Bilim · Toplum yazıları e-postana gelsin mi?
Her gün siteye bakman gerekmesin; yeni yazı çıktığında ve haftalık özette biz haber verelim. Reklam yok.

Bonnie Lohman o marketi yıllar sonra anlatırken önce raftaki süt kutularının çokluğundan söz etti. 1980'lerin ortasında Amerika'da kutular rafa, yan panelleri müşteriye bakacak biçimde dizilirdi ve o panellerde kayıp çocukların siyah beyaz fotoğrafları vardı. Üvey babası bir kutu aldı, fotoğraflardan birini gösterip “Bu kim, biliyor musun? Ünlü olmuşsun!” dedi. Bonnie “Bu ben miyim?” diye sorunca adam onu hemen susturdu.1

Süt bitince kutuyu ona verdi. Bonnie fotoğrafı kendi eliyle kesti ve uzun uzun baktı: saçı yandan toplanmış küçük bir at kuyruğuydu, üstünde bir elbise vardı. Üvey babası “Bunu güvenli bir yerde sakla” diye tembihledi. Fotoğrafın üstünde “Missing Child” (kayıp çocuk) yazıyordu, altında Bonnie'nin adı ve kaybolduğu tarih. Bonnie bu yazıların hiçbirini okuyamadı.1

Bu yazıda neler var?

Saipan'da bir baraka

Bonnie üç yaşındayken anne babası boşanmıştı. Annesi ve annesinin yeni eşi onu alıp ortadan kayboldu. İlk durak Guam'ın yakınındaki küçük Saipan adasıydı; aile orada ormanın içinde bir barakada yaşadı. Bir yıl sonra Hawaii'ye geçtiler ve Bonnie o dönemi neredeyse hiç dışarı çıkmadan geçirdi. Hawaii'de dışarıda olduğu bir iki günü hatırlıyor, o kadar.1

Colorado'ya yerleşince sıkı düzen gevşedi. Yan evde kalabalık bir aile oturuyordu. Bonnie onların çocuklarıyla Barbie oynamaya giderken oyuncaklarını küçük bir Barbie çantasında taşırdı. Okula hiç gitmemişti; kayıp kaldığı üç buçuk yıl boyunca okuma da öğrenmedi.

Bu sürede babası kızını arıyordu ve sonunda fotoğrafını bir süt kutusuna bastırmayı başardı. Bu hiç kolay değildi. Ulusal programı yürüten Ulusal Çocuk Güvenliği Konseyi (NCSC), kutulara yalnızca “tehlikeli yabancı kaçırması” sayılan vakaları alıyordu. Bonnie'nin fotoğrafı bu kurala bağlı olmayan, daha küçük yerel kampanyalardan biriyle rafa çıktı.1

Barbie çantasındaki kupür

Kupür Barbie çantasına girdi ve orada unutuldu. Bir gün Bonnie çantayı komşunun evinde bıraktı. Komşular içinde “kayıp çocuk” yazan fotoğrafı buldu, yüzün her gün yanlarında oynayan kıza ait olduğunu gördü ve polisi aradı. Birkaç saat içinde evin önü polisle doldu. Bonnie aynı gün evden alınıp babasına teslim edildi.1

Bonnie bugün üvey babasının o günkü rahatlığını kibirle açıklıyor. Adam fotoğrafı kızın eline verecek kadar kendinden emindi; bundan bir şey çıkmayacağını düşünüyordu.

Kayıp çocuklar merkezi NCMEC, 2024'te yayımladığı kampanya tarihçesinde bu kurtarılışı az sayıdaki başarı arasında sayıyor: aile içi kaçırma vakasında, süt kutusunda kendi yüzünü tanıyıp babasına kavuşan yedi yaşında bir kız. Metin çocuğun adını vermiyor.2 Ayrıntıların çoğu Bonnie'nin yetişkinken radyoda kendi sesiyle anlattıklarına dayanıyor. Kurtarılışın kesin tarihi, babasının yaşadığı eyalet ve annesiyle üvey babasının yargılanıp yargılanmadığı kamuya açık kaynaklarda yer almıyor.

