1 Kasım 2024'te, ABD başkanlık seçimine dört gün kala, Amsterdam Üniversitesi'nden psikolog Lucas Molleman'ın ekibi 750 Amerikalıya ekranda kayan bir yıldız gösterdi. Yıldız 100 karelik bir sıranın üstünden geçiyor, yolda karelerden birini ötekilerden daha parlak yakıyordu. Kural tekti: en parlak kareyi seç. Karelerin altında ise sağa doğru büyüyen sayılar yazıyordu ve sağa kaydıkça kazanılan para artıyordu.1

Kuralı kimse denetlemiyordu. Ekip, başkasının seçimini görmenin insanın kendi seçimini ne kadar oynattığını ölçtü.

Bu yazıda neler var?

Ekrandaki yıldız ve sağdaki para

Çalışma 21 Ekim 2026'da Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlandı. Molleman'ın yanında Karlijn Hoyer, Gerben van Kleef, Christin Scholz ve Jan Hausfeld imzası var. Hipotezler ve analiz planı veri toplanmadan önce kayda geçirilmişti. Katılımcılar Prolific adlı çevrim içi araştırma platformundan geldi; 371'i kendini Cumhuriyetçi, 379'u Demokrat olarak tanımladı.1

Her turda katılımcı önce kendi seçimini yaptı. Sonra daha önce aynı görevi yapmış gerçek bir kişinin seçimini ve o kişinin partisini gördü, ardından isterse seçimini değiştirdi. Gösterilen seçim üç türdendi. Kurala uyan kişi parlak karenin yanını seçmişti. Küçük ihlal yapan, parlak kareyle en sağdaki kare arasındaki yolun üçte birine gitmişti. Büyük ihlal yapan doğrudan 100. kareyi seçmişti. Herkes altı turda üç türü de iki partiden birer kez gördü. Parlak karenin komşuları da hafifçe yandığı için küçük bir sapma kolayca göze batmıyordu. Görev yaklaşık 8 dakika sürdü, katılımcılar ortalama 1,70 sterlin kazandı.1

Kimseyi görmeden yapılan ilk seçimlerde bile kural sağlam değildi. Bu seçimlerin yüzde 22,7'si doğrudan en kârlı kareye gitti.1

Kötü örnek daha güçlü çekti

Kurala uygun kareyi 0, en sağdaki kareyi 100 kabul edersen tablo şöyle: kurala uyan birini gören katılımcılar seçimini ortalama 1,3 puan sola çekti, yani neredeyse hiç oynamadı. Büyük ihlal görenler 14,8 puan sağa kaydı. Küçük ihlal görenlerde kayma 5,2 puandı. Bu, büyük ihlalin etkisinin üçte biri kadar ve ortalamada gördükleri ihlalin ötesine geçmiyor.1

Kurala uyan, küçük ihlal ve büyük ihlal görenlerin ikinci seçimindeki ortalama kaymayı ve denemelerdeki güncelleme biçimlerini gösteren iki bölmeli çubuk grafik
Kurala uyan örnek seçimleri neredeyse hiç oynatmadı, büyük ihlal en çok oynattı. Sağda denemelerin dağılımı: çoğunda kimse fikrini değiştirmedi. Grafik: kafa1milyon, veri: Molleman ve ark., Proceedings B, 2026.

Ekip bir de parti beklentisiyle girmişti. Kendi partisinden birinin kurala uyduğunu görmenin daha ikna edici olacağını, iyi örneğin yakından gelince ağırlık kazanacağını tahmin ediyordu. Veriler bunu doğrulamadı. Aynı partiden gelen kurala uyma örneği karşı partiden geleninkinden fazla etki etmedi; aynı partiden gelen büyük ihlal ise öbür partidekinden belirgin biçimde daha çok kaydırdı. Science News'in aktardığına göre en kârlı kareyi seçme oranı ilk seçimlerde yüzde 23 civarındaydı ve kendi partisinden birinin en kârlı kareyi seçtiğini görenlerde yüzde 40'a yaklaştı.2 Yazarlar kuralın siyasetle hiçbir ilgisi olmadığını, bu yüzden parti kimliğinin etkisinin sınırlı kalmış olabileceğini de not ediyor.1

