1 Ocak 2017'de UTC'ye göre gece yarısı, Cloudflare'in alan adı sunucularında çalışan bir programda iki zaman damgası arasındaki fark eksiye düştü. Kod bu farkın en kötü ihtimalle sıfır olacağını varsayıyordu. Birkaç dakika içinde bazı makinelerde program çökmeye başladı ve en yoğun anda şirketin DNS sorgularının yüzde 0,2'si yanıtsız kaldı. Düzeltme dünyadaki bütün veri merkezlerine sabah 06.45'te ulaştı. Bütün bunlara, 31 Aralık 2016'nın son dakikasına eklenen fazladan bir saniye yol açmıştı. Saatler 23:59:59'dan sonra 23:59:60'ı göstermişti.1
O saniye bugüne kadar eklenen son artık saniye. Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı (CGPM) 2022'de bu uygulamaya en geç 2035'te son verme kararı aldı.2 13-15 Ekim'de Versay'da toplanacak 28. konferansın önündeki taslak ise tarihi 20 Mayıs 2027'ye çekiyor.
- Saatlere 54 yılda 27 kez bir saniye eklenmesinin sebebini ve son eklemenin yapıldığı günü anlattık.
- 2012'deki tek bir saniyenin Avustralya'da 400'den fazla uçuşu nasıl geciktirdiğini aktardık.
- Dünya'nın son yıllarda hızlanmasının neden daha büyük bir risk doğurduğunu ve eriyen buzulların bu riski nasıl ertelediğini yazdık.
- Yeni kuralın saatlerle Güneş arasında ne kadar fark bırakacağını ve Türkiye'nin bu oylamadaki yerini ekledik.
Atom saati ile Dünya'nın dönüşü
Kol saatimizin ve telefonumuzun gösterdiği saat, iki ayrı ölçüyü bir arada tutmaya çalışıyor. Birincisi dünyanın dört bir yanındaki atom saatlerinin ortalamasından çıkan Uluslararası Atom Zamanı (TAI). Bu ölçek sezyum atomunun titreşimini sayıyor ve şaşmıyor. İkincisi Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı UT1. Dünya bir turunu her gün aynı sürede tamamlamıyor; gelgitler, okyanuslardaki kütle hareketleri ve çekirdekteki akışlar dönüşü kimi zaman yavaşlatıyor, kimi zaman hızlandırıyor. Gündelik saatin dayandığı Eşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC) atom saatinin hızıyla akıyor, ama UT1'den 0,9 saniyeden fazla uzaklaşmasına izin verilmiyor. Fark bu sınıra yaklaşınca Uluslararası Yer Dönüşü ve Referans Sistemleri Servisi'nin (IERS) Paris Gözlemevi'ndeki merkezi, haziran ya da aralık ayının son dakikasına bir saniye eklenmesini duyuruyor.23
Düzen 1972'de, iki ölçek arasında 10 saniyelik bir farkla başladı. O yıldan 2016'nın son gününe kadar 27 artık saniye eklendi ve fark 37 saniyeye çıktı. IERS'in 6 Temmuz 2026 tarihli bülteni bu yılın aralık sonunda da ekleme yapılmayacağını duyurdu.3
Fazladan bir saniyenin bedeli
Saniyenin ne zaman ekleneceği aylar önceden biliniyor. Yine de bu, yazılımı her seferinde korumaya yetmedi.
30 Haziran 2012 gecesi eklenen saniye, Linux çekirdeğinde 2007'de koddan çıkarılmış tek bir çağrının yokluğunu ortaya çıkardı. Saniye eklendikten sonra çekirdeğin yüksek çözünürlüklü zamanlayıcıları sistem saatinin bir saniye önünde kaldı. Bir saniyeden kısa süreye kurulan zamanlayıcılar anında doluyor, yeniden kuruluyor, yine doluyordu. İşlemciler bu döngüde kilitlendi.4 Havayolu rezervasyon sistemi Amadeus Altea'nın sunucuları çöktü. Qantas ve Virgin Australia yolcuları elle check-in yapmak zorunda kaldı; Qantas'ın 400'ü aşkın uçuşu iki saate varan gecikmeyle kalktı. Aynı hata Reddit, Mozilla ve LinkedIn'in sunucularını da vurdu.5
Büyük şirketler bundan sonra saniyeyi bir anda eklemek yerine saatlere yaymaya başladı. Meta'nın mühendisleri 2022'de eklenen saniyeyi 17 saatlik bir süreye dağıttıklarını yazdı. Aynı yazıya göre kimi şirketler bu işe bir gün önce öğlen başlayıp 24 saate yayıyor, kimi olaydan iki saat önce başlıyordu.6 Böylece aynı anda farklı şirketlerin sunucuları birbirinden farklı saat gösterebiliyor. CGPM'nin önündeki taslak bunu da sorun olarak kaydediyor: her şirketin kendi yöntemi sistemler arasında tutarsızlık yaratıyor ve bu sürede dağıtılan saat SI saniyesine uymuyor.7
Dünya hızlanınca sorun tersine döndü
1972'den bu yana eklenen her saniye artı yönündeydi, çünkü Dünya'nın bir turu atom saatine göre biraz uzun sürüyordu. Son yıllarda gün kısaldı. Uluslararası Zaman ve Frekans Danışma Komitesi'nin (CCTF) Temmuz 2026 raporuna göre Dünya'nın bir tam dönüşü artık bir atom gününe eşit süreye indi.8 Hızlanma sürerse ilk kez bir saniyenin çıkarılması gerekecek ve saatler 23:59:58'den doğrudan 00:00:00'a atlayacak. Böyle bir eksi artık saniye hiç uygulanmadı.6
