Batı Jin hanedanından bilgin Ji Han, 304 yılı civarında yazdığı güney bitkileri kitabında Jiaozhi pazarından söz eder. Satıcılar hasırdan örülmüş torbalarda karınca satıyordu. Torbaların içinde dallara ve yapraklara tutturulmuş, ince ipek gibi yuvalar vardı. Karıncalar kırmızımsı sarıydı ve sıradan karıncalardan iriydi. Ji Han'ın notuna göre güneyde mandalina ağacında bu karınca yoksa meyveleri böcekler yiyor, tek bir sağlam meyve kalmıyordu.1
O karıncanın bugünkü adı Oecophylla smaragdina. Hindistan'dan Endonezya ve Filipinler'e, oradan Kuzey Avustralya'ya kadar tropik ağaçların tepesinde yaşayan dokumacı karınca bu. Ji Han'ın satırları, böceğe karşı böcekle mücadelenin bilinen en eski yazılı kaydı sayılıyor.
- Zanzibar'da sayılan tek bir karınca kolonisinin kaç ağaca ve kaç yuvaya yayıldığı.
- Karıncaya benzemek için gövdesi incelen bir örümceğin bunun bedelini avlanırken nasıl ödediği.
- Karınca larvası çalan bir avcının kokusunu nereden edindiği.
- Kaju bahçesinde karıncayla ilacın yarıştırıldığı denemede hangisinin daha çok ürün getirdiği.
Yapraktan çadır, larvadan iplik
Dokumacı karınca yuvasını canlı yapraklardan kurar. İşçiler bir yaprağın kenarına dizilir, çeneleriyle karşıdaki yaprağı yakalayıp çeker. Aradaki boşluk bir karıncanın boyunu aşıyorsa birbirinin beline tutunup zincir olurlar. İki kenar yan yana gelince başka işçiler ağızlarında larva taşıyarak gelir. İpek üretebilen tek evre larvadır; işçi onu iki kenar arasında ileri geri gezdirir ve yapraklar birbirine yapışır.2
Böyle kurulan yuvalar tek bir ağaçla sınırlı kalmaz. Böcek bilimci M. J. Way, 1950'lerin başında Zanzibar'da Afrika türü Oecophylla longinoda'nın tek bir kolonisini saydı: 8 hindistancevizi ve 4 karanfil ağacına dağılmış 151 yuva, yaklaşık 800 metrekare alan ve tahminen 480 bin işçi. Hepsinin annesi tek bir kraliçeydi. Way, aynı adada bu karıncaların bal arılarını ve yerde yürüyen sürücü karıncaları büyük sayılarda avladığını da yazdı.3 Ağaca giren böceği bir işçi bacağından yakalar, yardıma koşan ötekiler başka bacaklara asılır ve av dört yandan çekilerek gerilir.2
Bu düzen milyonlarca yıllık. Edward O. Wilson ve Robert Taylor, 1964'te Kenya'daki Mfwangano Adası'nda işçileri, pupaları ve larvalarıyla birlikte taşlaşmış bir Oecophylla kolonisi parçasını tanımladı. Fosilin bulunduğu katman 16 ile 20 milyon yıl öncesine tarihleniyor ve işçilerdeki iri ve küçük boy ayrımı bugünkü türlerdekiyle aynı.4
Karınca gibi yürüyen örümcek
Bu kadar kalabalık bir komşunun ağacında yaşamanın bir yolu ona benzemek. Myrmarachne plataleoides adlı zıplayan örümcek, Güney ve Güneydoğu Asya'da neredeyse her zaman dokumacı karıncaların sardığı ağaçlarda bulunur. Rengi karıncanın turuncusuna yakın, gövdesinde karınca beline benzeyen boğumlar var ve karınca işçileri gibi hareket ediyor. Peygamberdeveleri ve başka zıplayan örümcekler gibi gözüyle avlanan hayvanlar karıncadan uzak durduğu için bu görünüş onu da koruyor. Karıncalar ise kanmıyor. Fırsat bulduklarında bu örümceği de yakalayıp yiyorlar, o yüzden örümcek onlara yaklaşmamaya bakıyor.5
Bu kılığın bir bedeli var. Japon araştırmacı Yoshiaki Hashimoto ve ekibi, Borneo ve Tayland'da topladıkları 86 karınca taklitçisi örümceği ve karıncaya benzemeyen 70 zıplayan örümceği plastik kaplarda tek bir avla karşılaştırdı. Örümceklerin bacak eklemlerinde bacağı açan kas yoktur; bacağı, gövdedeki sıvıyı basınçla pompalayarak gererler. Karıncaya benzemek için incelen gövde bu pompaya daha az yer bırakıyor. Dokumacı karınca kılıklı türün de içinde olduğu ince yapılı taklitçiler daha kısa zıpladı ve avı denemelerin yüzde 38'inde yakalayabildi. Karıncaya benzemeyen örümceklerde bu oran yüzde 74'tü.6
Kokusunu larvadan alan avcı
Karıncalar birbirini gözden çok kokuyla tanır. Her koloninin işçileri, vücut yüzeylerini kaplayan yağlı bileşiklerin karışımından yuva arkadaşını ayırt eder. Başka koloniden gelen aynı türden bir karınca bile saldırıya uğrar.
