Bilim · Arkeoloji yazıları e-postana gelsin mi?
Haftada bir, böyle yazıları tek e-postada gönderiyoruz. Reklam yok, istediğin an tek tıkla ayrılırsın.

Georgia Üniversitesi'nden Arthur R. Kelly ve öğrencileri 1954 ile 1957 arasında Etowah höyüklerinde, A ve B höyüklerinin arasındaki büyük çukurları kazdı.1 Bu çukurlar Etowah'ın ilk toprak platform höyüğü yükselirken kil almak için açılmış, sonra hızla doldurulmuştu. Dolguda hayvan kemiği, kırık çanak çömlek ve bitki artığı yoğundu. Arkeologlar bunu kalabalık şölenlerden kalan çöp olarak yorumluyor.

Parçalar yıkandı, kâğıt torbalara ve ayakkabı kutularına kondu. 26 Ağustos 2026'da PLOS ONE'da yayımlanan bir çalışma, bunlardan ikisinde kakao DNA'sı bulunduğunu bildirdi.1 Mississippi Nehri'nin doğusunda kakao tüketildiğine dair ilk açık kanıt bu.

Bu yazıda neler var?

Kafein çıktı, kaynağı belli olmadı

Yeni sonucun arkasında on yılı aşkın bir uğraş var. Güney Karolina Üniversitesi'nden Adam King ile Kennesaw Devlet Üniversitesi'nden Terry Powis, Etowah'ı kutsal sayan Muscogee halkından izin aldı ve 2013'te 31 parçanın iç yüzünü temiz zımparayla aşındırıp çıkan tozu topladı.1 Toz, Kaliforniya Üniversitesi Davis'te kütle spektrometresiyle tarandı. Kakaoda bulunan dört bileşen aranıyordu: teobromin, teofilin, kafein ve paraksantin. Dördü birden yalnızca üç örnekte çıktı. 21 örnekte en az ikisi vardı.2

Ekip aynı testi kakao çekirdeklerine ve Meksika Körfezi ile Atlantik kıyılarında kendiliğinden yetişen yaupon çalısına (Ilex vomitoria) da uyguladı. Yaupon yapraklarında teobromin ve kafeinin yanında, o güne kadar kakaoya özgü sayılan teofilin de çıktı. Yani kimya iki bitkiyi birbirinden ayıramıyordu. 2017'deki makale en sade açıklamayı seçti: Etowah'taki kafein büyük olasılıkla yerel yaupondan geliyordu.2

Kırmızı meyveli, küçük parlak yapraklı yaupon çalısı dalı
Yaupon çalısı, Florida'nın Pensacola kentinde. Yaprakları kakaoyla aynı üç uyarıcıyı taşıdığı için çanaktaki kimyasal iz tek başına kakaoyu kanıtlamıyordu. Fotoğraf: Luteus, Wikimedia Commons, CC BY 3.0.

Bu varsayımın sağlam bir dayanağı da vardı. Avrupalı gözlemcilerin "kara içecek" dediği yaupon demlemesi tarih kayıtlarında uzun uzun anlatılır ve bugün de törenlerde içilir. Illinois'deki Cahokia'da, Mississippi kültürünün en büyük kentinde bulunan kaplardaki aynı üç bileşen 2012'de bu içeceğe yorulmuştu.3

Yarım milyar dizi, 36 kakao

Yeni çalışmada dört bileşenin hepsini taşıyan üç örnek, yani 2, 3 ve 25 numaralı örnekler, Paris'teki İnsan Müzesi'nde (Musée de l'Homme) eski DNA'ya ayrılmış bir laboratuvara gitti. Genetik tarafı Fransa'daki tarım araştırma kurumu CIRAD'dan Claire Lanaud yönetti. Her örnekten yarım gram toz işlendi. Laboratuvara dışarıdan hava sızmasın diye oda pozitif basınçta tutuluyor, yüzeyler her gün morötesi ışıkla temizleniyordu.1

Çanak tozunda toprak bakterisinden mantara, yabani bitkiden hayvana kadar pek çok canlının DNA'sı karışık halde durur. Dizileme 502,9 milyon okuma çifti verdi ve bunların yalnızca 6.360'ı kakao genomuna oturdu. Ekip bu dizileri uluslararası gen veri tabanıyla tek tek karşılaştırdı, başka bir türe de benzeyenleri attı. Geriye en yakın eşleşmesi kakao olan 36 dizi kaldı.1 Ekibin önceki çalışmalarında koyduğu ölçüt, bir örnekte en az beş benzersiz kakao dizisi görmekti. Örnek 3'te 12, Örnek 25'te 18 dizi vardı; Örnek 2 eşiğin altında kaldı.

