Yeşil çay, ev yapımı bakım tariflerinin en popüler kahramanı. Demle, soğut, pamukla yüzüne uygula. Basit, ucuz, kokusu güzel. Bu tarifin ilginç yanı şu: arkasında gerçekten bilimsel çalışma var, ama o çalışmaları okuyunca elindeki fincanın ne olduğu ve ne olmadığı da netleşiyor.
- Yeşil çayın cilde sürülmesi, sekiz haftalık yarım yüz çalışmasında ölçülebilir bir sonuç verdi.
- Aynı çayı içmek ile yüze sürmek arasındaki fark, meta analizde bariz biçimde ortaya çıktı.
- Demlikten çıkan sıvının çalışmalardaki dozla ilişkisi ne? Burada dürüst olmak zorundayız.
- Buzdolabında iki günden fazla bekleyen tonikle ilgili kimsenin söylemediği bir sorun var.
Bilimin yeşil çayla ilgili söylediği şey
Yeşil çayın en çok konuşulan bileşeni EGCG adıyla kısaltılan bir polifenol. Sivilce üzerine yapılan sekiz haftalık randomize, yarım yüz çalışmasında EGCG uygulanan taraf anlamlı biçimde düzeldi ve iyi tolere edildi.1 Laboratuvar tarafında molekülün ne yaptığı da incelendi: yağ üreten hücrelerdeki bir sinyal yolunu değiştirerek sebum üretimini azalttı, iltihap yollarını baskıladı, sivilce bakterisinin canlılığını düşürdü.
Daha geniş resim için beş randomize çalışmayı bir araya getiren derlemeye bakalım. Sonuç net bir ayrım gösteriyor: yeşil çay özünü cilde sürmek iltihaplı sivilce sayısını anlamlı biçimde azalttı; aynı özü ağızdan almak neredeyse hiçbir fark yaratmadı.2 Yani "cildim için yeşil çay içiyorum" cümlesi, kulağa iyi gelmesine rağmen literatürde karşılığı zayıf olan bir cümle.
Tarif ve doğru kullanım
Bir bardak suya bir poşet ya da bir tatlı kaşığı yeşil çay. Kaynamış suyu bir iki dakika dinlendirip döksen daha iyi; kaynar su çayı acılaştırır. Üç dört dakika demle, süz, oda sıcaklığına gelene kadar bekle. Temiz bir pamukla yüzüne uygula ya da küçük bir sprey şişesine doldur.
En iyi kullandığı yer şu: güneşten yeni dönmüş, sıcaktan kızarmış cilt. Soğuk uygulama yüzeydeki sıcaklık hissini alır, o an gerçekten rahatlatır. Tıraş ya da epilasyon sonrası da aynı işi görür. Kalanını buzdolabında sakla ve iki, en fazla üç gün içinde bitir.
Süre meselesini ciddiye al. İçinde koruyucu olmayan, suyla hazırlanmış her karışım bakteri ve maya için besiyeridir. Sıcak bir ağustos gününde tezgahta bekleyen bir şişe tonik, cildine iyilik değil sorun taşır. Kokusu ya da rengi değiştiyse dökeceksin. Sprey şişesini de her seferinde temiz kullan, ağzını yüzüne değdirme.
Şimdi dürüst kısım: doz
Çalışmalarda kullanılan şey standardize edilmiş, derişimi ölçülmüş bir öz; formüllerde yüzde 1 ile 6 arasında değişen oranlarda EGCG kullanıldı. Senin demlediğin çay ise seyreltik bir sulu çözelti. Ne kadar EGCG içerdiğini bilmiyorsun, çayın türüne, demleme süresine ve suyun sıcaklığına göre değişir. Üstelik EGCG kararsız bir moleküldür; ışıkta, sıcakta ve havayla temasta bozunur. Yani şişedeki sıvı bekledikçe elindeki şey daha da azalır.
Bunun anlamı tarifi çöpe atmak değil; beklentiyi doğru yere koymak. Demlediğin yeşil çay serinletici ve nazik bir tonik olarak iyi iş görür. Sivilcede kanıtlanmış sonucu almak istiyorsan çayı değil, içeriğinde standardize yeşil çay özü (etiketlerde Camellia sinensis leaf extract ya da EGCG olarak geçer) bulunan bir ürünü aramak gerekir. Ev tarifinin işi "destek", tedavinin yerine geçmek değil.
Bir de şu var: çay posasını atma
Süzdüğün ıslak çay yapraklarını küçük bir tülbente sarıp soğutup göz altına koymak, sabah şişkinliğinde işe yarar. Ama bunun sebebi antioksidan değil, soğuk. Soğuk uygulama yüzeydeki damarları geçici olarak daraltır, ödemi azaltır. Aynı işi buzdolabında bekletilmiş iki çelik kaşık da yapar. Yeşil çayı özel kılan tarafı bu değil; bunu bilerek yapmak, işe yaramayan bir şeye bel bağlamaktan iyidir.
Kaçınacağın karışımlar da var. Yeşil çayı limon suyuyla ya da karbonatla karıştıran tarifler cildin doğal asit dengesini bozar; sağlıklı ciltte yüzeyin pH'ı ortalama 5'in altındadır ve bu asit bariyeri hem mikroplara karşı hem nem tutmak için gereklidir.3 Limon üstüne güneş girdiğinde kalıcı leke bırakabilecek bir reaksiyon da mümkün. Tonik sade kalsın.
Yeşil çayın cilde faydası gerçek; ama o fayda demliğinde değil, ölçülmüş dozda yaşıyor. bu yazının tek cümlelik özeti
Yarın sabah kahvaltıda demlediğin çayın biraz fazlasını yap, soğut, buzdolabına koy. Akşam güneşten döndüğünde yüzüne uygula. Bu ucuz, nazik ve keyifli bir alışkanlık. Sadece ondan kırışık silmesini ya da sivilceyi bitirmesini bekleme; o iş için ölçülmüş doz gerekiyor.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Yoon, J.Y. ve ark. (2013). "Epigallocatechin-3-gallate improves acne in humans by modulating intracellular molecular targets and inhibiting P. acnes", Journal of Investigative Dermatology 133(2): 429-440. Sekiz haftalık randomize yarım yüz klinik çalışması; sebum üretiminde AMPK-SREBP-1 yolu üzerinden azalma. ↩
- Kim, S. ve ark. (2021). "The effects of green tea on acne vulgaris: A systematic review and meta-analysis of randomized clinical trials", Phytotherapy Research. Beş randomize çalışmanın birleştirildiği analiz; ciltten uygulamada iltihaplı lezyonlarda anlamlı azalma, ağızdan alımda etkinin sınırlı kalması. ↩
- Lambers, H. ve ark. (2006). "Natural skin surface pH is on average below 5, which is beneficial for its resident flora", International Journal of Cosmetic Science 28(5): 359-370. Cilt yüzeyinin asit dengesi ve bariyer işlevi. ↩
Bu yazı bilgi ve merak içindir; kozmetik, tıbbi ya da beslenme tavsiyesi değildir. Cildinde ya da sağlığında bir sorun varsa hekimine danış.