Kuzey Avustralya'daki Cosmophasis bitaeniata adlı zıplayan örümcek bu sistemin açığını kullanıyor. Melbourne Üniversitesi'nden Rachel Allan ve Mark Elgar, örümceğin dokumacı karıncaların larvalarıyla beslendiğini gösterdi. Örümcek, ağzında larva taşıyan küçük bir işçiye yaklaşıyor ve ön bacaklarıyla onun antenlerine, başına dokunuyor. İşçi çoğu zaman larvayı bırakıyor, örümcek de alıp uzaklaşıyor. Laboratuvar denemelerinin yüzde 73'ünde böyle oldu. Gündüzleri yuvayı savunan iri işçilerle karşılaşmaktan ise kaçınıyor.7 Ekibin 2002'deki kimyasal analizinde örümceğin vücut yüzeyinde karınca larvasındaki bileşiklerin aynısı çıktı. Örümcekten alınan özüt iri işçilere sunulduğunda karıncalar saldırmadı; aynı türden ama başka koloniden alınan karınca özütüne saldırdılar.8
Örümcek bu kokuyu kendisi üretmiyor. Elgar ve Allan'ın 2004'te yayımlanan deneyine göre kokuyu yediği larvalardan alıyor ve hangi koloninin larvasını yediyse onun kokusunu taşıyor.9
Yuvanın içinde zırhlı tırtıl
Liphyra brassolis adlı kelebek bir adım daha ileri gidiyor. Dişi, yumurtalarını dokumacı karınca yuvası olan ağacın dallarına bırakır. Çıkan tırtıl yuvaya girer ve karıncaların larvalarını yer. Sırtı yassı, kenarları yere kadar inen sert bir örtüyle kaplıdır. Harvard'dan Naomi Pierce'ın da aralarında olduğu bir ekip 2016'da bu örtüyü mikroskop altında inceledi. İçinde sert bir plaka bulamadılar. Örtü, birbirinin üstüne binen pul benzeri yuvalardan ve onları içeriden destekleyen mızrak biçimli kıllardan oluşuyor. Böylece tırtıl esnek kalıp yürüyebiliyor, iri işçilerin ısırıkları da işlemiyor.10
Tırtıl pupaya da yuvanın içinde girer. Kelebek çıktığında gövdesi gevşek, toz gibi pullarla kaplıdır. Pullar karıncaların tutunmasını zorlaştırır ve çenelerine yapışır, kelebek de bu sırada çıkışa yürür.11
Bahçeye dönen karınca
Ji Han'ın anlattığı yuva ticareti Güney Çin'de 20. yüzyıla kadar sürdü.1 Bugün aynı cins karıncalar Avustralya, Vietnam ve Batı Afrika'da kaju, mango ve narenciye bahçelerinde ilaç yerine kullanılıyor. Kuzey Avustralya'da Renkang Peng ve Keith Christian'ın yürüttüğü kaju denemesinde karınca kolonisi taşınan ağaçlar, ilaçlanan ağaçlardan hektar başına yılda 861 kilo fazla ürün verdi. Bakım masrafı da hektar başına yılda 235 Avustralya doları düştü.12
Zırhlı tırtıl da karıncayla birlikte bahçeye geliyor. Andreas Dwi Advento ve ekibi, 2022'de Riau'daki palmiye yağı bahçelerinde 20 dokumacı karınca yuvası açtı ve 5'inde Liphyra tırtılı buldu. Karınca üretilen tesisteki 25 koloninin 2'sinde de tırtıl vardı. Bunlardan biri, karıncalar yaprak yuvadan plastik şişeye taşınırken onların ardından şişeye girmişti. Ekip, tesis çalışanlarının tırtılı koloni yerleşmeden ayıklamasını öneriyor; tırtılın bir koloniyi ne kadar küçülttüğünü ölçmek için de 45 yuvadan çok daha büyük bir sayım gerekiyor.13
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Huang, H. T. ve Yang, P. (1987). “The Ancient Cultured Citrus Ant.” BioScience 37(9): 665-671. doi:10.2307/1310713. Ji Han (yak. 304). Nanfang caomu zhuang (Güney Bölgelerinin Bitkileri); İngilizce çevirisi: Li, H.-L. (1979). Nan-fang ts'ao-mu chuang: A Fourth Century Flora of Southeast Asia. Hong Kong: Chinese University Press. ↩
- Hölldobler, B. ve Wilson, E. O. (1977). “Weaver Ants.” Scientific American 237(6): 146-154. doi:10.1038/scientificamerican1277-146. Ayrıca Hölldobler, B. ve Wilson, E. O. (1990). The Ants. Cambridge, MA: Harvard University Press. ↩