Bilim · Psikoloji yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

Gördüğünü aşan azınlık

Ortalamalar bireyleri saklıyor. Denemelerin yüzde 58'inde katılımcı seçimini hiç değiştirmedi. Yaklaşık dörtte birinde kendi seçimiyle gördüğü seçimin arasına bir yere kaydı. Gördüğünü birebir kopyalama yüzde 11 ile 22 arasında kaldı ve en çok büyük ihlal görüldüğünde ortaya çıktı. Denemelerin yüzde 4,4'ünde ise katılımcı gördüğü küçük ihlalin de ötesine geçti. Bunu yapanlar toplam 33 kişiydi.1

Kişiler arasındaki fark da büyük. Katılımcıların yaklaşık yüzde 31'i altı turun hiçbirinde ilk seçimini değiştirmedi. Yüzde 22 ile 24'ü ne görürse görsün kurala uydu, yüzde 18 ile 23'ü her turda kuralı bozdu.1

Rakamlarla
750
1 Kasım 2024'te deneye katılan Amerikalı sayısı; 371'i Cumhuriyetçi, 379'u Demokrat.Molleman ve ark., Proceedings B, 2026
%22,7
Kimsenin seçimi görülmeden yapılan ilk seçimlerde doğrudan en kârlı kareye gidenlerin oranı.Molleman ve ark., Proceedings B, 2026
+14,8 / −1,3
100 puanlık ölçekte büyük ihlal ve kurala uyan örnek görüldükten sonra seçimdeki ortalama kayma.Molleman ve ark., Proceedings B, 2026
%4,4
Katılımcının gördüğü küçük ihlali de aştığı denemelerin oranı; toplam 33 kişi.Molleman ve ark., Proceedings B, 2026

Bu azınlığın gruba ne yapabileceğini görmek için ekip 100 sanal kişilik bir simülasyon kurdu. Her adımda rastgele seçilen biri rastgele başka birinin seçimini görüp kendi seçimini güncelliyor. Deneyde ölçülen ortalama tepkiler girildiğinde kural bozma düşük düzeyden orta düzeye çıktı. Yüzde 4,4 olasılıkla ihlali aşma eklenince grup zamanla topluca kural bozmaya kaydı. Deneydeki oranlarda koşulsuz kurala uyanlar ve koşulsuz bozanlar da eklenince grup orta bir düzeyde dengede kaldı.1 Simülasyonda topluca bozulmayı durduran, ne görürse görsün kurala uyan bu beşte birlik kesimdi.

Groningen'deki zarf

Benzer bir etki 2008'de sokakta ölçülmüştü. Groningen Üniversitesi'nden Kees Keizer, Siegwart Lindenberg ve Linda Steg, kırık camlar kuramı olarak bilinen fikri altı saha deneyiyle sınadı ve sonuçları Science dergisinde yayımladı. Bir alışveriş sokağında bisikletlerin gidonuna el ilanı takıldı. Duvarlar temizken ilanı yere atan ya da başka bir bisiklete asan yüzde 33'tü, duvarlar grafitiyle kaplıyken yüzde 69. Bir otoparkın girişi geçici bir çitle kapatıldı ve 50 santimlik bir aralık bırakıldı; yanındaki tabelalar hem aralıktan geçmeyi hem çite bisiklet bağlamayı yasaklıyordu. Çite dört bisiklet bağlıyken aralıktan geçen yüzde 82'ydi, bisikletler bağlı değilken yüzde 27.3

Groningen saha deneylerinde düzenli ve kuralın çiğnendiği ortamda el ilanını yere atanların, çit aralığından geçenlerin ve zarfı alanların oranlarını karşılaştıran çubuk grafik
Üç deneyin üçünde de başka bir kuralın çiğnendiğini gören insanlar kendi önündeki kuralı daha sık çiğnedi. Grafik: kafa1milyon, veri: Keizer, Lindenberg ve Steg, Science, 2008.

