Bilim · Arkeoloji yazıları e-postana gelsin mi?
Her gün siteye bakman gerekmesin; yeni yazı çıktığında ve haftalık özette biz haber verelim. Reklam yok.

Ağustos 2026'da Isparta'nın Eğirdir Gölü'nde su seviyesi yine düştü.1

Kıyı çizgisi geriledikçe taş yol izleri, duvar hatları, dev depo küpleri ve Tunç Çağı'na ait urne tipi mezarlar gün ışığına çıktı. Pisidia Antiokheia kazı başkanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi arkeoloji bölümünden Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, göl havzası yüzey araştırması kapsamında alanı yıllardır izliyor; son haftalardaki çekilme, 2022'de gördüklerini yeniden görünür kıldı. Eğirdir tektonik ve karstik bir göl; Türkiye'nin en büyük ikinci tatlı su kütlesi sayılıyor ve III. derece doğal sit alanı. Özhanlı'nın Hürriyet'e aktardığı tablo geniş: Geç Neolitikten Doğu Roma'nın son yüzyıllarına kadar seramik, mimari kalıntı ve yol ağı. Birçok kıyı yerleşiminin üst katmanı Osmanlı'ya uzanıyor; korunan eserler ve tahrir kayıtları, göl kıyısındaki yaşamın 1614 yılına kadar kesintisiz sürdüğünü gösteriyor. O yıl sular yükselince insanlar civar köylere taşınmış.12

Eğirdir Gölü kıyısı, Isparta
Eğirdir Gölü, Isparta ili. Göl seviyesi tarih boyunca dalgalanmış; çekilme dönemlerinde kıyı altındaki yerleşim izleri tekrar görünür oluyor. Fotoğraf: Wikimedia Commons / CC BY-SA (Nikon tarama).
Bu yazıda neler var?

Göl bugünkü kadar büyük değildi

Özhanlı, Tunç Çağı'nda, yani kabaca milattan önce 3000 ile 1200 arasında, gölün bugünkü sınırlarına ulaşmadığını söylüyor.2

Çevrede höyük tipi yerleşimler vardı; su geriledikçe bunların bir kısmı yeniden ortaya çıkıyor. Milattan önce 5000'e tarihlenen Kalkolitik malzeme de kayda geçmiş durumda. Limenia Adası, Britanyalı arkeolog Gertrude Bell'in 1907 yolculuğunda ziyaret ettiği, göl içindeki küçük ada; su çekilince artık karayla birleşmiş durumda. Önceki okumalar adayı çoğunlukla Doğu Roma dönemine bağlıyordu, yeni yüzey bulguları çevresinde daha eski katmanların da olduğunu gösteriyor. 2022'de su düştüğünde Özhanlı, Hoyran ve Suvat gibi noktalarda ev duvarları, antik yollar ve dev seramik küpler tanımlamıştı; Suvat'ın kuzeydoğusunda büyük küp mezarlar kayda geçmişti. 2026'daki çekilmede benzer urne tipi gömüler yeniden göründü: ölü, büyük bir küpün içine konmuş. Bazıları defineciler tarafından kazılmış; ekip yetişebildikleri örnekleri fotoğraflayıp koordinatlarını yazdı. Kısa süre sonra su yeniden yükseldi, sazlık hızla kapladı; bir kısım iz tekrar su altına indi.3

Eğirdir kıyısı arkeolojik katmanların zaman çizelgesi
Yüzey araştırmasında kayda geçen ana dönemler ve 1614'teki su yükselmesi. Tarihler Özhanlı'nın Hürriyet ve Anatolian Archaeology aktarımlarından. Grafik: kafa1milyon.com.

1974'ten bu yana tekrarlayan pencere

Yerel anlatılar 1974-1980 arasında da benzer çekilme olduğunu söylüyor.2

Arkeolojik alan suyun koruyucu örtüsünü kaybedince risk artıyor. Özhanlı, Hoyran çevresinde duvarların yıkıldığını, depo odalarının tahrip edildiğini, büyük küplerin kırıldığını ve taşların söküldüğünü aktarıyor. Resmi kazı değil yüzey belgelemesi yapılıyor; amaç, su tekrar yükselmeden önce haritalamak.3

Eğirdir Gölü'nün Isparta tektonik kıvrımı içindeki konumu
Eğirdir Gölü, Isparta tektonik kıvrımı içinde. Göl havzasının jeolojik yapısı su seviyesinin tarihsel dalgalanmasını etkiliyor. Harita: Volker Höhfeld / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0.

Ne kesin, ne değil

Kesin olan kısım somut: göl gerilediğinde çok katmanlı bir kıyı arkeolojisi görünür oluyor; Tunç Çağı urne mezarları, Roma yolları, Bizans seramikleri ve 1614'e kadar süren Osmanlı izleri aynı havzada üst üste. Kesin olmayan, her çıkan duvarın hangi yerleşime ait olduğu; henüz sistematik kazı yok, veri yüzey taraması ve yerel gözleme dayanıyor. Urne mezarların bir bölümü definecilik yüzünden kayboldu; kalanlar belgelendi ama su geri gelince erişim zorlaştı. Özhanlı'nın ekibi gölü düzenli izlemeye devam edecek; bir sonraki çekilme penceresinde Limenia ve Hoyran hattı yeniden taranacak, urne mezarların kaçının sağlam kaldığı ancak o zaman netleşir. Isparta'daki Eğirdir Gölü havzasında 2026 yazı çekilmesiyle görünür hale gelen Tunç Çağı urne mezarları, kıyı yerleşimlerinin 1614 yılına kadar kesintisiz sürdüğünü gösteren kayıtlarla birlikte belgelendi.1

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Özhanlı, M. (Ağustos 2026). Eğirdir Gölü yüzey araştırması değerlendirmesi. Hürriyet röportajı; Anatolian Archaeology aktarımı (24 Ağustos 2026). Geç Neolitikten Bizans ve Osmanlı'ya katmanlar; 1614 su yükselmesi; Tunç Çağı urne mezarları; definecilik tahribatı. hurriyet.com.tr.
  2. Arkeolojik Haber (2026). "Eğirdir Gölü çekildikçe binlerce yıllık yerleşimler gün yüzüne çıkıyor." Limenia Adası, Gertrude Bell 1907, MÖ 5000 Kalkolitik, 1974-1980 çekilme anıları. arkeolojikhaber.com.
  3. Anatolian Archaeology (2026). "Retreating Waters of Lake Eğirdir Expose Bronze Age Settlements and Jar Burials in Türkiye." Özhanlı röportajı; 2022 Suvat/Hoyran bulguları; büyük küp mezarlar; su geri yükselmesi. anatolianarchaeology.net.

Bu yazı arkeoloji haberidir; tıbbi veya hukuki tavsiye değildir. Yüzey bulguları resmi kazı raporu değildir; tarihler araştırmacı aktarımına dayanır.

Kategoriler ve Etiketler
Derin Geçmiş eğirdir gölü tunç çağı isparta urne mezarı arkeoloji limenia
Bu yazıyı paylaş
Elvan

Elvan

Derin Geçmiş'in sesi. Kazı raporlarını, makale dipnotlarını ve müze envanterlerini okuyup hikâyeye çeviriyor. Bir buluntuyu anlatırken kimin kazdığını da söylemeyi ilke sayar.