Scripps Oşinografi Enstitüsü'nden jeofizikçi Duncan Agnew, Mart 2024'te Nature'da yayımlanan çalışmasında bu tarihi hesapladı. Uydu çekim ölçümleri, Grönland ve Antarktika'da hızlanan buz erimesinin Dünya'nın dönüşünü yavaşlattığını gösteriyordu: eriyen su kutuplardan ekvatora doğru dağılıyor ve kütle eksenden uzaklaştıkça dönüş yavaşlıyor. Agnew bu etkiyi çıkarınca sıvı çekirdeğin 1972'den beri sabit bir hızla yavaşladığını, bunun da Dünya'nın geri kalanını hızlandırdığını buldu. Hesabına göre UTC bugünkü tanımıyla 2029'a kadar eksi bir saniyeye ihtiyaç duyacak. Kutuplardaki erime hızlanmasaydı bu tarih üç yıl önce gelecekti.9
BIPM ile IERS'in Mart 2025'te düzenlediği çalıştayda üç ayrı grup Dünya'nın dönüşünü birbirinden bağımsız modelledi ve birbirine çok yakın sonuçlar buldu. Ortak modele göre önümüzdeki on yılda eksi bir saniye ihtimali yaklaşık yüzde 30, artı bir saniye ihtimali yaklaşık yüzde 50.8 Taslak karar, kritik altyapının eksi saniyeye hazırlanmasının 2000 yılı hatası için yapılan harcamaya benzer bir yatırım isteyeceğini yazıyor.7
Bir saatlik pay ve 20 Mayıs 2027
CCTF'nin çalışma grubu üç seçeneği tarttı. Bir dakikalık pay UTC'yi yaklaşık bir yüzyıl kesintisiz tutacaktı, bir saatlik pay yaklaşık bin yıl. Üçüncü seçenek hiç sınır koymamaktı, ama UT1 ile UTC arasındaki farkı yayımlayan sistemler bu sayıya kaç bit ayıracaklarını bilmek için sabit bir sınır istedi.8 Taslak bir saati, yani 3.600 saniyeyi öneriyor. Gerekçelerden biri gündelik hayattan geliyor. Saat dilimleri yüzünden birçok ülkede yerel Güneş saati ile resmi saat arasında zaten bir saatten fazla fark var ve yaz saatine geçen ülkeler her yıl saati bir saat oynatıyor.7 Türkiye'de resmi saat 2016'dan beri yıl boyu UTC+3; bunun kış sabahlarına etkisini ayrıca yazmıştık.
Tarihin 2035'ten 2027'ye çekilmesinin sebebi eksi saniye riski. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin standart sektörü ve ağ saatlerini eşitleyen IEEE 1588 çalışma grubu, BIPM'e resmi yazıyla takvimin öne alınmasını istedi. Taslak, gecikmenin bazı kurumları UTC'yi bırakıp GPS gibi uydu sistemlerinin zamanına geçmeye itebileceğini de not ediyor.7
UT1'e ihtiyaç duyan gökbilimciler ve uydu yer istasyonları farkı bundan sonra uydu seyrüsefer mesajlarından ve IERS'in internet servislerinden okuyacak. CCTF'nin 2025 anketine göre UT1 ile UTC farkını hâlâ radyoyla yayınlayan beş ülke var: Arjantin, Kanada, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2023 kararı, eski vericilerini değiştiremeyenlere 2040'a kadar süre tanıyor.8
Taslaktaki tarih, Metre Sözleşmesi'nin imzalandığı güne denk geliyor. Sözleşme 20 Mayıs 1875'te Paris'te 17 devletin imzasıyla kuruldu; imzacılardan biri Osmanlı İmparatorluğu'ydu ve Türkiye bugün de konferansta oy kullanan üye devletlerden. 2026 aralığında ekleme yapılmayacağı zaten açıklandığı için, taslak kabul edilirse atom saati ile UTC arasındaki fark kalıcı olarak 37 saniyede kalacak.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- John Graham-Cumming, Cloudflare Blog (1 Ocak 2017). "How and why the leap second affected Cloudflare DNS". blog.cloudflare.com ↩
- CGPM (2022). Karar 4, "On the use and future development of UTC". 27. Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı. DOI: 10.59161/CGPM2022RES4E ↩
- IERS Yer Dönüşü Merkezi, Paris Gözlemevi (6 Temmuz 2026). Bulletin C 72 ve artık saniye listesi Leap_Second.dat. hpiers.obspm.fr ↩
- Jonathan Corbet, LWN.net (2 Temmuz 2012). "Leaping seconds and looping servers". lwn.net ↩
- Charles Arthur, The Guardian (2 Temmuz 2012). "Leap second hits Qantas air bookings, while Reddit and Mozilla stutter". theguardian.com ↩
- Oleg Obleukhov ve Ahmad Byagowi, Engineering at Meta (25 Temmuz 2022). "It's time to leave the leap second in the past". engineering.fb.com ↩
- BIPM (13 Temmuz 2026). Taslak Karar C, "On the technical actions needed to ensure the continuity of UTC", sürüm 5. 28. CGPM. bipm.org ↩
- CCTF (Temmuz 2026). "Report from the CCTF on Draft Resolution C". BIPM. bipm.org ↩
- Duncan C. Agnew (2024). "A global timekeeping problem postponed by global warming". Nature 628, 333-336. DOI: 10.1038/s41586-024-07170-0 ↩


