1562'de Londra'da, İtalyancadan Fransızca üzerinden çevrilmiş bir satranç kitabı basıldı. Çevirmen James Rowbotham, İngiltere'de kullanılan taşların İtalyanlarınki gibi insan figürü olmadığını anlatırken file ayrı bir cümle ayırdı. Bu taşın tepesi sivri yapılıyordu ve "ortasından yarılmış" haliyle piskopos başlığına, yani mitraya pek benziyordu.1
Bugün turnuvalarda kullanılan Staunton takımındaki filin başında aynı yarık duruyor. Türkçede taşın adı hâlâ fil. Başındaki kesik ise Avrupa'da mitraya benzetilen iki çıkıntıdan kalma ve o çıkıntılar ilk kez İran'da, fil taşının üstünde görülüyor.
- Satrancın ilk soyut filinin neden hiçbir hayvana benzemediğini ve iki çıkıntısının neyi temsil ediyor olabileceğini anlattık.
- 12. yüzyılda İngiltere'de taşa neden piskopos dendiğini ve mitranın aynı yüzyılda nasıl biçim değiştirdiğini yazdık.
- Fransızların aynı taşa neden deli dediğini, Türkçenin adı nasıl koruduğunu ekledik.
- 1849'daki tasarım tescilinden 2026'daki FIDE kuralına kadar yarığın bugün hangi işi gördüğünü gösterdik.
Nişabur'dan iki santimlik bir fil
Satranç Hindistan'da ortaya çıktığında şahın iki yanında fil sırtında savaşçılar dururdu. Taş Farsçada pīl, Arapçada fīl adını aldı; harfi tarifle birlikte al-fil oldu. İlk taşlar küçük hayvan heykelcikleriydi, sonra sadeleşti.
Tarihlenebilir bir yerden çıkan en eski soyut satranç taşları, İpek Yolu üzerindeki Nişabur'da 9. yüzyıl başına ait bir evin kazısında bulundu.2 Bunlardan biri bugün New York'taki Metropolitan Müzesi'nde duran 2,3 santimlik fildişi fil.3 Hortumu da kulağı da yok. Küçük bir koninin önünden yukarı doğru kalkan iki çıkıntı, taşı tanımaya yetiyor.
Çıkıntıların neyi anlattığı kesin bilinmiyor. Cambridge Üniversitesi'nden ortaçağ uzmanı Mary Franklin-Brown, 2024'te yayımlanan çalışmasında İslam sanatı tarihçisi Ralph Pinder-Wilson'ın önerisini aktarıyor: çıkıntılar Hint filinin alnındaki iki tümseği gösteriyor olabilir. Fili hiç görmemiş sonraki ustalar bunları dişe benzetip uçlarını sivriltmiş olabilir. Franklin-Brown'a göre sivri uç bu taşların uzun tarihinde her zaman görülmüyor.2
Avrupa'da çıkıntılar mitraya döndü
Hristiyan Avrupa satrancı 9. ya da 10. yüzyılda öğrendiğinde soyut taşı da Arapça adı da aldı. Latincede alphinus, eski Fransızcada aufin, Katalancada orfil dendi. İspanyolca bugün hâlâ alfil diyor.2
12. yüzyılda İngiltere'de yazılan Latince şiirlerde ve ansiklopedik metinlerde taşın bir adı daha belirdi: episcopus, yani piskopos. Adı bilinmeyen bir İngiliz şairin alegorik şiiri bunu açıkça yazıyor: "alphini sunt episcopi", alfinler piskopostur.2 Zamanlama da buna uyuyor. Franklin-Brown'a göre 12. yüzyılın başında piskopos mitrası başın iki yanında birer tepeyle yükseliyordu, tıpkı soyut taşın iki çıkıntısı gibi. Yüzyılın ikinci yarısında mitra başın üstünde dönmüş gibi oldu. Önden bakınca tek tepe, yandan bakınca iki tepe görünüyordu ve bugünkü mitralar hâlâ bu biçimde. Ama o sırada Almanya ve İskandinavya'daki oymacılar figürlü piskopos taşlarını yapmaya başlamıştı bile.2
Metropolitan Müzesi'ndeki bu 9,6 santimlik taş, mitrası ve asasıyla tahtında oturuyor.4 Aynı tasarım, 1831'de İskoçya'nın Lewis adasında ortaya çıkan ünlü takımda da var. British Museum o takımdaki bir piskoposu 1150-1200 arasına tarihliyor ve başında alçak bir mitra, elinde asa olduğunu kaydediyor.5
Aynı taşa deli diyenler de oldu
Piskopos yorumu her yerde tutmadı. Fransız yazarlar 13. yüzyılda taşa fol, yani deli ya da soytarı demeye başladı; bugünkü Fransızca fou buradan geliyor. Franklin-Brown bunun için iki açıklama veriyor. Biri Arapça fil ile Fransızca fol arasındaki ses benzerliği, öteki iki çıkıntının soytarı külahının iki ucunu andırması.2
İtalyanlar alfiere dedi, Almanlar Läufer, yani koşucu. Rusça ve Türkçe hayvanın adını korudu: slon ve fil. Taşa piskopos diyen başlıca diller İngilizce, Portekizce ve İzlandaca. Türkiye'de oynanan filin adı İran'dan, başındaki kesik İngiliz tornacılarından geliyor.