NCMEC binasında, kayıp çocuklar eve dönene kadar ışığın yanık kalacağını yazan duvar; önünde iki ziyaretçi
Virginia'daki NCMEC binasında bir duvar: “Bütün kayıp çocuklar eve dönene kadar ışığımız yanık kalacak.” Merkez, süt kutusu kampanyasının başladığı 1984'te kuruldu. Fotoğraf: UKinUSA, Aralık 2021, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons.

Kutular kimi arıyordu?

Süt kutusu fikri Iowa'nın Des Moines kentinde doğdu. 1982'de gazete dağıtırken kaybolan Johnny Gosch'tan iki yıl sonra, Ağustos 1984'te aynı işi yapan Eugene Martin de kayboldu. Eylül 1984'te yerel Anderson Erickson mandırası iki çocuğun fotoğrafını yarım galonluk kutularına bastı. Fikir birkaç haftada Iowa'nın öteki mandıralarına, oradan Chicago'ya ve Kaliforniya'ya yayıldı. Aralık 1984'te NCSC ulusal programı başlattı ve birkaç hafta içinde 700'den fazla mandıra katıldı.2 Bazı tahminlere göre kayıp çocuk fotoğrafı basılan kutuların sayısı 5 milyarı buldu.1

Sonuç bu hacimle orantılı çıkmadı. NCSC kampanyasına giren 200 çocuktan yalnızca ikisi sağ bulundu. Bunlardan biri olan Bobby Smith Jr. de kutu sayesinde değil, onu kaçıranların arabası kazaya karışınca bulundu. Johnny Gosch da Eugene Martin de hiç bulunamadı. Kampanya iki yıl kadar sürdü; mandıralar plastik şişeye geçerken kahvaltı masasındaki kayıp çocuk yüzlerinin çocukları korkuttuğu yönündeki şikâyetler de arttı.1

Kutular yabancı korkusunu büyüttü. Iowa Üniversitesi'nden tarihçi Paul Mokrzycki-Renfro, o yıllarda Amerika'da 1,8 milyon kayıp çocuktan söz edildiğini ve “kayıp” kelimesinin halkın kafasında “yabancının kaçırdığı” anlamına yapıştığını anlatıyor.1 ABD Adalet Bakanlığı'nın 1999 yılını kapsayan ulusal araştırması NISMART-2, tabloyu ölçerek düzeltti. O yıl aile üyelerinin kaçırdığı çocuk sayısı 203.900 olarak tahmin edildi. Yabancının ya da az tanınan birinin çocuğu uzağa götürdüğü, bir gece alıkoyduğu, fidye istediği ya da öldürdüğü klişe kaçırma vakası ise 115'ti.3,4

1999'da ABD'de aile üyelerinin kaçırdığı 203.900, aile dışından kaçırılan 58.200 ve klişe kaçırma sayılan 115 çocuğu karşılaştıran çubuk grafik
Süt kutularının aradığı türden kaçırma, grafikte neredeyse görünmeyen en alttaki çizgi. Grafik: kafa1milyon.com; veri NISMART-2, OJJDP 2002.

Aile içi kaçırmaların yüzde 53'ünü biyolojik baba, yüzde 25'ini biyolojik anne yapmıştı. Kaçırılan çocukların yüzde 44'ü altı yaşından küçüktü ve vakaların çoğu kısa sürüyordu: çocukların yüzde 46'sı bir haftadan az uzak kaldı. Bonnie'nin yaşadığı türden saklanma azınlıktaydı. Çocuk vakaların yüzde 44'ünde geride kalan ebeveynden gizlenmiş, yüzde 17'sinde bulunması zorlaşsın diye eyalet dışına götürülmüştü; altı aydan uzun süren ayrılıklar yüzde 6'da kaldı.3

Aile içinde kaçırılan çocukların uzak kalma sürelerinin dağılımı; altı ay ve üzeri dilim yüzde 6
Aile içi kaçırmaların yarıya yakını bir hafta dolmadan bitiyor. Bonnie'nin okyanus aşırı saklandığı üç buçuk yıl, en uç dilimde. Grafik: kafa1milyon.com; veri NISMART-2, Tablo 6.