- Way, M. J. (1954). “Studies of the Life History and Ecology of the Ant Oecophylla longinoda Latreille.” Bulletin of Entomological Research 45(1): 93-112. doi:10.1017/S0007485300026821. ↩
- Wilson, E. O. ve Taylor, R. W. (1964). “A Fossil Ant Colony: New Evidence of Social Antiquity.” Psyche 71(2): 93-103. doi:10.1155/1964/17612. onlinelibrary.wiley.com. Katman yaşı (Burdigaliyen, 20,45-15,98 milyon yıl): Paleobiology Database. ↩
- Ramachandra, P. ve Hill, D. E. (2018). “Predation by the weaver ant Oecophylla smaragdina on its mimic jumping spider Myrmarachne plataleoides.” Peckhamia 174.1: 1-8. peckhamia.com. ↩
- Hashimoto, Y., Endo, T., Yamasaki, T., Hyodo, F. ve Itioka, T. (2020). “Constraints on the jumping and prey-capture abilities of ant-mimicking spiders (Salticidae, Salticinae, Myrmarachne).” Scientific Reports 10: 18279. doi:10.1038/s41598-020-75010-y. nature.com. ↩
- Allan, R. A. ve Elgar, M. A. (2001). “Exploitation of the green tree ant, Oecophylla smaragdina, by the salticid spider Cosmophasis bitaeniata.” Australian Journal of Zoology 49(2): 129-137. doi:10.1071/ZO00088. publish.csiro.au. ↩
- Allan, R. A., Capon, R. J., Brown, W. V. ve Elgar, M. A. (2002). “Mimicry of host cuticular hydrocarbons by salticid spider Cosmophasis bitaeniata that preys on larvae of tree ants Oecophylla smaragdina.” Journal of Chemical Ecology 28(4): 835-848. doi:10.1023/A:1015249012493. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
- Elgar, M. A. ve Allan, R. A. (2004). “Predatory spider mimics acquire colony-specific cuticular hydrocarbons from their ant model prey.” Naturwissenschaften 91(3): 143-147. doi:10.1007/s00114-004-0507-y. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
- Dupont, S. T., Zemeitat, D. S., Lohman, D. J. ve Pierce, N. E. (2016). “The setae of parasitic Liphyra brassolis butterfly larvae form a flexible armour for resisting attack by their ant hosts (Lycaenidae: Lepidoptera).” Biological Journal of the Linnean Society 117(3): 607-619. doi:10.1111/bij.12656. Yumurta bırakma ve beslenme: Australian Faunal Directory. ↩
- Dodd, F. P. (1902). “Contribution to the life history of Liphyra brassolis, Westw.” The Entomologist 35: 153-188. Ayrıca Eastwood, R. ve Fraser, A. M. (1999). “Associations between lycaenid butterflies and ants in Australia.” Australian Journal of Ecology 24(5): 503-537. ↩
- Peng, R. K., Christian, K. ve Gibb, K. (2004). Implementing Ant Technology in Commercial Cashew Plantations and Continuation of Transplanted Green Ant Colony Monitoring. RIRDC Yayını W04/088. Canberra: Rural Industries Research and Development Corporation. agrifutures.com.au. Ayrıca Peng, R. K., Christian, K. ve Gibb, K. (1995). Bulletin of Entomological Research 85(2): 279-284. doi:10.1017/S0007485300034374. ↩
- Dwi Advento, A., Yusah, K. M., Salim, H., Naim, M., Caliman, J.-P. ve Fayle, T. M. (2022). “The first record of the parasitic myrmecophilous caterpillar Liphyra brassolis inside Asian weaver ant (Oecophylla smaragdina) nests in oil palm plantations.” Biodiversity Data Journal 10: e83842. doi:10.3897/BDJ.10.e83842. pmc.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
Kapak: yaprakları çekerek yuva kuran dokumacı karınca (Oecophylla) işçileri, Endonezya. Fotoğraf: RidhaAnshari85, Wikimedia Commons, CC BY 4.0.


