Gary Klein'ın Sources of Power'da aktardığı vakada tek katlı bir evin mutfağında yangın var. İtfaiye ekibi suyu sıkıyor, alevler beklendiği gibi geri çekilmiyor. Oda olması gerekenden sıcak, ortalık tuhaf biçimde sessiz. Ekibin başındaki komutan sebebini açıklamadan herkese dışarı çıkmasını söylüyor. Birkaç saniye sonra durdukları yerin zemini çöküyor: yangının kaynağı mutfak değil, kimsenin bilmediği bodrummuş.4
Komutan olayı yıllar sonra anlatırken buna altıncı his demiş. Gary Klein ayrıntıları tek tek sorduğunda ortaya somut ipuçları çıktı: suyun tepkisi, sıcaklığın yönü, sesin kesilmesi. Adam bunları saymamış, tanımıştı. Sezgi dediğimiz şeyin bir yüzü bu. Öbür yüzü, hiç öğrenilmemiş bir alanda kurulan boş güven. Karar biliminin son yirmi yılı da bu ikisini birbirinden ayırmanın yolunu arıyor.
- Nobel'li Kahneman ile itfaiyeci sezgilerini savunan Klein, 2009'da aynı soruya şaşırtıcı biçimde aynı cevabı verdi.
- Iowa kumar görevinde sağlıklı denekler, oyunun kuralını henüz anlatamazken bile bedenleri riskli desteden uzaklaşıyordu.
- Sezginin işe yaradığı ortamların ortak iki şartı var: düzenli ipuçları ve hızlı, net geri bildirim.
- Özgüvenin yüksek olması, sezginin doğru olduğu anlamına gelmiyor; en yanıltıcı sinyal çoğu zaman içindeki o "eminim" hissi.
İki kamp, bir anlaşma
Uzun yıllar karar biliminde iki çizgi ayrı konuşuluyordu. Bir yanda Daniel Kahneman: hızlı düşünmenin yanılgılarını, önyargıları, aşırı özgüveni gösteren Nobel'li psikolog. Öbür yanda, yukarıdaki yangın vakasını derleyen Gary Klein: saha uzmanlarının saniyeler içinde verdiği kararları savunan araştırmacı. 2009'da ikisi American Psychologist'te ortak bir makale yayımladı. Başlık, kendi aralarındaki sürprizi ele veriyordu: "Sezgisel uzmanlığın koşulları: Anlaşamamaya dair bir başarısızlık."1
Anlaştıkları nokta netti. Güvenilir sezgi, sihirli bir altıncı his değil; yeterli düzenlilik taşıyan bir ortamda, uzun pratik ve hızlı geri bildirimle öğrenilmiş örüntü tanıma. İtfaiyeci, yangının sesinden veya ısının yönünden binanın çökmek üzere olduğunu "bilir" çünkü o ipuçları gerçekten vardır ve her müdahalede sonuç hemen gelir. Borsacı, yarın hangi hissenin çıkacağını "bilir" hisseder çünkü piyasa gürültülüdür, geçerli ipuçları seyrektir ve geri bildirim gecikmeli, gürültülü, çoğu zaman yanıltıcıdır.1
Beden, zihinden önce bilir mi?
Sezginin bir kısmı gerçekten bedende başlar. 1990'larda Antonio Damasio ve Antoine Bechara, Iowa Kumar Görevi denen bir deney kurdu. Dört deste kart; bazıları kısa vadede büyük kazandırıp uzun vadede batırıyor, bazıları mütevazı ama sürdürülebilir. Sağlıklı denekler, oyunun kuralını henüz sözle anlatamazken bile riskli desteye uzanmadan önce cilt iletkenliklerinde bir alarm üretiyordu. Ventromedial prefrontal korteksi hasarlı hastalar ise bu bedensel uyarıyı üretemiyor ve kötü destelerde ısrar ediyordu.2
Bu bulgu, "karın ağrısı her zaman doğrudur" demek değil. Somatik işaret, geçmiş ödül ve cezalardan öğrenilmiş bir alarm sistemidir. Ortamda öğrenilecek bir düzen yoksa, beden de boşuna çalar. Üstelik sonraki çalışmalar, deneklerin kartlar hakkında bilinçli bilgilerinin ilk sanıldığından daha erken oluşabildiğini gösterdi; yani hikâye, tamamen bilinçaltı bir kahramanlık filmi değil.3 Yine de temel bulgu duruyor: duygu belirsizlikte bir uyarı kaynağı olabiliyor. Belirleyici olan, o uyarının hangi deneyimden beslendiği.
