Kaliforniya'nın kuzey kıyısındaki Garcia River Forest'ta, ağaçların arasına kurulan hava istasyonu 2022 ve 2024 yazlarında 40 derecenin üstünü kaydetti. Bu ormanın yıllık sıcaklık ortalaması 15 derece.1
California Üniversitesi Davis'ten (UC Davis) doktora öğrencisi Lily Klinek ve ekibi, aynı yıllarda buradaki kıyı sekoyalarının yapraklarını ayda bir iki kez ölçtü. 22 Eylül 2026'da JGR Biogeosciences dergisinde yayımlanan makaleye göre sıcak günlerde yapraklar çevredeki havadan 10 dereceye kadar daha sıcak oluyor, fotosentez de 30 derecenin üstünde belirgin biçimde geriliyor.1
- Sıcak bir günde bir sekoya yaprağının havadan ne kadar fazla ısınabildiğini yazdık.
- Araştırmacıların ölçümden önce yaprakları neden alüminyum folyoya sardığını anlattık.
- Laboratuvarda suyu bol olan dalların bile sıcakta neden zorlandığını izledik.
- Azalan sisin bu tabloya nasıl eklendiğini ve hâlâ neyin bilinmediğini ayırdık.
Yaprak havadan 10 derece sıcak
Önce adı düzeltelim. Ağacın İngilizce adı redwood olduğu için Türkçeye zaman zaman "kızılçam" diye çevriliyor. Toroslar'daki kızılçam (Pinus brutia) ise çamgillerden ayrı bir ağaç. Bu yazının konusu servigiller ailesinden kıyı sekoyası, yani Sequoia sempervirens. Yaşlı sekoya ormanları, hektar başına toprak üstünde tuttukları karbonda başka her orman tipinin iki katından fazlasına ulaşıyor.1
Ekip Temmuz 2022 ile Ekim 2024 arasında üç genç ağacı izledi. Boyları 15 ile 30 metre arasındaydı. Ölçülen dallar gövdenin ilk 5 metresinde, yani tepedeki kadar güneş almayan alt kattaydı. Avuç içi büyüklüğünde bir cihaz yaprağa kıskaç gibi takılıyor, aynı anda yaprağın ve havanın sıcaklığını okuyordu. İki yılın sonunda elde 1.527 yaprak ölçümü vardı.1
Ortalamada yaprak havadan yalnızca yarım derece sıcaktı. Sabahları havayla aynı sıcaklıkta, hatta biraz serin kalıyor, öğle saatlerinde ısınıyor, akşamüstü yeniden soğuyordu. Yaz sonuna doğru tablo değişti. Hava ısındıkça yaprak havadan daha hızlı ısındı ve en sıcak anlarda arada 10 derece açıldı.1
Yaprak, yüzeyindeki küçük gözeneklerden su buharı salarak serinler. Bu, terin cildi serinletmesine benzer. Toprak kuruduğunda bitki suyunu korumak için gözeneklerini kısar, serinleme de azalır. Klinek'e göre arada açılan bu fark, yaprakların artık kendi sıcaklıklarını ayarlayamayacak kadar zorlandığını gösteriyor.3
Folyoya sarılan yaprak
Fotosentezi doğrudan görmek zor olduğu için ekip yaprağın verdiği zayıf ışığa baktı. Yaprağın yakaladığı ışık üç yola gider: bir kısmı fotosentezde kullanılır, bir kısmı ısı olarak atılır, küçük bir kısmı da kırmızımsı bir ışıltı olarak geri yayılır. Bu ışıltıya floresans deniyor ve fotosentezin ne kadar iyi işlediğini dolaylı olarak gösteriyor.1
Her ölçüm turunda bir yaprak en az 20 dakika alüminyum folyoya sarıldı. Karanlıkta dinlenen yaprağa kısa ve güçlü bir ışık verildiğinde, o yaprağın ışığı en fazla ne kadar kullanabileceği ölçülebiliyor. Sağlıklı, strese girmemiş yapraklarda bu oran 0,82 civarında. Temmuz, Ağustos ve Eylül'deki en sert sıcak dalgalarında sekoya yapraklarında 0,4'ün altına indi.1
Güneş altındaki yapraklarda düşüş daha da keskindi. Yaprak havadan 2 derece sıcakken bile fotosentezde kullanılan ışık payı en yüksek değerinin yarısına inebiliyordu. Fark 5 dereceyi geçtiğinde neredeyse sıfıra yaklaştı. Aynı dönemde yaprakların fazla ışığı ısı olarak dışarı atma kapasitesi yaklaşık üç katına çıktı. Bu bir koruma tepkisi. Yaprak, kullanamadığı enerjiyi zarar vermeden boşaltmaya çalışıyor. Makaleye göre koruma devredeydi ama fotosentezi yüksek tutmaya yetmedi.1
- 10 °C
- En sıcak anlarda sekoya yaprağı ile çevresindeki hava arasında ölçülen sıcaklık farkı.Klinek ve ark., JGR Biogeosciences, 2026
- 0,82 → 0,4
- Sağlıklı yaprakta beklenen en yüksek ışık kullanım oranı ve yaz sıcağında sekoyalarda inilen değer.Klinek ve ark., JGR Biogeosciences, 2026
- 30 °C
- Laboratuvar deneylerinde net fotosentezin düşmeye başladığı sıcaklık.Klinek ve ark., JGR Biogeosciences, 2026
- %33
- Kaliforniya kıyısında yaz sisi sıklığında 20. yüzyılın başından bu yana tahmin edilen azalma.Johnstone ve Dawson, PNAS, 2010
Su bol olsa da düşüş sürüyor
