Eylül 2021'de Science dergisinde yayımlanan bir makale, New Mexico'daki White Sands Ulusal Parkı'nda kazılan 61 insan ayak izini anlattı. İzler, buzul çağında havzayı dolduran Otero Gölü'nün çamurlu kıyısına basılmıştı. Boyutlarına göre çoğu gençlere ve küçük çocuklara aitti, yetişkin izi azdı. İz katmanlarının altında ve üstünde bir su bitkisinin, Ruppia cirrhosa'nın tohumları vardı. Radyokarbon ölçümü bu tohumları 23.000 ile 21.000 yıl öncesine yerleştirdi.1
O yıllar, son buzul çağının en soğuk evresi olan Son Buzul Maksimumu'na denk geliyor. Bu evre kabaca 26.500 ile 19.000 yıl öncesini kapsar ve Kanada'nın neredeyse tamamı o sırada iki büyük buz tabakasının altındaydı.8 İnsanların bu buzu nasıl aştığı yüz yılı aşkın süredir tartışılıyor. Eylül 2026'da yayımlanan bir genetik derleme, bugünkü yerli halkların ataları için bir üst sınır çiziyor ve White Sands'teki çocukları bu sınırın biraz dışında bırakıyor.
- Ayak izlerinin yaşına itiraz edenlerin neden haklı olabileceği ve ekibin bunu hangi iki yöntemle sınadığı.
- Sibirya ile Alaska arasındaki kara köprüsünde binlerce yıl süren bekleyişin DNA'ya nasıl yazıldığı.
- Kansas Üniversitesi'nden bir ekibin 1.400'ü aşkın antik bireyin verisinden çıkardığı tarih.
- Kanada'yı ikiye bölen buzsuz koridorun ilk göçmenler için neden fazla geç açıldığı.
Tohum, polen ve kuvars aynı yaşı verdi
Makaleye gelen en ciddi itiraz tohumlarla ilgiliydi. Ruppia suda yaşar ve karbonunu sudan alır. Göle yeraltından eski kireçtaşının çözünmüş karbonu karışıyorsa bitki doğduğu günden yaşlı görünür. Bu etki birkaç bin yıllık bir hata yaratabilir ve izleri buzul maksimumunun dışına itebilirdi.
ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'ndan Jeffrey Pigati'nin yönettiği ekip 2023'te aynı hendeğe döndü. Bu kez tohumların bulunduğu katmanlardan çam poleni ayıkladılar. Çam karada büyür ve karbonunu havadan alır, dolayısıyla göl suyunun yanıltıcı karbonu ona geçmez. Polenin radyokarbon yaşı yaklaşık 23.400 ile 22.600 yıl çıktı. Ekip ayrıca en eski izlerin hemen üstündeki tabakadan kuvars taneleri topladı ve optik uyarmalı ışıldama denen yöntemle tanelerin en son ne zaman güneş ışığı gördüğünü ölçtü. Bu ölçüm katmana en az 21.500 yıl verdi. Ölçümler ilk makaleden farklı laboratuvarlarda yapıldı ve iki yeni sonuç da tohumların yaşıyla istatistiksel olarak örtüştü.2
Kara köprüsünde uzun bekleyiş
Buzul çağında deniz seviyesi bugünkünden yaklaşık 120 metre aşağıdaydı ve Bering Boğazı'nın yerinde Sibirya ile Alaska'yı birleştiren geniş bir kara vardı. Bilim insanları bu bölgeye Beringya diyor. Beringya'nın doğu ucu buzsuzdu ama güneyindeki yol iki buz tabakasıyla kapalıydı.