Tornadan tescile: 1 Mart 1849
Rowbotham'ın 1562'de anlattığı İngiliz takımları figürsüzdü. Şah en uzun taştı, vezir ondan biraz kısa, atın tepesi eğik kesilmiş, filin tepesi yarıktı.1 Sonraki yüzyıllarda torna tezgâhında yapılan İngiliz takımlarında yarık yerinde kaldı. 1820'lerden itibaren yapılan ve koleksiyoncuların bugün Barleycorn dediği kemik takımlarda filin başında derin bir yarık var.6
1 Mart 1849'da Londra'da, Strand caddesi 198 numarada oturan Nathaniel Cooke bir satranç takımı tasarımını tescil ettirdi. Tescil numarası 58607. Belge bugün İngiltere Ulusal Arşivi'nde BT 43/57/58607 numarasıyla duruyor ve Cooke'un soyadı orada Cook diye yazılmış. Tescil 1842 tarihli süs tasarımları yasasına göre yapıldı ve üç yıllık koruma sağladı. Takımı John Jaques'in Londra'daki şirketi üretti ve dönemin en güçlü İngiliz oyuncusu Howard Staunton'ın adıyla Eylül 1849'da satışa çıkardı. Tasarımı Cooke'un mu Jaques'in mi çizdiği hâlâ tartışılıyor.7
Staunton tasarımında her taşın başı tek bir işaret taşıyor. Şahta haçlı taç, vezirde sivri taç, atta at başı, kalede burç, filde kesikli mitra var. Kesiğin açısı ise hiç sabitlenmedi. İspanyol koleksiyoncu Fernando Raventós'un İngiltere Satranç Federasyonu'nun yayımladığı incelemesi, yarığın dik ya da çapraz açılabildiğini, genişliğinin ince bir çizgiden geniş bir boşluğa kadar değiştiğini not ediyor.7
Uluslararası Satranç Federasyonu FIDE'nin ekipman kuralına göre taşlar yaklaşık iki metreden tanınabilmeli ve filin başı piyonun başından açıkça ayrılmalı. Kural yarığı zorunlu tutmuyor; filin başında bir çentik ya da farklı bir öğe olabileceğini yazıyor. 1 Mart 2026'da yürürlüğe giren metne göre turnuva filinin boyu 70 milimetre, piyonun boyu 50 milimetre.8
Dipnotlar ve Kaynaklar
- James Rowbotham (1562). The Pleasaunt and Wittie Playe of the Cheasts Renewed. Londra. Aktaran: Thomas Wright (1859), "On domestic games and amusements in the Middle Ages", The Art-Journal. ↩
- Mary Franklin-Brown (2024). "The Metamorphosis of Elephants: Medieval Chess between Play and Standardization". L. C. Engh ve K. B. Aavitsland (ed.), Standardization in the Middle Ages, Cilt 2: Europe, De Gruyter, 67-96. DOI: 10.1515/9783110987126-004 ↩
- The Metropolitan Museum of Art. "Chess Piece, Bishop", Nişabur, 9-12. yüzyıl, envanter 40.170.149. metmuseum.org ↩
- The Metropolitan Museum of Art. "Bishop Chess Piece", büyük ihtimalle Trondheim, 1150-1200, envanter 17.190.229. metmuseum.org ↩
- British Museum. Lewis satranç takımı, piskopos taşı, envanter 1831,1101.90. britishmuseum.org ↩
- Chess Collectors International. "Old English Barleycorn". chesscollectorsinternational.org ↩
- Fernando Raventós. "Staunton Chess Set: Intangible Cultural Heritage of Humanity". English Chess Federation. Tescil kaydı: UK National Archives, BT 43/57/58607 (1 Mart 1849). englishchess.org.uk ↩
- FIDE El Kitabı, C.02.02 "Chess Equipment without Electronic Components", 1 Mart 2026'dan itibaren geçerli, madde 6.2.2, 6.2.4 ve 6.3.2. handbook.fide.com ↩
Kapak fotoğrafı: che (yapım Nolanus, ışık Danny B.), Wikimedia Commons, CC BY-SA 2.5.


