Singapur'daki Duke-NUS Tıp Fakültesi'nden Harry Park ve Jacques Behmoaras'ın ekibi, 21 Ağustos 2026'da Nature Communications'ta yayımlanan çalışmada 19 ile 97 yaş arasındaki 1.828 sağlıklı insanın kanından alınmış 3,8 milyon bağışıklık hücresini yaşa göre sıraladı.1 Her hücrede binlerce genin ne kadar çalıştığına baktılar. Yaşla gelen değişim yıllara eşit dağılmıyordu. Değişen genlerin sayısı 40 yaş civarında bir kez, 60'tan sonra bir kez daha sıçrıyordu.
İki sıçramada başı çeken hücreler farklı. Kadınlarla erkekler de aynı takvimi izlemiyor.
- 1.828 kişinin kanında yaşlanmanın hangi iki dönemde hızlandığı ve bu sonucun nasıl sınandığı.
- 40 yaş civarındaki ilk sıçramayla 60 sonrasındaki ikincisinde hangi bağışıklık hücrelerinin öne çıktığı.
- Kadınların hücrelerinde ömür boyu süren, erkeklerde 60'tan sonra duraklayan değişim.
- Bu dönemlerin grip aşısına verilen yanıtla nasıl bağlandığı ve çalışmanın henüz cevaplayamadığı soru.
Dört veri seti, iki sıçrama
Ekip yeni kan toplamadı. Avustralya'daki OneK1K kohortunu, Asya'da sekiz etnik grubu kapsayan Asian Immune Diversity Atlas'ı ve iki küçük çalışmanın açık verisini birleştirdi. Elde 1.021 kadın ve 807 erkek vardı; katılımcıların yüzde 34,8'i Asyalıydı.1 İncelenen hücreler kanın lenfosit ve monositlerden oluşan bölümü: T ve B lenfositleri, doğal öldürücü (NK) hücreler ve monositler.
Yöntem kayan bir pencereye dayanıyor. Her yaşta, biraz daha genç olanlarla biraz daha yaşlı olanlar karşılaştırıldı ve iki grup arasında ifadesi anlamlı biçimde farklılaşan hücre-gen çiftleri sayıldı. Test edilen 7.014 çiftin 6.322'si hayatın bir noktasında yaşla değişti. Sayının tepe yaptığı iki yer belirdi, biri 40 civarında, öteki 60'ın ötesinde. Pencere genişliği ve istatistik eşiği değiştirildiğinde tepeler yerinde kaldı. Yaşlar rastgele karıştırıldığında kayboldular.1
Veri setleri tek başına incelendiğinde her biri tepelerden yalnızca birini gösteriyordu. İkisini birden görmek için bütün yaş aralığını kapsayan birleşik veri gerekti.
Bu iki dönem ilk kez görülmüyor. Stanford'da Michael Snyder'ın ekibi 2024'te Kaliforniya'da yaşayan 25-75 yaş arası 108 kişiyi ortanca 1,7 yıl izlemiş, kandaki moleküllerin en çok 44 ve 60 yaş civarında altüst olduğunu bildirmişti. Bağışıklık düzenlemesiyle ilgili değişimler 60'taki dalgada yoğunlaşıyordu.2 Jackson Laboratuvarı'ndan Eladio Márquez ve ekibi de 2020'de 172 kişinin bağışıklık hücrelerinde DNA'nın hangi bölgelerinin açık kaldığına bakmış, ilk kırılmayı kadınlarda 38-41, erkeklerde 40-42 yaşları arasında bulmuştu.3
Önce yardımcılar, sonra öldürücüler
İlk sıçramayı CD4 T hücreleri sürüklüyor. Bu hücreler bağışıklık yanıtını yöneten yardımcılardır: B hücresine antikor üretmesi, öteki hücrelere saldırması için sinyal verirler. İkinci sıçramada öne çıkan CD8 T hücreleri ise virüs bulaşmış ya da bozulmuş hücreyi bulup öldürüyor.1
Yaşla değişen çiftlerin 4.137'si CD4 T hücrelerindeydi. CD8 T hücrelerinde bu sayı 1.203'te, monositlerde 201'de kaldı. Hücre oranlarında da bilinen tablo çıktı. Hiçbir mikropla karşılaşmamış, yeni bir tehdide hazır bekleyen naif CD8 T hücreleri yaşla azalıyordu; bağırsak ve akciğer yüzeylerini koruyan MAIT hücreleri de öyle.
Bütün hücre tiplerinde ortak bir gidiş de var. Ribozom proteinlerinin ve protein üretimini başlatan etkenlerin genleri yaşla birlikte azalıyor. Yazarlar bunu, hücrenin protein üretme ve bozuk proteini ayıklama kapasitesinin zayıflaması olarak yorumluyor; yaşlanma biyolojisinde bu tabloya proteostaz kaybı deniyor.1 Hangisinin önce geldiği belli değil. Protein dengesinin bozulması bağışıklık hücrelerini sürekli tetikte tutuyor olabilir, süregiden düşük dereceli iltihap da protein dengesini bozuyor olabilir. Yazarlar iki ihtimali de açık tutuyor.
