Ocak 2008. Londra'daki gerçekçi sahneler bitmiş, ekip Kanada'da mavi perdeye hazırlanıyordu. Heath Ledger, Tony rolünde seti bırakmıştı. Birkaç gün sonra New York'ta, reçeteli ilaçların yanlışlıkla birikmesiyle öldü. Film yarıda kaldı. Sigorta, yatırımcı, stüdyo hesabı aynı cümleyi fısıldıyordu: bu iş bitti mi?

Terry Gilliam bitmedi dedi. Ama tek bir yedek oyuncu da koymadı. Hikâyenin içindeki büyülü aynayı aldı, Tony'nin aynadan her geçişinde yüz değiştirmesini yazdı ve rolü üç arkadaşa verdi: Johnny Depp, Jude Law, Colin Farrell. Ledger'ın çektiği sahneler dokunulmadan kaldı. Dijital bir maske yoktu.1

Bu yazıda neler var?

Yarım film, dolu bir rol

Doctor Parnassus, ölümsüz bir gösteri ustasının gezici tiyatrosunu anlatır. Seyirci bir aynadan geçer; öte tarafta kendi arzusunun ve korkusunun manzarası vardır. Ledger'ın Tony'si bu dünyaya düşen kaygan bir dolandırıcıdır. Gilliam'ın ekibi önce Londra'daki "gerçek dünya" sahnelerini çekmişti. Aynanın ötesindeki fantastik kısımlar sıradaydı. Yani Ledger filmin süresinin büyük kısmını bitirmiş, ama hikâyenin en tuhaf yarısını henüz oynamamıştı.1

Ölümden sonra klasik Hollywood refleksi iki seçenek sunar: ya projeyi gömersin, ya da bir yıldızı getirip aynı yüzü sürdürmeye çalışırsın. Gilliam ikisini de istemedi. Tek birinin Ledger'ın yerine geçmesi, ona göre, son işi silmek gibi duruyordu. Üç isim ise başka bir cümle kuruyordu: bu karakter zaten kaygan, zaten maskeli; aynanın ötesinde birden fazla yüzü olabilir.

Ocak 2008'den Ağustos 2008'e Doctor Parnassus set zaman çizelgesi
Ledger'ın ölümü ile üç oyuncunun sete dönüşü arasında birkaç hafta vardı. Kaynaklar: Variety, BBC.

Ayna zaten oradaydı

Çözümün zekâsı, yeni bir sihir icat etmek değil, eldeki sihri kullanmaktı. Senaryoda ayna vardı. Tony o aynadan üç kez geçiyordu. Gilliam'ın "büyük sıçrama" dediği fikir buydu: her geçişte farklı bir oyuncu. Ledger gerçek dünyada kalsın; Depp, Law ve Farrell öte tarafta, izleyicinin hayal ettiği Tony'ler olsun.2

Yapımcılar açık yazdı: Ledger'ın performansı dijital teknolojiyle değiştirilmeyecek. Her bir yedek oyuncu, karakterin başka bir yönünü temsil edecekti. Yani mesele "kopyalamak" değil, "parçalamak"tı. Bir insanı üç yüzle sürdürmek, yasın üstüne makyaj sürmekten çok, yasın parçalı olduğunu kabul etmeye benziyordu.1

Gilliam ilk telefonu Johnny Depp'e açtı. Cevap kısa oldu: "Done. I'm there." Aynı şey Jude ve Colin için de geçerliydi. Üçü de Ledger'ın arkadaşıydı. Gilliam "aile içinde kalsın" diye düşündüğünü sonradan anlattı. Set matematiği de buna yaslanıyordu: takvim dar, yas taze, mavi perde bekliyor; yabancı bir yıldızın egosu değil, tanıdık birinin dayanışması gerekiyordu.2

Heath Ledger, Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell: tek karakter dört yüz
Dört oyuncu, bir Tony. Ledger gerçek dünyada; üçü aynanın ötesinde. Damga: kafa1milyon.com