İki panelli grafik: solda 502,9 milyon okuma çiftinden 6.360 dizinin kakao genomuna oturduğu, 36 dizinin yalnızca kakaoya uyduğu logaritmik çubuklar; sağda Örnek 3'te 12, Örnek 25'te 18 kakao dizisi ve 5'lik eşik çizgisi
Elemenin her aşamasında dizi sayısı binlerce kat düşüyor. Sonunda iki örnek eşiği rahat geçiyor, üçüncüsü geçemiyor. Grafik: kafa1milyon.com; veri King ve ark., PLOS ONE, 2026.

Bu dizilerin bir arkeoloğun cebindeki çikolatadan gelmediğini nereden biliyoruz? Parçalar 60 yıl boyunca elden ele geçti ve yazarlar kazıdan depoya kadar bulaşmayı dışlayamayacaklarını açıkça yazıyor. Ama eski DNA'nın bir imzası var: zamanla ufalanır. Etowah dizilerinin ortalama uzunluğu 84 baz çiftiydi. 543 baz çiftlik uzun parçaları çoğaltma denemesi ya çok zayıf sonuç verdi ya hiç vermedi. Kontrol için kullanılan modern kakao örneklerinde ise kısa ve uzun parçalar aynı kolaylıkla çoğaldı. Boş kontrol tüplerinde de eşiği geçen kakao dizisi çıkmadı.1

Kakao Georgia'ya hangi yoldan geldi?

Kakao yalnızca tropik iklimde yetişir. Etowah'a ulaştıysa ya Orta ve Güney Amerika'dan ya da oralarla bağı olan bir halkın elinden gelmiş olmalı. Bugünkü ABD topraklarından ilk güçlü işaret 2009'da New Mexico'dan gelmişti. Patricia Crown ve W. Jeffrey Hurst, Chaco Kanyonu'ndaki Pueblo Bonito'dan çıkan silindir biçimli kavanozlarda teobromin bulmuştu.4 Chaco'nun Meksika tropikleriyle bağını bakır çıngıraklar ve kırmızı makao papağanlarının kalıntıları da gösteriyor. Etowah için böyle bir eşya izi yok.

DNA bu konuda zayıf da olsa bir ipucu veriyor. Ekip dizilerdeki tek harf farklarını (Örnek 3'te 20, Örnek 25'te 18 tane) bugünkü 11 kakao genetik grubuyla karşılaştırdı. Örnek 3 en çok Amelonado ve Marañon gruplarına, Örnek 25 ise Curaray ve Marañon gruplarına yakın çıktı. Bu gruplardan gelen kakao, Belize'de MÖ 600 ile MS 250 arasına tarihlenen Maya buluntularında da saptanmıştı.5 Yazarlar bu yüzden Ekvador'dan çok daha yakın olan Orta Amerika'yı olası kaynak sayıyor, ama karşılaştırma bu kadar az farka dayandığı için sonucu ön bulgu diye niteliyor. Kakaonun kuzey Meksika üzerinden ya da Chaco'daki halklardan el değiştirerek gelmiş olması da mümkün. İki yolu destekleyen arkeolojik kanıt şimdilik yok.1

Makale burada bir uyarı da düşüyor. Arkeoloji bir dönem Mississippi höyüklerinin karmaşıklığını Orta Amerika etkisine bağlamış, sonra hem kanıt bulamadığı hem de bu açıklama yerli halkları küçümsediği için onu bırakmıştı. King ve arkadaşları bağlantılar yeniden araştırılırken Mississippi halklarının kendi başarısının yok sayılmaması gerektiğini yazıyor.

İki çanak, bir şölen çukuru

Etowah höyüklerinde ağaçlarla kaplı, çam iğnesiyle örtülü geniş ve sığ bir çukur
Etowah'ta toprak alma çukurlarından birinin bugünkü hali. Kakao DNA'sı taşıyan parçalar, ilk höyüğe kil sağlamak için kazılıp şölen artığıyla doldurulan bu tür çukurlardan çıktı. Fotoğraf: Thomson200, Wikimedia Commons, CC0.