Arazide sıcaklık ile kuraklık hep birlikte gelir. Hangisinin asıl suçlu olduğunu ayırmak için ekip Haziran ile Eylül 2024 arasında dört ayrı günde dal topladı. Dallar su altında kesildi, uçları suda tutularak laboratuvara taşındı. Her yaprak bir ölçüm odasına kondu ve oda 22 dereceden 43 dereceye kadar üçer derecelik adımlarla ısıtıldı; nem de ormandaki sıcak günlere göre ayarlandı. Toplam 12 eğri çıktı.1
Fotosentez 30 derecenin üstünde düştü, 35 derecenin üstünde daha da hızlandı. Ekibin açık veri setindeki 12 eğrinin ortalamasını aldığımızda yaprağın bağladığı karbon 28 derecede 4,3 birimdi, 40 derecede yarıya, 43 derecede dörtte bire indi.2
Asıl ipucu yaprağın içindeki karbondioksitten geldi. Gözenekler kapanıp fotosentezi boğsaydı yaprağın içinde karbondioksit azalırdı. Tersi oldu: sıcaklık arttıkça içerideki karbondioksit yükseldi, fotosentez yine de düştü. Yani gaz içeri giriyordu ama işlenmiyordu. Araştırmacılar bunu sıcaklığın fotosentezi yapan enzimlere ve elektron taşıma zincirine doğrudan dokunduğu biçiminde yorumluyor.1 Çalışmaya katılmayan Exeter Üniversitesi'nden ekolog Lucy Rowland da ağaçların yalnızca gözenek kapanmasından değil, sıcağın fotosentez sistemine doğrudan etkisinden zarar gördüğünü söylüyor.3
Makale bir sınırı da açıkça yazıyor. Laboratuvardaki dallar sınırsız suya erişiyordu. Topraktaki suyu kısıtlı bir ağaçta gözeneklerin payı daha büyük olabilir. Ekip yaz boyunca ağaçların sıcağa alıştığına dair bir işaret de bulmadı. Haziran'da ve Eylül'de toplanan dallar sıcağa benzer tepki verdi.1
Sis azalırken
Kıyı sekoyası yazın yağmur yerine sise yaslanır. Todd Dawson'ın üç yıllık ölçümlerine göre yaz aylarında ağacın içindeki suyun yaklaşık yüzde 19'u sisten geliyordu; sis suyu ağacın yıllık terlemesinin yüzde 13 ile 45'ini karşılıyordu.4 James Johnstone ve Dawson ise kıyıdaki yaz sisinin 1901-1925 döneminde zamanın yüzde 56'sında görüldüğünü, 1951-2008 ortalamasının yüzde 42'ye indiğini hesapladı.5 Sis azaldıkça ağaç hem daha az su alıyor hem de daha sıcak saatlere maruz kalıyor.
Garcia River Forest gibi kesimden sonra yeniden büyüyen genç ormanlar artık sekoyanın yayılış alanının büyük kısmını oluşturuyor. Yaşlı ormanlar alanın yalnızca yüzde 7'si kadar.1 Makalenin aktardığı önceki çalışmalara göre yayılış alanının güneyindeki genç meşcereler kuraklıktan kuzeydekilere göre daha yavaş toparlanıyor, bazıları hiç toparlanamıyor.1
Bilinmeyen taraf da büyük. Ölçümler üç ağaçta ve yaprak düzeyinde yapıldı. Sekoya için yaprağın kalıcı hasar gördüğü kritik bir sıcaklık literatürde henüz yok. Klinek, gördükleri düşüşün geçici bir stres tepkisi mi yoksa birikerek hasara mı dönüştüğünü bilmediklerini söylüyor.3 Ekip bundan sonra ölçümü yapraktan ağacın bütününe ve ormana taşımak, bunun için de akı kuleleri ve uydu verisi kullanmak istiyor. Kuzey Kıyı'nın iç kesimleri için yapılan projeksiyon, yüksek salım senaryosunda yılda ortalama 3 olan aşırı sıcak gün sayısının 2099'a kadar 46'ya çıkabileceğini gösteriyor.1
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Klinek, L., Au, J., Rodriguez-Caton, M., Rao, M., Fety, L., Koch, G. ve Magney, T. (2026). "Summer Heat Stress Downregulates Photochemistry in Coast Redwoods". Journal of Geophysical Research: Biogeosciences. DOI ↩
- Klinek, L. ve ark. (2026). "Data and code from: Summer heat stress downregulates photochemistry in Coast redwoods" (sürüm 2). Zenodo. Grafikteki ortalamalar bu veri setindeki 12 sıcaklık eğrisinden kafa1milyon.com tarafından hesaplandı. DOI ↩
- Wild, S. (17 Ekim 2026). "California redwoods are struggling in the heat, and it's not clear how much damage is being done". Live Science. Lily Klinek ve Lucy Rowland ile görüşme. livescience.com ↩
- Dawson, T. E. (1998). "Fog in the California redwood forest: ecosystem inputs and use by plants". Oecologia, 117, 476-485. DOI ↩
- Johnstone, J. A. ve Dawson, T. E. (2010). "Climatic context and ecological implications of summer fog decline in the coast redwood region". PNAS, 107(10), 4533-4538. DOI ↩
Kapak görseli: Redwood Ulusal Parkı'nda sisli kıyı sekoyası ormanı. Fotoğraf: Michael Schweppe, CC BY-SA 2.0.