Kadınla erkek aynı takvimi izlemiyor
Kadınlarda iki tepe de erkeklerden yüksek çıktı. En belirgin ayrışma CD8 T hücrelerinde görülüyor. Hücre öldürmede kullanılan granzim ve granülizin gibi proteinlerin genleri kadınlarda hayat boyu artmayı sürdürüyor. Erkeklerde aynı genler erken yaşta yükseliyor ve 60'tan sonra yerinde sayıyor.1
Yazarlar kadınlardaki bu süreklilikte iki yön görüyor. Tetikte kalan CD8 hücreleri, yaşlı kadınlarda aşıya ve enfeksiyona verilen daha güçlü yanıtla ilişkili olabilir. Aynı hareketlilik, kadınlarda çok daha sık görülen otoimmün hastalıkların zeminini de hazırlayabilir. İkisi de bu çalışmada ölçülmedi, makalede olasılık olarak geçiyor. Kadınlarda hayatın ilerleyen döneminde demir depolayan ferritin proteininin genleri de artıyor. Ekip bu zamanlamanın, menopozdan sonra vücutta demirin artmasıyla örtüştüğünü yazıyor.
Erkeklerde CD4 T hücrelerinin enerji üretimiyle ilgili genleri erken yaşlarda inip çıkıyor. Ekip bu dalgalanmayı 11. kromozomdaki bir bölgeye kadar izledi. Oradaki SSH3 geninin üzerindeki kimyasal işaretler, yani metil grupları, yaşla birlikte yalnızca erkeklerde azalıyor. Márquez'in 2020 çalışması da ikinci kırılmanın erkeklerde 62-64, kadınlarda 66-71 yaşlarında geldiğini ve erkeklerde daha sert olduğunu göstermişti.3
Singapurlu ekip bu verilerden, kandaki hücrelere bakarak yaş tahmin eden yapay sinir ağları da eğitti. Kadın ve erkek için ayrı kurulan modeller, iki cinsiyeti birlikte öğrenen modelden daha isabetli tahmin yaptı.1
Aynı insanı yıllarca izlemek gerekiyor
Çalışmanın en büyük sınırı tasarımında. 1.828 kişinin her biri bir kez ölçüldü; 40 yaşındakiyle 60 yaşındaki farklı insanlar. Tek bir insanın bağışıklığı gerçekten 40'ta sıçrıyor mu, yoksa sıçrama nüfus ortalamasının görüntüsü mü, bunu ancak aynı kişileri on yıllarca izleyen çalışmalar gösterebilir. Yazarlar bunu sınırların başına koyuyor. Ölçüm yalnızca kandaki hücrelere dayanıyor, dokular hesaba girmedi. Yaş tahmin eden modeller de hastalık ya da ölüm riskiyle sınanmadı.1
İşlevle ilgili bir ipucu Seattle'daki Allen Enstitüsü'nden geldi. Ekip 25-35 yaşındaki 49 kişiyle 55-65 yaşındaki 47 kişiyi iki yıl boyunca izledi ve her yıl grip aşısı yaptı. Yaşlı gruptaki bellek T hücreleri, kanda genel bir iltihap artışı olmadan, alerjik yanıtlarda görülen TH2 adlı programa kaymıştı. Bu kayma, aşıdan sonra B hücrelerinin ürettiği antikorun niteliğini düşürüyordu.4 Çalışma 29 Ekim 2025'te Nature'da yayımlandı ve bilerek 55-65 aralığına, yani geçiş dönemine odaklanmıştı.
Türkiye'de bu eşiklerin ikincisini geride bırakmış nüfus hızla büyüyor. TÜİK'in İstatistiklerle Yaşlılar 2025 yayınına göre 65 yaş ve üstündekiler 2025'te 9 milyon 583 bin kişiydi. Bu sayı 2020'dekinden yüzde 20,5 fazla ve toplam nüfusun yüzde 11,1'ine denk geliyor.5
Dipnotlar ve Kaynaklar
- H. Park, N. Le Bert, A. Bertoletti, N. Tolwinski, J. Gruber ve J. Behmoaras, "Sex-specific trajectories of nonlinear immune aging at single-cell level", Nature Communications, 21 Ağustos 2026. doi.org/10.1038/s41467-026-76737-4 ↩
- X. Shen, C. Wang, X. Zhou ve ark., M. P. Snyder, "Nonlinear dynamics of multi-omics profiles during human aging", Nature Aging, 2024; 4: 1619-1634. doi.org/10.1038/s43587-024-00692-2 ↩
- E. J. Márquez, C. Chung, R. Marches ve ark., "Sexual-dimorphism in human immune system aging", Nature Communications, 2020; 11: 751. doi.org/10.1038/s41467-020-14396-9 ↩
- Q. Gong, M. Sharma, M. C. Glass ve ark., "Multi-omic profiling reveals age-related immune dynamics in healthy adults", Nature, 2025; 648: 696-706. doi.org/10.1038/s41586-025-09686-5 ↩
- Türkiye İstatistik Kurumu, İstatistiklerle Yaşlılar, 2025, Yayın no. 4832, Ankara. veriportali.tuik.gov.tr ↩
Bu yazı bilgi amaçlıdır; tanı ya da tedavi tavsiyesi değildir. Aşı ve sağlık kararlarını hekiminle konuş. Kapak görseli: NIAID, renklendirilmiş taramalı elektron mikroskobu görüntüsünde bir insan T lenfositi, Wikimedia Commons, CC BY 2.0.