Bulgunun sınırları belli. Kakao çıkan kap sayısı iki. Parçalar daha önce yıkandığı için üzerlerinde az DNA kalmıştı. Şölen çukuru karışık bir ortam olduğundan kakao DNA'sı kaba sonradan, çukurdaki başka bir artıktan da geçmiş olabilir. Yazarlar kapların gerçekten kakao taşıdığından emin olmadıklarını, kendileri için asıl bulgunun alanda eski kakao DNA'sının varlığı olduğunu söylüyor. Etowah'ta kakao çekirdeği ya da başka bir kakao bitkisi kalıntısı da hiç bulunmadı.1

Tarih ise yeni bir soru açıyor. Parçalar 11. ve 12. yüzyıla ait. Etowah'ın en güçlü dönemi bundan yaklaşık iki yüzyıl sonra, 14. yüzyılda geldi; birkaç bin kişinin yaşadığı kentin en büyük höyüğü olan A höyüğü bugün 19 metre yüksekliğinde.6 Arkeolog Vernon James Knight, Mississippi kültüründe höyük yapımını dünyayı yenileyen ortak bir tören olarak yorumlamıştı. King de Etowah'ı kuran farklı toplulukların bu ilk höyükle birbirine bağlandığını savunuyor. Kakao içmek o törenin parçası olabilir.1

Soru Etowah'ın dışına da taşınıyor. Yazarlara göre Cahokia'da yaupona yorulan kalıntıların, Ohio ve Mississippi vadilerindeki kaplarda raporlanan benzer izlerin bir kısmı da kakao olabilir ve bunu ancak yeni DNA analizleri gösterebilir. Etowah parçaları bugün Athens'teki Georgia Üniversitesi Arkeoloji Laboratuvarı'nda duruyor. 2017'de kimyası taranan 31 parçanın 28'inin DNA'sı henüz okunmadı.

Dipnotlar ve Kaynaklar

  1. A. King, T. G. Powis, X. Argout, H. Vignes, J. Utge, B. Rhoné, O. Fouet, N. W. Gaikwad ve C. Lanaud, "Cacao in the Mississippian World: Archaeogenomic evidence for T. cacao consumption at the Etowah Site, Georgia", PLOS ONE, 2026; 21(8): e0353607. doi.org/10.1371/journal.pone.0353607 ↩
  2. A. King, T. G. Powis, K. F. Cheong ve N. W. Gaikwad, "Cautionary tales on the identification of caffeinated beverages in North America", Journal of Archaeological Science, 2017; 85: 30-40. doi.org/10.1016/j.jas.2017.06.006 ↩
  3. P. L. Crown, T. E. Emerson, J. Gu, W. J. Hurst, T. R. Pauketat ve T. Ward, "Ritual Black drink consumption at Cahokia", PNAS, 2012; 109(35): 13944-13949. doi.org/10.1073/pnas.1208404109 ↩
  4. P. L. Crown ve W. J. Hurst, "Evidence of cacao use in the Prehispanic American Southwest", PNAS, 2009; 106(7): 2110-2113. doi.org/10.1073/pnas.0812817106 ↩
  5. C. Lanaud, H. Vignes, J. Utge ve ark., "A revisited history of cacao domestication in pre-Columbian times revealed by archaeogenomic approaches", Scientific Reports, 2024; 14: 2972. doi.org/10.1038/s41598-024-53010-6 ↩
  6. Georgia Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Eyalet Parkları: Etowah Indian Mounds State Historic Site tanıtım sayfası. gastateparks.org/etowahindianmounds ↩

Kapak görseli: Etowah höyüklerinde A höyüğü, Torqtorqtorq, Wikimedia Commons, CC0.

Kategoriler ve Etiketler
Derin Geçmiş arkeoloji kakao çikolata eski dna mississippi kültürü kuzey amerika
Bu yazıyı paylaş
kafa1milyon

kafa1milyon

Meraklı bir kafa. Bilimsel makaleleri, arşiv belgelerini ve saha notlarını okuyup gündelik dile çeviriyor; bilinmeyeni bilinmiyor diye yazmaktan çekinmiyor.