortalama 66 gün sürdü. En hızlı katılımcıda bu süre 18 gündü, en yavaşı için model 254 gün hesapladı.6

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Avni-Babad, D. (2011). "Routine and feelings of safety, confidence, and well-being". British Journal of Psychology, 102(2), 223-244. doi.org/10.1348/000712610X513617 ↩
  2. Heintzelman, S. J. ve King, L. A. (2019). "Routines and Meaning in Life". Personality and Social Psychology Bulletin, 45(5), 688-699. doi.org/10.1177/0146167218795133 ↩
  3. Wood, W., Quinn, J. M. ve Kashy, D. A. (2002). "Habits in Everyday Life: Thought, Emotion, and Action". Journal of Personality and Social Psychology, 83(6), 1281-1297. doi.org/10.1037/0022-3514.83.6.1281 ↩
  4. Hagger, M. S., Chatzisarantis, N. L. D., Alberts, H. ve ark. (2016). "A Multilab Preregistered Replication of the Ego-Depletion Effect". Perspectives on Psychological Science, 11(4), 546-573. doi.org/10.1177/1745691616652873 ↩
  5. Windred, D. P., Burns, A. C., Lane, J. M., Saxena, R., Rutter, M. K., Cain, S. W. ve Phillips, A. J. K. (2024). "Sleep regularity is a stronger predictor of mortality risk than sleep duration: A prospective cohort study". Sleep, 47(1), zsad253. doi.org/10.1093/sleep/zsad253 ↩
  6. Lally, P., van Jaarsveld, C. H. M., Potts, H. W. W. ve Wardle, J. (2010). "How are habits formed: Modelling habit formation in the real world". European Journal of Social Psychology, 40(6), 998-1009. doi.org/10.1002/ejsp.674 ↩

Kapak: ODTÜ Mimarlık Fakültesi amfisi, 1961-1980. Fotoğraf: SALT Araştırma, Altuğ-Behruz Çinici Arşivi, Wikimedia Commons (telif kısıtlaması yok). Bu yazı bilgi amaçlıdır.

Kategoriler ve Etiketler
Bilim rutin alışkanlık psikoloji uyku hayatın anlamı irade
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.