Ücret sandığa değil, Matilda'ya

Üç oyuncu sete girdiğinde başka bir karar daha aldılar. Ücretlerini Ledger'ın küçük kızına, Matilda'ya bırakacaklardı. Gilliam bunu BBC'ye net söyledi: "They didn't take money – it goes to Heath's daughter." Ledger vasiyetini güncellememişti; Matilda ve Michelle Williams eski metinde yoktu. Aile "öncelik Matilda" demişti. Üç yıldızın jesti, hukuki boşluğun üstüne duygusal bir köprü kuruyordu.3

Bu kısım film eleştirisinden çok set etiği. Büyük bir yapımda ölüm, bazen sadece trajedi değil, aynı zamanda bir muhasebe problemidir: sigorta, tamamlanmamış iş, dağıtım tarihi. Depp, Law ve Farrell'ın parayı almamaları, o muhasebeyi bir anlığına insan ölçeğine çekti. Gilliam jenerikte "A Terry Gilliam film" yerine "A film from Heath Ledger and friends" yazacak kadar işi ortaklaştırmıştı.2

Terry Gilliam, 2009 Toronto Film Festivali'nde Doctor Parnassus gösteriminde
Terry Gilliam, TIFF 2009'da Doctor Parnassus gösteriminde. Fotoğraf: GabboT, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons.

CGI neden seçilmedi?

O yıllarda dijital yüz tamamlamak artık bilimkurgu değildi. Benjamin Button'ın makyaj ve efekt konuşmaları dolaşıyordu. Gilliam'ın masasında da CGI seçeneği vardı. Vazgeçti. Çünkü Ledger'ın son işini bir yazılımın uzattığı bir maskeye çevirmek istemedi. Ayna çözümü, teknik olarak da daha ucuz ve daha hızlıydı: üç hafta içinde sete dönüş mümkün oldu.1

Sonuç, tuhaf bir şekilde dürüst bir film oldu. İzleyici Tony'nin yüzünün değiştiğini görüyor ve hikâye bunu yutuyor. Çünkü Parnassus zaten hayal ile gerçek arasında gezen bir masal. Yas, o masalın içine sızınca "hata" gibi değil, "malzeme" gibi duruyor. Bu her yarıda kalan filme uyarlanmaz. Ama bu filme uydu.

Bazen bir rolü kurtarmak, aynı yüzü sürdürmek değil; yüzün değişebileceğini itiraf etmektir. bu yazının tek cümlelik özeti

Bugün Doctor Parnassus'u açtığında Ledger'ı görüyorsun, sonra Depp'i, Law'ı, Farrell'ı. Dördü de aynı ismi taşıyor: Tony. Film, bir yıldızın ölümünü saklamıyor; onu hikâyenin diline çeviriyor. Set matematiği sertti: para, zaman, sigorta. İnsan matematiği daha basitti: arkadaşlar geldi, ücret kızına kaldı, son iş rafta çürümedi. O ayna, ekranda büyülü bir kapı. Setin arkasında ise başka bir şeydi: yasın üretime nasıl sızdığına dair, hâlâ işe yarayan bir çözüm.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Variety (10 Şubat 2008), "Shooting resumes on 'Parnassus'": Ledger'ın gerçekçi sahneleri bitirdiği, Depp/Law/Farrell'ın aynanın ötesinde dönüşümleri oynadığı; yapımcıların CGI kullanmama açıklaması. variety.com
  2. Entertainment Weekly / Gilliam röportajları ve Wikipedia özeti: "What if we get three actors… Johnny was the first… Done. I'm there."; jenerik ifadesi "A film from Heath Ledger and friends". Ayrıca Collider (2024) Gilliam'ın ayna-üç geçiş mantığını aktarır.
  3. BBC News (19 Ağustos 2008), "Trio give fees to Ledger's child": Depp, Law ve Farrell ücretlerini Matilda'ya bıraktı; Gilliam: "They didn't take money – it goes to Heath's daughter." news.bbc.co.uk
Kategoriler ve Etiketler
Kültür heath ledger sinema terry gilliam doctor parnassus johnny depp film seti
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.