Harvard Üniversitesi'nin psikoloji laboratuvarına çiftler halinde gelen 366 kişiye aynı talimat verildi: istediğiniz konuda, istediğiniz kadar konuşun, en az 1 en çok 45 dakika. Birbirini ilk kez gören 183 çiftin 57'si 45 dakikanın sonuna kadar konuştu. Deneyci odaya girip sohbeti kendisi kesmek zorunda kaldı.1
Adam Mastroianni ve Daniel Gilbert'ın ekibi bu deneyi sohbetlerin nasıl bittiğini anlamak için kurmuştu. Aynı yıllarda başka laboratuvarlar da sohbetin öbür taraflarını ölçtü. Kimin daha çok beğenildiğine, insanların karşısındakini nasıl yanlış okuduğuna ve hangi konunun tuhaf kaçtığına bakan bu deneyler, iyi sohbet arkadaşını ayıran alışkanlıkların çoğunun öğrenilebilir olduğunu gösteriyor.
- Yabancılarla yapılan bir deneyde sohbetin bitiş anını iki tarafın birlikte tutturduğu çiftler yüzde 2'ye bile ulaşmadı.
- Soruların bir türü, hızlı flört akşamlarında ikinci buluşma isteğiyle birlikte arttı.
- İnsanlar sohbetten sonra karşısındakinin onları ne kadar beğendiğini yanlış tahmin ediyor ve bu yanılgı aylarca sürebiliyor.
- Başka birinin önünde ağladığın bir anı anlatmak, havadan sudan konuşmaktan daha az tuhaf kaçabiliyor.
Takip sorusu soran daha çok beğeniliyor
Harvard İşletme Okulu'ndan Karen Huang ve Alison Wood Brooks'un ekibi 2017'de yayımladığı çalışmada 430 kişiyi ikişerli eşleştirip 15 dakika yazıştırdı. Çiftin bir üyesine gizlice talimat verildi. Kimine "en az dokuz soru sor" dendi, kimine "en fazla dört soru sor". Talimat almayan taraf sohbetin sonunda karşısındakini 7 üzerinden puanladı. Çok soru soranlar ortalama 5,79, az soranlar 5,31 aldı.2
Çok soru soranlar bu farkı beklemiyordu, kendi beğenilme tahminleri iki grupta neredeyse aynıydı. Yazışma dökümlerini sonradan okuyan yabancılar da çok soru soranları daha sevimli bulmadı. Etki yalnızca soruyu alan kişide oluşuyordu. Araştırmacılar bunu, karşı tarafın kendini dinlenmiş ve anlaşılmış hissetmesine bağlıyor.
Soruların hepsi aynı işi görmedi. Ekip soruları türlerine ayırdı: karşındakinin az önce söylediğini açan takip sorusu, konuyu tamamen değiştiren soru, gelen soruyu "ya sen?" diye geri çeviren ayna soru. Beğeniyle en güçlü bağı takip sorusu taşıyordu, çünkü onu ancak cevabı gerçekten dinleyen biri sorabilir.
Aynı ölçüm yüz yüze de yapıldı. Üç hızlı flört akşamında 110 kişi 15 ile 19 arasında, 4'er dakikalık randevuya çıktı ve bütün konuşmalar mikrofonla kaydedildi. Takip sorularını ayıklamak için eğitilen bir bilgisayar programı, her randevuda kişi başına ortalama 4,5 takip sorusu saydı. Daha çok takip sorusu soranlar, karşı taraftan daha sık "yine görüşelim" yanıtı aldı. Bu veri bir deney değil, bir ilişki ölçümü. Yine de etkinin büyüklüğü küçük sayılmaz, çünkü takip sorusu oranındaki yüzde 8'lik fark 20 randevuluk bir akşamda bir ek ikinci buluşmaya karşılık geliyordu.2
Sorunun neden işe yaradığına dair bir ipucu da Harvard'dan, Diana Tamir ile Jason Mitchell'in 2012 deneylerinden geliyor. İnsanlar konuşmalarının yüzde 30 ile 40'ını kendi deneyimlerini anlatmaya ayırıyor. Deneyde katılımcılar her turda ya kendileri hakkında bir soruyu ya da başka biri veya bir olgu hakkında bir soruyu cevaplamayı seçti; kendinden söz etmek çoğu zaman daha az para getiriyordu. Katılımcılar yine de kendilerini anlatmayı seçti ve olası kazançlarının ortalama yüzde 17'sinden vazgeçti. Cevaplarının başka birine iletileceğini bildiklerinde bu oran yaklaşık yüzde 25'e çıktı.3 Soru soran kişi, karşısındakine bu fırsatı karşılıksız vermiş oluyor.
