Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden davranış araştırmacısı Yasemin Salgırlı Demirbaş'ın başında olduğu uluslararası ekip, 2024'te eşyasını tırmalayan 1.211 kedinin sahibine ayrıntılı bir anket gönderdi.1 Ankete girebilmenin şartı vardı: kedi en az bir aydır, haftada en az iki kez ev eşyasını tırmalıyor olacak ve evde ona ayrılmış en az bir tırmalama tahtası duracak. Yani çalışmadaki her evde tahta vardı; kedi yine de koltuğu, halıyı, kapı pervazını seçiyordu.
Sahipler kedinin son yedi gününü anlattı. Ekip her kedi için tırmalama sıklığını ve şiddetini çarparak bir indeks hesapladı, sonra bu indeksi kedinin yaşam koşullarıyla tek tek karşılaştırdı. Sonuç listesi, pet shop rafında aranan cevabın evin içinde durduğunu gösteriyor.
- Araştırmadaki kedilerin yüzde 40,8'i yüksek tırmalama grubunda çıktı ve bu grubun yarıdan fazlası tek eşyayla yetinmiyor.
- Irk, cinsiyet ve kısırlaştırma indeksi değiştirmiyor; evdeki bambaşka bir değişken değiştiriyor.
- Su püskürtmek masum görünüyor ama literatürde tırmalamayı artırmakla ilişkili.
- Tahtanın hangi köşede durduğu, hangi marka olduğundan daha önemli ölçülmüş.
Tırmalamak arıza değil, kedinin dili
Kedi yaklaşık on bin yıldır insanla yaşıyor ama davranış repertuvarının büyük kısmı hâlâ yalnız avlanan atasından geliyor.1 Tırmalamak bu repertuvarın ortasında duruyor. Pençenin eskiyen dış kılıfını söker, omuz ve sırt kaslarını gerer. Bir de mesaj bırakır: gözle görülen çizik ve parmak aralarındaki bezlerden sürülen koku, o bölgenin sahibini ilan eder.
Davranış doğal; sorun, hedefin koltuk olması. Literatür ev eşyasını hedef alan tırmalamayı "istenmeyen tırmalama" diye ayırıyor ve bunu kedi refahı için ciddi bir tehdit sayıyor.2 Tehdit kediden gelmiyor; sahibin tepkisinden geliyor. Koltuğu parçalanan sahip önce kızıyor, sonra bazı ülkelerde iş pençe ameliyatına, hayvanı barınağa geri vermeye kadar gidiyor.
1.211 kedilik ölçüm
Ekip indeksi üç dilime ayırdı. Kedilerin yüzde 29,8'i düşük dilimde kaldı, yüzde 40,8'i yüksek dilime çıktı.1 Yüksek dilimdekilerin ayırt edici bir huyu var: yüzde 57,9'u evin birçok farklı yerini tırmalıyor. Düşük dilimde bu oran yüzde 32,1. Çok tırmalayan kedi bir eşyaya takmış değil; mesajını evin her köşesine yazıyor.
Peki yüksek dilime kim çıkıyor? İstatistikte anlamlı çıkan etkenler şunlar: evde çocuk olması, oyun seanslarının uzunluğu, kedinin oyunculuğu, gece aktivitesi ve sahibin kediyi saldırgan ya da yıkıcı diye tanımlaması.1 Ekibin yorumu, bu etkenlerin ortak paydasını strese bağlıyor: evdeki hareketlilik ve uyarılma arttıkça kedi işaretleme ihtiyacını pençesiyle gideriyor. Uzun ve yorucu tek bir oyun seansı da kediyi sakinleştirmek yerine tetikte tutabiliyor.
Listenin dışında kalanlar en az listenin kendisi kadar değerli. Irk anlamlı çıkmadı. Cinsiyet çıkmadı. Kısırlaştırma durumu ve vücut kondisyonu da çıkmadı. "British tırmalamaz", "dişi kedi uslu olur" türünden ezberlerin bu veride karşılığı yok.
