Bilim yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

2012'de Vermont ile Quebec sınırındaki Memphremagog Gölü'nde balıkçılar ve biyologlar, kahverengi yayın balıklarının derisinde kabarık siyah urlar görmeye başladı. 2014 ile 2017 arasında örneklenen yetişkin balıkların yüzde 23 ila 37'sinde bu urlar vardı ve doku incelemesi bunların melanom, yani pigment hücrelerinden çıkan bir deri kanseri olduğunu gösterdi. İlk şüphe suya yöneldi. 2011'de Irene fırtınasının getirdiği sel göle kirlilik taşımış olabilirdi ve göl 175 binden fazla kişinin içme suyunu sağlıyor.1

22 Temmuz 2026'da Nature'da yayımlanan genom analizi başka bir açıklama getirdi: farklı balıklardan alınan tümörler, içinde büyüdükleri balıktan çok birbirine benziyordu.1

Bu yazıda neler var?

Tümör hücresi balıktan balığa geçiyor

Vermont Üniversitesi'nden Emily Curd, Julie Dragon ve ekibi tümörlü 19 balığın urunu ve sağlam dokusunu, gölden 84 sağlıklı balıkla ve çevredeki göllerden toplanan balıklarla karşılaştırdı. Tümörlerin mitokondri DNA'sı, ev sahiplerinin hiçbirine benzemeyen ayrı bir dal oluşturdu. Çekirdek DNA'da yüz binlerce varyant tümörler arasında ortaktı ama hiçbir balığın kendi dokusunda yoktu. Sıradan kanserde durum tersidir: tümör sahibinin DNA'sını taşır, mutasyonlarının çoğu yalnızca ona aittir. Ekip karşılaştırma için insan melanomlarından rastgele 16'lık gruplar seçti; 100 denemenin hiçbirinde 16 tümörün hepsinde ortak tek bir mutasyon çıkmadı.1

Beyaz zemin üzerinde yandan çizilmiş, bıyıklı, koyu kahverengi bir yayın balığı
Kahverengi yayın balığı (Ameiurus nebulosus). Kuzey Amerika'nın doğusunda yaygın, su kalitesinin göstergesi sayılan bir tür; Memphremagog Gölü'ndeki melanom balıklarda bilinen ilk bulaşıcı kanser. Çizim: Duane Raver, ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi, kamu malı / Wikimedia Commons.

Bulaşıcı kanserde tümör bir kez, tek bir bireyde doğar. Sonra canlı hücreleri yeni bedenlere geçer ve orada bölünmeye devam eder. Arada virüs ya da bakteri gibi bir taşıyıcı yoktur; ekip de gölde yalnızca hasta balıklarda bulunan bir mikroorganizma bulamadı. Rahim ağzı kanserine yol açan HPV gibi virüsler de insandan insana geçer, ama orada bulaşan şey virüstür ve her hastanın tümörü kendi hücresinden çıkar.

Yayın balığı bu listeye giren dördüncü hayvan grubu. Öncekiler köpek, Tazmanya canavarı ve bir grup midye.

Bir köpekten kalan hücreler

Aralık 1875'te St. Petersburg'da veteriner hekim Mstislav Novinsky, bir köpeğin burnundaki tümörden aldığı parçaları başka köpeklerin derisine aşıladı. 1876'daki raporunda iki köpekte tümörün tuttuğunu yazdı.2 Köpeklerde çiftleşmeyle, ayrıca yalama, koklama ve ısırıkla geçen bu tümörün tek bir hücre soyu olduğu ise 2006'da kanıtlandı. Londra'daki bir ekip 5 kıtada 40 köpekten aldığı tümörlerin hepsinin ev sahibinden genetik olarak farklı olduğunu ve aynı kökten geldiğini gösterdi.3

2019'da Cambridge Üniversitesi'nden Elizabeth Murchison'ın ekibi 43 ülkeden toplanan 546 tümörün genlerini okudu. Soy, 4.000 ila 8.500 yıl önce, büyük olasılıkla Asya'da yaşamış tek bir köpekte başlamıştı. Bugün dünyada dolaşan tümörlerin ortak atası yaklaşık 1.900 yıl öncesine dayanıyor; dünyaya asıl yayılış son 500 yılda, büyük olasılıkla gemi yolculuklarıyla hızlandı.4

İstanbul'da kaldırımda yatan sarı bir sokak köpeği ve yanındaki yeşil tahta kulübede uyuyan ikinci bir köpek
İstanbul'da sokak köpekleri. Köpek tümörü, kısırlaştırılmamış ve sahipsiz köpeklerin kalabalık yaşadığı yerlerde daha sık görülüyor. Fotoğraf: Alexander Blecher, CC BY-SA 4.0 / Wikimedia Commons.