Eve dönüş de bir ayrılıktı

Babasına kavuştuğu gün Bonnie sevinmedi. “Korkuyordum, çünkü babamı tanımıyordum,” diyor; tek istediği annesinin yanına dönmekti. Annesinin onu sevdiğini bugün de açıkça söylüyor: “Beni yabancılar kaçırmadı, beni seven insanlar kaçırdı.”1

Araştırmalar da bu karışık duyguyu kaydediyor. Maryland Üniversitesi'nden sosyal hizmet profesörü Geoffrey Greif, bir ebeveyni tarafından kaçırılıp ortalama 2,7 yıl saklanan çocukları, onları geri alan ebeveynler aracılığıyla on yıl boyunca izledi. 2000'de yayımlanan son turda 32 ebeveynin anlattığına göre çocukların çoğu genç yetişkinliğe sorunsuz geçiyordu ve geri alan ebeveynle ilişkileri iyiydi. Yine de azımsanmayacak bir bölümü duygusal sıkıntı çekmeyi sürdürüyordu ve yaşıtlarından daha sık bedensel şikâyet bildiriyordu.5 Greif'in önceki izlem turlarında en zor durumdaki çocuklar daha uzun süre kayıp kalan, eve döneli daha az zaman geçen, kaçıran ebeveynle hiç görüşemeyen ve kaçırılışı daha sarsıcı geçenlerdi.6

Bu bulgular küçük örneklemlere ve çocukların kendisine değil, onları geri alan ebeveynlerin anlatımına dayanıyor. Hepsi ABD'den geliyor; başka ülkelerin aile hukukuna ve rakamlarına birebir taşınamaz.

Bonnie babasının yanında okula başladı, üniversiteyi bitirdi ve hemşire oldu. Bugün iki çocuğu var. Kim olduğunu, süt kutusunda yer alıp bulunmasına ve babasıyla büyürken eline geçen fırsatlara bağlıyor. Hikâyesini Eylül 2015'te 99% Invisible programının “Milk Carton Kids” bölümünde muhabir Annie Brown'a anlattı.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. Brown, A. & Mars, R. (2015). "Milk Carton Kids." 99% Invisible, bölüm 181, 15 Eylül 2015. Yeniden yayın ve transkript: Criminal, bölüm 67, 19 Mayıs 2017. Bonnie Lohman'ın kendi anlatımı, Barbara Huggett ve Paul Mokrzycki-Renfro söyleşileri. ↩
  2. National Center for Missing & Exploited Children (2024). "The Milk Carton Kids." NCMEC blog, missingkids.org/blog/2024/milk-carton-kids. ↩
  3. Hammer, H., Finkelhor, D. & Sedlak, A. J. (2002). "Children Abducted by Family Members: National Estimates and Characteristics." NISMART Bulletin, ABD Adalet Bakanlığı OJJDP, NCJ 196466. ↩
  4. Finkelhor, D., Hammer, H. & Sedlak, A. J. (2002). "Nonfamily Abducted Children: National Estimates and Characteristics." NISMART Bulletin, ABD Adalet Bakanlığı OJJDP. ↩
  5. Greif, G. L. (2000). "A parental report on the long-term consequences for children of abduction by the other parent." Child Psychiatry and Human Development, 31(1), 59-78. DOI: 10.1023/A:1001926105368. ↩
  6. Greif, G. L. (1998). "The long-term impact of parental abduction on children: Implications for treatment." The Journal of Psychiatry & Law, 26(1), 45-60. DOI: 10.1177/009318539802600103. ↩

Kapak: kafa1milyon.com tipografik kapağı; 1980'lerin ulusal süt kutusu ilanlarındaki düzeni temsil eder, fotoğraflar temsilidir.

Kategoriler ve Etiketler
Bilim kayıp çocuk süt kutusu aile içi kaçırma bonnie lohman gerçek hikâye abd
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.