Ne zaman dinle, ne zaman yavaşla
Ortam tekrarlıysa, ipuçları görünürse ve her seçimden sonra hızla doğru-yanlış öğrenebiliyorsan, sezginin hakkını ver. Satranç, ameliyathane rutini, tanıdığın bir mahallede yol seçmek, yıllardır yaptığın bir işin "bir şey ters" alarmı: bunlar yüksek geçerlik bölgesi. Klein'ın tanıma temelli karar modelinde uzman, seçenekleri tek tek tartmaz; durumu bir şablon olarak tanır ve ilk makul hareketi simüle eder.4
Tersine: sonuçlar gecikmeliyse, aynı görünen durumlar farklı nedenlerden çıkıyorsa, bir kez yaşayacağın bir kararsa veya seni öven bir hikâyeye âşıksan, sezgiyi veri gibi değil hipotez gibi ele al. Kahneman'ın ısrarı burada: öznel güven, doğruluğun güvenilir göstergesi değildir.1 "Eminim" hissi, çoğu zaman tutarlı bir hikâyenin yarattığı rahatlıktır; kanıtın değil.
Küçük bir test: bu alanda kaç kez aynı tür kararı verip net sonuç gördün? Cevap "onlarca" ise iç sesine daha çok yer aç. Cevap "ilk kez" veya "geri bildirim yıllar sonra gelecek" ise kalemi çıkar, ölçüt yaz, karşı görüş ara, mümkünse premortem yap: "bu karar bir yıl sonra batmış olsa neden batmış olurdu?" İçinden geleni yok saymana gerek yok, onu bir varsayım gibi yazıp sınaman yeterli.
Sezgisel bir yargıya güvenilip güvenilemeyeceğine karar vermek için iki şeye bakmak gerekir: yargının verildiği ortama ve kişinin o ortamın düzenliliklerini öğrenmek için ne kadar fırsatı olduğuna. Kahneman ve Klein, 2009
Kendi kararına uygulayınca
İş teklifi, taşınma, ortaklık: bu kararların çoğunda içinden gelen ses uzun bir tekrarın ürünü değil, çünkü çoğunu hayatında birkaç kez veriyorsun. Aynı işi on yıldır yapıyorsan bir iş görüşmesinde hissettiğin rahatsızlık ciddiye alınır; yüzlerce görüşme, yüzlerce sonuç görmüşsündür. İlk kez karşılaştığın bir durumda aynı his çoğu zaman tanıdık olana yaklaşma isteğidir. Kahneman ile Klein'ın 2009'da American Psychologist'te uzlaştıkları ölçüt de buydu: sezgi ancak ortam düzenliyse ve geri bildirim hızlı geliyorsa güvenilir; iş teklifi, taşınma ve ortaklık gibi ömürde birkaç kez verilen kararlarda bu iki şart da yok.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Kahneman, D. & Klein, G. (2009). "Conditions for intuitive expertise: A failure to disagree", American Psychologist, 64(6): 515-526. DOI: 10.1037/a0016755. ↩
- Bechara, A., Damasio, A. R., Damasio, H. & Anderson, S. W. (1994). "Insensitivity to future consequences following damage to human prefrontal cortex", Cognition, 50(1-3): 7-15; Bechara, A., Damasio, H., Tranel, D. & Damasio, A. R. (1997). "Deciding advantageously before knowing the advantageous strategy", Science, 275(5304): 1293-1295. ↩
- Maia, T. V. & McClelland, J. L. (2004). "A reexamination of the evidence for the somatic marker hypothesis: What participants really know in the Iowa gambling task", Proceedings of the National Academy of Sciences, 101(45): 16075-16080. Somatik işaret yorumuna yönelik önemli bir eleştiri/yeniden inceleme. ↩
- Klein, G. (1998). Sources of Power: How People Make Decisions. MIT Press. Tanıma temelli karar verme (recognition-primed decision) modelinin klasik anlatımı; yazının başındaki mutfak yangını vakası (ısı, ses ve suyun tepkisi, bodrumdaki gerçek kaynak) bu kitapta aktarılır. ↩