Türkiye'de bu tümör veteriner kliniklerinin iyi tanıdığı bir hastalık. Eskişehir'de 255 dişi köpekle yapılan bir tez çalışmasında 14 köpekte gözle görülen tümör vardı, yani yüzde 5,5. Sürüntü örneğinde tümör hücresi görülen köpek sayısı ise 44'tü ve bunların 30'unda dışarıdan fark edilen bir yara yoktu.5 Hastalık çoğu zaman öldürmüyor. İstanbul Üniversitesi'nde 2001'de üç ilaçlı kemoterapiyle tedavi edilen 23 dişi köpeğin hepsinde tümör kayboldu, 19'unda ortalama beş haftada.6

Tazmanya canavarında ısırıkla

Tazmanya canavarı, Avustralya'nın Tazmanya adasında yaşayan köpek büyüklüğünde etçil bir keseli. Onlardaki tümör yüzde ve ağızda büyüyor. Hayvanlar kavga ederken ve çiftleşirken birbirinin yüzünü ısırdıkça geçiyor ve neredeyse her zaman öldürüyor. İlk vaka 1996'da adanın kuzeydoğusunda görüldü, 2014'te güneydoğuda ikinci ve birbirinden bağımsız bir soy bulundu. 2023'te 119 tümörün genomunu inceleyen ekip birinci soyun 1982 ile 1989 arasında, ikincisinin 2009 ile 2012 arasında doğduğunu hesapladı. İkinci soy mutasyon biriktirmede yaklaşık üç kat hızlı.7

Yeşil bir bezin içinde tutulan Tazmanya canavarının yüzünde, gözünün altında kırmızı ve yaralı büyük bir tümör
Yüz tümörü taşıyan bir Tazmanya canavarı. Tümör hücreleri ısırıkla yaradan yaraya geçiyor; ilk soy 1996'da fark edildiğinde en az yedi yaşındaydı. Fotoğraf: Menna Jones, CC BY 2.5 / Wikimedia Commons.

2020'de 51 tümör genomuyla yapılan analize göre, hasta bir canavarın hastalığı bulaştırdığı ortalama hayvan sayısı 1990'ların sonunda 3,5 civarındaydı. Bugün bu sayı 1'e indi. Ekip bunu salgının adada yerleşik bir hastalığa dönüştüğü, türün yok olmasının artık beklenmediği yönünde yorumluyor.8

Denizde en az on ayrı soy

2015'te Columbia Üniversitesi'nden Michael Metzger ve Stephen Goff, Kuzey Amerika'nın doğu kıyısındaki kum midyelerinde görülen lösemi benzeri hastalığın da bulaşıcı bir hücre soyu olduğunu gösterdi.9 Ertesi yıl üç türde daha birbirinden bağımsız soylar buldular. İspanya kıyısında bir midye türünde dolaşan kanser hücreleri, aynı sularda yaşayan başka bir türden geliyordu; yani tümör tür sınırını da aşmıştı.10 Bugün çift kabuklularda en az on türde, en az on kez ayrı ayrı doğmuş soy biliniyor.1

Bilinen bulaşıcı kanser soylarının yaşını logaritmik eksende gösteren yatay çubuk grafik: köpek tümörü 4.000-8.500 yıl, Tazmanya canavarı soyları 37-44 ve 14-17 yıl, yayın balığı soyu en az 11 yıl
Köpek tümörü, bilinen en yaşlı soy; Tazmanya canavarındaki iki soy ise birkaç on yıllık. Yayın balığı soyunun yalnızca 2015'ten eski olduğu biliniyor. Veri: Baez-Ortega ve ark. 2019, Stammnitz ve ark. 2023, Curd ve ark. 2026.

İnsanda bilinen vakalar

İnsanlarda toplumda kendi başına dolaşan bir kanser soyu hiç bulunmadı. Bağışıklık sistemi başkasına ait hücreyi yabancı diye tanıyıp yok ediyor; bulaşma bu engelin aşıldığı çok seyrek durumlarda, örneğin anneden bebeğe görülüyor.