Karşındaki seni sandığından çok beğeniyor
Sohbetten sonra insanların, karşısındakinin onları ne kadar beğendiğini ne kadar isabetli tahmin ettiğini Erica Boothby ve arkadaşları 2018'de ölçtü. Laboratuvarda ilk kez tanışan yabancılar, Yale'de aynı yurt dairesine yerleştirilen birinci sınıf öğrencileri ve "Yabancılarla Nasıl Konuşulur" atölyesine katılan yetişkinler sohbetten sonra iki puan verdi: karşılarındakini ne kadar beğendikleri ve onun kendilerini ne kadar beğendiğini düşündükleri. Bütün gruplarda insanlar, gerçekte olduğundan daha az beğenildiklerini sandı. Araştırmacılar buna beğenilme açığı (liking gap) adını verdi.4
Açık 2 dakikalık sohbette de 45 dakikalık sohbette de çıktı. Yurt grubunda Eylül'de başlayan ölçüm Ekim, Aralık ve Şubat'ta da aynı sonucu verdi. Açık ancak Mayıs'taki son ölçümde kapandı.
Sebebe dair ipucu kayıtlardan çıktı. Sohbet videolarını izleyen ve araştırmanın amacını bilmeyen kodlayıcılar, kimin kimi ne kadar beğendiğini isabetle tahmin edebildi. Konuşmanın içindeki kişiler aynı işaretleri kaçırıyordu. Ekip bunu, insanların sohbet sırasında karşısındakinin tepkilerinden çok kendi söyledikleri ve söyleyemedikleri üzerine düşünmesine bağlıyor.
- %1,59
- Birbirini tanımayan 126 çiftte, iki tarafın da bitmesini istediği anda biten sohbetlerin payı.Mastroianni ve ark., PNAS, 2021
- 5,79 / 5,31
- 15 dakikalık yazışmada en az dokuz ve en fazla dört soru soranların karşı taraftan aldığı ortalama beğeni puanı, 7 üzerinden.Huang ve ark., JPSP, 2017
- 4,5
- 4 dakikalık hızlı flört randevusunda kişi başına düşen ortalama takip sorusu sayısı.Huang ve ark., JPSP, 2017
- %17
- Katılımcıların kendinden söz edebilmek için vazgeçtiği olası kazanç payı; cevap başkasıyla paylaşılınca yaklaşık %25.Tamir ve Mitchell, PNAS, 2012
Derin konu sanıldığı kadar tuhaf kaçmıyor
Chicago Üniversitesi'nden Nicholas Epley, Michael Kardas ve Amit Kumar ile birlikte 2022'de yayımladığı 12 deneyde 1.800'den fazla kişiyi, çoğu birbirini tanımayan çiftler halinde konuşturdu. Bir gruba yüzeysel sorular verildi, örneğin son bir ayda izlediği en iyi dizi ya da günün havası. Öbür gruba daha kişisel sorular düştü: başka birinin önünde ağladığı bir anı anlatması ya da bir kristal küre kendisi hakkında her şeyi söyleyebilse ne öğrenmek isteyeceği.5
Katılımcılar sohbetten önce ne kadar tuhaf kaçacağını ve karşısındakine ne kadar yakın hissedeceğini tahmin etti, sonra yaşadıklarını puanladı. İki grupta da sohbet beklenenden az tuhaf ve beklenenden sıcak geçti. Derin konuşanlar tuhaflığı çok daha fazla abartmıştı. Bir deneyde katılımcılar biriyle derin, biriyle yüzeysel konuştu; başta yüzeysel olanı tercih edeceklerini söyleyenler iki sohbetten sonra derin olanı seçti. Ekip bu yanılgıyı, insanların yabancıların kendi iç dünyalarına göstereceği ilgiyi düşük tahmin etmesine bağlıyor. Bu bulgular kendilerine anlatılan katılımcılar da bir sonraki sohbette daha derin soruları seçti.