Tahtanın markası değil, köşesi
Araştırmanın sahibin elindeki en somut bulgusu tahtanın konumu. Tırmalama tahtasının ve kedi ağacının nerede durduğu, tırmalama düzeyiyle anlamlı biçimde ilişkili bulundu.1 Kedi mesaj bıraktığı için evin en işlek, sosyal olarak en kıymetli noktalarını seçiyor: koltuğun köşesi, kapının yanı, geçiş güzergâhı. Kimsenin uğramadığı bir köşeye konan tahta, kedinin gözünde ilan panosu değil depo.
Pratik çeviri şu: tahta, kedinin hâlihazırda tırmaladığı eşyanın hemen yanına konur. Kedi koltuğun sol köşesini seviyorsa tahta oraya gider; salon estetiği birkaç hafta bekler. Kedi tahtaya alıştıktan sonra tahta yavaş yavaş, günde birkaç santim kaydırılarak daha uygun bir noktaya taşınabilir. 2013'te Cozzi ve ekibi bir adım daha ileri gitti: kedinin parmak aralarından salgılanan kokunun sentetik kopyasını tahtaya sürdüler ve kediler o tahtayı belirgin biçimde daha çok tırmaladı.3 Bu feromon ürünleri Türkiye'deki pet shoplarda ve veteriner kliniklerinde satılıyor.
Ne işe yarıyor, ne geri tepiyor
Geri tepen şeyden başlayalım: ceza. Su püskürtmek, bağırmak, kediyi tırmaladığı yerden kovalamak kısa vadede sahneyi bitirir. Salgırlı Demirbaş ve ekibinin aktardığı önceki çalışmalarda bu tür müdahaleler tırmalamanın azalmasıyla değil artmasıyla ilişkili bulunmuş; gerilen kedi, gerginliğini yine pençesiyle işaretleyerek atıyor.1
İşe yarayan taraf daha zahmetsiz. Ekip, günde birkaç kez yapılan kısa, av taklidi oyun seanslarını öneriyor: olta oyuncağıyla iki üç dakikalık kovalamaca, sonunda yakalanmasına izin verilen bir hedef, ardından mama.1 Bu düzen avlanma döngüsünü tamamlıyor ve biriken uyarılmayı boşaltıyor. Gece evi ayağa kaldıran kedi için de aynı reçete geçerli; gündüz boşalan enerji gece pençeye dönüşmüyor.
Ekibin bir sonraki sorusu şimdiden belli: çocuğun yaşının ve eve yeni gelmiş olmasının etkiyi değiştirip değiştirmediği.1 O cevap gelene kadar eldeki tarif net. Tahta kedinin tırmaladığı eşyanın yanına, oyun güne yayılmış kısa seanslar hâlinde, ceza hiç. Araştırmadaki 1.211 evin tamamında tahta vardı; fark yaratan, tahtayı kedinin diline çevirebilen evlerdi.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Salgırlı Demirbaş, Y., Soares Pereira, J., De Jaeger, X., Meppiel, L., Endersby, S. ve da Graça Pereira, G. (2024). "Understanding undesired scratching behavior in cats". Frontiers in Veterinary Science, 11. Anket Fransa'da, tek kedili ve tırmalama tahtası bulunan evlerde yürütüldü. DOI: 10.3389/fvets.2024.1403068 ↩
- Wilson, C., Bain, M., DePorter, T., Beck, A., Grassi, V. ve Landsberg, G. (2016). "Owner observations regarding cat scratching behavior: an internet-based survey". Journal of Feline Medicine and Surgery, 18(10), 791-797. DOI: 10.1177/1098612X15594414 ↩
- Cozzi, A., Lecuelle, C. L., Monneret, P., Articlaux, F., Bougrat, L., Mengoli, M. vd. (2013). "Induction of scratching behaviour in cats: efficacy of synthetic feline interdigital semiochemical". Journal of Feline Medicine and Surgery, 15(10), 872-878. DOI: 10.1177/1098612X13479114 ↩
Bu yazı hobi bilgisidir, veteriner tavsiyesi değildir. Kedinin davranışı aniden değiştiyse, tırmalamaya tuvalet sorunu veya iştah kaybı eşlik ediyorsa veteriner hekime gidilir. Kapak fotoğrafı: Arria Belli, Flickr, CC BY-SA 2.0 (Wikimedia Commons).