2021'de Japonya Ulusal Kanser Merkezi'nden Ayumu Arakawa ve ekibi, rutin genetik taramada 23 aylık ve 6 yaşındaki iki erkek çocukta akciğer kanseri buldu. Tümörlerde Y kromozomu yoktu ve annelerin rahim ağzı tümörüyle aynı mutasyonları, aynı HPV genomunu taşıyordu. Tümörler yalnızca bronşlar boyunca dizilmişti. Ekip, bebeklerin normal doğum sırasında tümör hücresi taşıyan sıvıyı soluduğu sonucuna vardı ve rahim ağzı kanseri olan annelere sezaryen önerdi. Birinci çocukta bazı tümörler kendiliğinden geriledi, kalanlar bağışıklık ilacı nivolumabla belirgin biçimde küçüldü.11

Göldeki soy hakkında bilinmeyen çok. Tümörün balıktan balığa nasıl geçtiği, bağışıklık sistemini nasıl atlattığı ve başka göllerde olup olmadığı henüz araştırılıyor. Massachusetts'te bir araştırmacı 1925'te bir göletteki yayın balıklarında siyah urlar görmüş, tümör hücresiyle temas ettirdiği sağlıklı balıklarda küçük urlar elde etmişti. O salgının bugünkü soyla aynı olup olmadığını kimse bilmiyor; mitokondri ağacı Memphremagog soyunun yalnızca 2015'ten önce başladığını kesinleştiriyor.1

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Curd EE, Hart SFM, Lubkowitz J, Tracy KM ve ark., Dragon JA. Brown bullhead catfish melanoma represents a novel transmissible cancer. Nature 657, 2026: 245-251. DOI: 10.1038/s41586-026-10828-6. ↩
  2. Novinsky MA. Zur Frage über die Impfung der krebsigen Geschwülste. Centralblatt für die medicinischen Wissenschaften 14, 1876: 790-791. ↩
  3. Murgia C, Pritchard JK, Kim SY, Fassati A, Weiss RA. Clonal Origin and Evolution of a Transmissible Cancer. Cell 126(3), 2006: 477-487. DOI: 10.1016/j.cell.2006.05.051. ↩
  4. Baez-Ortega A, Gori K, Strakova A ve ark., Murchison EP. Somatic evolution and global expansion of an ancient transmissible cancer lineage. Science 365(6452), 2019: eaau9923. DOI: 10.1126/science.aau9923. ↩
  5. Çine T. Köpeklerde sitolojik muayene ile transmissible veneral tümör insidansının araştırılması. Tez, Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2018. ↩
  6. Konuk CS, Gürbulak K, Kılıçarslan MR, Gürel A, Şenünver A. Dişi köpeklerde bulaşıcı veneral tümörlerin (TVT) üçlü kombinasyon kemoterapi ile tedavisi. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi 27(1), 2001: 139-149. ↩
  7. Stammnitz MR, Gori K, Kwon YM ve ark., Murchison EP. The evolution of two transmissible cancers in Tasmanian devils. Science 380(6642), 2023: 283-293. DOI: 10.1126/science.abq6453. ↩
  8. Patton AH, Lawrance MF, Margres MJ ve ark., Storfer A. A transmissible cancer shifts from emergence to endemism in Tasmanian devils. Science 370(6522), 2020: eabb9772. DOI: 10.1126/science.abb9772. ↩
  9. Metzger MJ, Reinisch C, Sherry J, Goff SP. Horizontal Transmission of Clonal Cancer Cells Causes Leukemia in Soft-Shell Clams. Cell 161(2), 2015: 255-263. DOI: 10.1016/j.cell.2015.02.042. ↩
  10. Metzger MJ, Villalba A, Carballal MJ ve ark., Goff SP. Widespread transmission of independent cancer lineages within multiple bivalve species. Nature 534, 2016: 705-709. DOI: 10.1038/nature18599. ↩
  11. Arakawa A, Ichikawa H, Kubo T ve ark., Ogawa C. Vaginal Transmission of Cancer from Mothers with Cervical Cancer to Infants. New England Journal of Medicine 384(1), 2021: 42-50. DOI: 10.1056/NEJMoa2030391. ↩

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi ya da veteriner tavsiyesi değildir. Köpeğinin genital bölgesinde kanlı akıntı ya da ur fark edersen bir veteriner hekime göster. Kapak: Tazmanya'nın Taranna bölgesinde bir Tazmanya canavarı. Fotoğraf: JJ Harrison, CC BY-SA 3.0 / Wikimedia Commons.

Kategoriler ve Etiketler
Bilim kanser bulaşıcı kanser köpek tazmanya canavarı genetik biyoloji
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.