Sohbet iki tarafın istediği anda bitmiyor
Harvard'daki 45 dakikalık deneyin asıl konusu sohbetin bitişiydi. Her konuşmadan sonra iki taraf ayrı odalarda, sohbetin bitmesini ne zaman istediklerini ve karşısındakinin ne zaman istediğini düşündüklerini yazdı. Sohbeti deneycinin kestiği 57 çift analiz dışında kaldı, geriye 126 çift kaldı. Bu çiftlerin yalnızca yüzde 1,59'unda iki taraf da aynı anda bitirmek istemiş ve sohbet tam o an bitmişti. Yüzde 29,37'si taraflardan yalnızca birinin istediği anda bitti. Yüzde 46,83'ünde ikisi de daha erken bitmesini, yüzde 9,52'sinde ikisi de daha uzun sürmesini isterdi.1
Ekip ayrıca son sohbetini anlatan 806 kişiye internet üzerinden anket uyguladı; bu sohbetlerin çoğu eş, arkadaş ya da aileyleydi. İki çalışmada da istenen süreyle gerçekleşen süre arasındaki fark, ortalama olarak sohbet süresinin yarısı kadardı. İnsanlar karşısındakinin ne zaman bitirmek istediğini de bilemiyordu. Yazarlar bunu bir eşgüdüm sorunu olarak tanımlıyor. Sorunu çözmek için gereken bilgiyi, yani "artık yoruldum" ya da "biraz daha konuşmak isterdim" cümlesini, iki taraf da çoğu zaman kendine saklıyor.
Bu deneylerde iyi sohbet arkadaşını ayıran davranışlar sade ve öğrenilebilir. Karşındakinin az önce söylediğini açan bir soru sormak, kişisel bir konuya girmekten çekinmemek ve sohbetten sonra kendini olduğundan az beğenilmiş sanmamak bunların başında geliyor. Deneylerin çoğu ABD'deki üniversite laboratuvarlarında ve internet anketlerinde yapıldı, bu yüzden etkilerin büyüklüğü başka bir ülkede farklı çıkabilir. Huang'ın hızlı flört verisinde takip sorusu oranındaki yüzde 8'lik fark, 20 randevuluk bir akşamda bir ek ikinci buluşmaya denk geliyordu.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Mastroianni, A. M., Gilbert, D. T., Cooney, G. ve Wilson, T. D. (2021). Do conversations end when people want them to? Proceedings of the National Academy of Sciences, 118(10), e2011809118. doi.org/10.1073/pnas.2011809118 ↩
- Huang, K., Yeomans, M., Brooks, A. W., Minson, J. ve Gino, F. (2017). It doesn't hurt to ask: Question-asking increases liking. Journal of Personality and Social Psychology, 113(3), 430-452. doi.org/10.1037/pspi0000097 ↩
- Tamir, D. I. ve Mitchell, J. P. (2012). Disclosing information about the self is intrinsically rewarding. Proceedings of the National Academy of Sciences, 109(21), 8038-8043. doi.org/10.1073/pnas.1202129109 ↩
- Boothby, E. J., Cooney, G., Sandstrom, G. M. ve Clark, M. S. (2018). The liking gap in conversations: Do people like us more than we think? Psychological Science, 29(11), 1742-1756. doi.org/10.1177/0956797618783714 ↩
- Kardas, M., Kumar, A. ve Epley, N. (2022). Overly shallow?: Miscalibrated expectations create a barrier to deeper conversation. Journal of Personality and Social Psychology, 122(3), 367-398. doi.org/10.1037/pspa0000281 ↩
Görseller: kapak, sokakta çay içip sohbet edenler, Ilkrdncr, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons (Wiki Loves Folklore 2025 Türkiye); Daniel Gilbert portresi DTG23, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons; grafikler kafa1milyon.com.


