2010 sonbaharında Washington Eyaleti Patates Komisyonu'nun başkanı Chris Voigt, altmış gün boyunca başka bir şey yemedi. Peynir yok, yoğurt yok, ekmek yok. Haşlama, fırın, kızartma için az yağ, biraz baharat. Hedef günde yirmi patatesti, çünkü o kadar yumru kabaca 2200 kalori ediyordu; doyunca on dört civarına düştü. Altmış günün sonunda 21 kilo vermiş, kolesterolü 67 puan inmişti. Doktoru şaşırmıştı. Voigt tacos yemek için sıraya girdi.1

Bu yazıda neler var?

Boş nişasta değil

Patatesi "kilo yapan beyaz şey" sanmak, porsiyonu cips ve kızartma sosuyla yiyen bir yüzyılın alışkanlığı. Kabuklu, haşlanmış bir yumru başka bir hayvan. Bütün temel amino asitleri taşır; yani teoride "eksik protein" değildir. Taze kazılmış 100 gramında kabaca 30 miligram C vitamini bulunur; elma ve armutta bu rakam 2-5 miligramdır, limon suyunda 40-50. Depoda 8-9 ay durunca 8 miligrama iner, pişirme ve soyma bir kısmını daha götürür. Yine de İrlanda'daki porsiyonlar o kadar büyüktü ki iskorbüt, kıtlık öncesinde neredeyse yoktu.2

Potasyum muzdan yüksek, bir porsiyonda C vitamininin günlük ihtiyacının önemli bir dilimi var, biraz lif ve B grubu da geliyor. Voigt'un sloganı abartılıydı ama çekirdeği doğru: tek bir gıdayla bir süre idare etmek zorunda kalsan, patates kötü bir aday değil.

İrlanda neden patates yedi?

19. yüzyıl başında İrlanda'nın yoksul üçte biri neredeyse yalnızca patates ve süt ürünleriyle yaşıyordu. Tarım işçisinin günlük porsiyonu, patatesin bulunduğu mevsimde 4 kiloyu, bazı kayıtlarda 6 kiloyu buluyordu. Yanına ayran veya yağsız süt girince tablo şaşırtıcı derecede dengeliydi: protein ve vitamin ihtiyacı karşılanıyor, tarladaki ağır işe yetecek kalori geliyordu.3

Neden bu yumru? Küçük bir tarlada buğdaya göre çok daha fazla kalori veriyordu. "Tembel yatak" denen sırt sırt ekim, ıslak iklimde işe yarıyordu. Kira ödendikten sonra geriye kalan toprak, bir aileyi doyuracak kadar patates alıyordu. Bu bir tercih değil, aritmetikti. Süt düşünce tablo incelirdi: A vitamini neredeyse yok, kalsiyum zayıf, yağ az. Beslenme tarihçileri kıtlık öncesi diyetteki "çatlak"ı tam burada görür.

Kıtlık patatesi suçlamaz

1845'te Phytophthora infestans, yani patates mildiyösü, tarlaları kara çamur gibi çürüttü. Tek çeşit, tek yumru, tek mahsul. Üst üste yıllar kaybedilince bir milyon insan öldü, bir milyon göç etti. İşevi diyetleri una dönünce iskorbüt salgın gibi çıktı: C vitamini giden patatesle birlikte gitmişti. Dublinli hekim J. O. Curran, "İrlanda'da eskiden en nadir hastalık" diye yazıyordu.2

Burada dur. Patates zehirli değildi, yetersiz de değildi. Felaket, bir milletin kalorisini tek bir biyolojik karta yatırmasıydı. Mantar o kartı yaktı. Aynı yıllarda ülkeden tahıl ihracatı da sürdü; kıtlık yalnızca botanik değil, politika ve mülkiyet meselesiydi. Bu yazının konusu o muhasebenin tamamı değil. Beslenme tarafı net: yumru insanı yaşatır, tek yumruya mahkûm bir tarım sistemi insanı kırar.

Altmış gün bir ömür değil

Voigt'un deneyi bir reklam ve bir kanıt karışımı. Altmış gün, vücudun depolarını tamamen boşaltmaz. Kolesterolün düşmesi, kilo kaybı ve kan şekerinin inmesi "patates mucizesi" değil; doyurucu, düşük yağlı, işlenmemiş bir kaloriye geçmenin beklenen yan etkisi. Kendisi de sonradan söyledi: tek gıda bütün ihtiyacı karşılamaz, ama bir tane seçeceksen patates iyi bir aday.

Uzun vadede beyaz patates tek başına A vitamini ve kalsiyumu doldurmaz. Tatlı patates (botanik olarak başka bir familya) A'yı kurtarır, yine de kalsiyum için abartılı porsiyonlar gerekir. Bu bir diyet tavsiyesi değil. Sofranı patatese kilitleme. Asıl alınacak cümle daha sakin: küçümsediğin o yumru, bir ulusu ayakta tutacak kadar dolu; onu tek kapı yapan tarım ise bir sonbahar yeterince kırılgan. Fırındaki patatesin yanına yoğurt koyman, 1840'ların ayranının uzak kuzeni. O küçük ilave, tablodaki çatlağı kapatır.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. CBS/AP (29 Kasım 2010); The Spokesman-Review; Spudman (2018 röportajı). Chris Voigt, 1 Ekim-29 Kasım 2010, 197'den 176 libreye, kolesterol 67 puan düşüş.
  2. Geber, J., Murphy, E. (2012). "Scurvy in the Great Irish Famine". American Journal of Physical Anthropology. doi:10.1002/ajpa.22066; Crawford, E. M. (1988) C vitamini değerleri.
  3. Crawford, E. M. (1995). "Food and famine: diet, politics and disaster". Proceedings of the Nutrition Society; Bourke, P. M. A. günlük porsiyon tahminleri; Clarkson & Crawford, Feast and Famine.
Kategoriler ve Etiketler
Bilim patates beslenme irlanda kıtlığı c vitamini tek ürün tarımı
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Bu sitenin yazarları ve editörleri. Bilimin, tarihin ve gündelik hayatın en meraklı sorularını kovalıyor; her yazıyı birincil kaynaklarından araştırıyor, özenle yazıyor ve dileyen için sesli anlatıyoruz.