En çarpıcı deney bir posta kutusundaydı. Kutunun ağzından, içinde 5 avroluk banknot görünen bir zarf sarkıtıldı. Kutu ve çevresi temizken zarfı alan ya da açan yüzde 13'tü. Kutunun üstü grafitiyle kaplanınca oran yüzde 27'ye, kutunun çevresine çöp saçılınca yüzde 25'e çıktı.3

Groningen'de insanlar başka bir kuralın çiğnendiğini görüp kendi önündeki kuralı çiğnedi. Molleman'ın deneyi aynı kuralın ne kadar çiğnendiğini ölçtü ve tırmanmayı da sayıya döktü.

Deneyin göstermedikleri

Pennsylvania Üniversitesi'nden davranışsal iktisatçı Eugen Dimant, Science News'e çalışmanın sonuçsuz bir ortamda insanların nasıl davrandığını iyi gösterdiğini ama dünyanın böyle işlemediğini söyledi. Ona göre kalabalıkların nasıl kontrolden çıktığını anlamak için ceza ve toplumsal normlar gibi baskıları da hesaba katmak gerekiyor.2

Konya'da kırmızı ışıkta bekleyen bir aracın ön camından görülen yaya geçidi ve boş cadde
Makale kendi görevini hız sınırı ve vergi beyanı gibi derece derece çiğnenebilen, çoğu zaman kimsenin denetlemediği kurallara benzetiyor. Konya, 2014. Fotoğraf: Perencal, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Yazarlar da sınırları açıkça yazıyor. Kural keyfiydi ve denetlenmiyordu. Kimsenin seçimi bir başkasının kazancını etkilemiyordu, katılımcılar anonimdi ve her tepki tek seferlikti. Simülasyon bu tek seferlik tepkilerin tekrar tekrar uygulandığını varsayıyor. Deney toplumdaki kural bozma oranını tahmin etmek için tasarlanmadı. Örneklem ABD'de yaşayan, ana dili İngilizce olan ve iki partiden birine bağlı yetişkinlerden oluşuyor; sonuçların Türkiye'ye birebir taşınıp taşınmadığı bilinmiyor.1

Ekip, tırmanmanın zarar verdiği yerlerde küçük ihlallerin erken ele alınmasının yayılmayı önleyebileceğini yazıyor. Her küçük sapmanın bastırılmasını ise önermiyor, çünkü sınırları zorlamak çocuklukta kuralı benimsemeye ve yeni yollar denemeye de yarayabiliyor.1 Onaylamamanın ya da cezanın eklendiği bir sürüm henüz yayımlanmadı; bugüne kadarki tek ölçüm, seçimden dört gün önce 750 kişiyle yapılan bu 8 dakikalık görev.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Molleman, L., Hoyer, K., van Kleef, G. A., Scholz, C. ve Hausfeld, J. (2026). "Contagion and escalation of rule violations". Proceedings of the Royal Society B, 293(2081), 20261940. doi:10.1098/rspb.2026.1940 ↩
  2. Gupta, S. (2026, 20 Ekim). "Rule breaking by just a few people can be contagious". Science News. sciencenews.org ↩
  3. Keizer, K., Lindenberg, S. ve Steg, L. (2008). "The spreading of disorder". Science, 322(5908), 1681–1685. doi:10.1126/science.1161405 ↩

Kapak: "Graffiti in Istanbul 23", Mostafameraji, Wikimedia Commons, CC BY 3.0. Grafikler: kafa1milyon.com, veri: Molleman ve ark., Proceedings B, 2026; Keizer, Lindenberg ve Steg, Science, 2008.

Kategoriler ve Etiketler
Psikoloji sosyal etki kurallar davranış deney sosyal psikoloji kırık camlar
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.