Bu bekleyişin izi genetikte de görülüyor. Alaska'daki Upward Sun River kazısında bulunan ve 11.500 yıl önce ölmüş bir bebeğin genomu 2018'de okundu. Bebek, bugünkü yerli halklardan erken ayrılmış ve soyu sürmemiş bir topluluğa aitti. Araştırmacılar bu topluluğa Antik Beringyalılar adını verdi. Modellere göre bütün Amerika yerlilerinin ataları Doğu Asyalılardan yaklaşık 36.000 yıl önce ayrılmaya başladı, ama iki grup arasındaki gen alışverişi 25.000 yıl öncesine kadar sürdü. Antik Beringyalılar ana koldan 22.000 ile 18.100 yıl önce koptu.3 Antik mitokondri DNA'sıyla yapılan ayrı bir çalışma da aynı resmi çiziyor. Kadın soy hatlarının etkin nüfusu 16.000 ile 13.000 yıl önce yaklaşık 60 kat büyümüş. Yazarlar bu sıçramayı buzun güneyindeki daha verimli topraklara girişle açıklıyor.4
DNA neden 21.000 yıl diyor
Kansas Üniversitesi'nden Bethany Potter, Savannah Hay, Archana Singh ve Jennifer Raff, 23 Eylül 2026'da Current Opinion in Genetics & Development dergisinde yayımlanan derlemelerinde bugüne kadar okunmuş bütün antik Amerikan genomlarını üç göç modeliyle karşılaştırdı. Birinci model girişi buzul maksimumundan önceye, 25.000 yıldan eskiye koyuyor. İkincisi buzul maksimumu sırasına, üçüncüsü 14.000 yıldan sonraya yerleştiriyor. Elde yaklaşık 257 tam antik genom ve 1.204 bireyden genom çapında veri var. Bu genomların okunan en eskisi Montana'da Clovis taş aletleriyle birlikte gömülmüş bir çocuğa, Anzick-1'e ait.6 Anzick-1 ve diğer erken genomlardan geriye doğru yapılan hesaplar, bugünkü yerli halkların atalarının ilk büyük ayrışmasını 21.000 yıldan önceye taşımıyor. Kuzey ve Güney Amerika yerlilerinin iki ana kolu da 17.500 ile 14.600 yıl önce, büyük olasılıkla buzun güneyinde birbirinden ayrıldı.3, 5
Bu tarih White Sands'le çelişiyor mu? Derlemenin yazarlarına göre şart değil. White Sands topluluğundan henüz DNA elde edilmedi ve mevcut veriler bu topluluğun bugünkü yerli halkların soyuna büyük bir katkı yapmadığını gösteriyor. Üç ihtimal var: torunlarının soy hattı henüz örneklenmemiş olabilir, katkıları küçük kalmış olabilir ya da soyları tükenmiş olabilir. Bölgede yaşayan Acoma Pueblo halkı izleri kendi atalarının izi olarak görüyor.5
Kıyıdan mı, koridordan mı?
Buz tabakaları eridikçe Kanada'nın içinde, Rocky Dağları'nın doğusunda yaklaşık 1.500 kilometrelik bir koridor açıldı. Uzun süre ilk Amerikalıların bu yoldan indiği düşünüldü. 2016'da bu koridorun en dar kesimindeki göllerden alınan tortu karotları başka bir tarih verdi. Koridor fiziksel olarak 15.000 ile 14.000 yıl önce açılmıştı ama bir süre buzul gölünün altında kaldı. Bozkır bitkileri, bizon ve mamut ancak yaklaşık 12.600 yıl önce gelebildi. Oysa insanlar buzun güneyine en geç 14.700 yıl önce ulaşmıştı. Avlanacak hayvanı ve yakacak odunu olmayan 1.500 kilometreyi yürüyerek geçmek mümkün görünmüyor.7
Geriye Pasifik kıyısı kalıyor. Kıyı boyunca buzun çekilmesi yaklaşık 17.000 yıl önce başladı ve yol 15.000 yıl önce kullanılabilir hale geldi.4 Bu takvim genetiğin gösterdiği nüfus patlamasıyla uyuşuyor. White Sands'teki ayak izleri ise iki yoldan da eski. İzlerin sahipleri buzlar kapanmadan, 26.000 yıldan önce gelmiş olabilir. Bunu destekleyen bir genom yok.
Potter ve ekibi en büyük boşluğun coğrafyada olduğunu yazıyor: ABD'nin ortasındaki Büyük Ovalar'dan bugüne kadar tek bir antik genom yayımlanmadı. Amerika'da okunmuş en eski insan genomu hâlâ Montana'daki yaklaşık 12.700 yıllık Anzick-1 çocuğuna ait.
Dipnotlar ve Kaynaklar
- Bennett, M. R., Bustos, D., Pigati, J. S. ve ark. (2021). “Evidence of humans in North America during the Last Glacial Maximum.” Science 373(6562): 1528-1531. doi:10.1126/science.abg7586. pubs.usgs.gov. ↩
- Pigati, J. S., Springer, K. B., Honke, J. S. ve ark. (2023). “Independent age estimates resolve the controversy of ancient human footprints at White Sands.” Science 382(6666): 73-75. doi:10.1126/science.adh5007. pubs.usgs.gov. ↩
- Moreno-Mayar, J. V., Potter, B. A., Vinner, L. ve ark. (2018). “Terminal Pleistocene Alaskan genome reveals first founding population of Native Americans.” Nature 553: 203-207. doi:10.1038/nature25173. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
- Llamas, B., Fehren-Schmitz, L., Valverde, G. ve ark. (2016). “Ancient mitochondrial DNA provides high-resolution time scale of the peopling of the Americas.” Science Advances 2(4): e1501385. doi:10.1126/sciadv.1501385. science.org. ↩
- Potter, B., Hay, S., Singh, A. ve Raff, J. (2026). “Genomic insights regarding early migrations into the Americas.” Current Opinion in Genetics & Development 101: 102534. doi:10.1016/j.gde.2026.102534. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
- Rasmussen, M., Anzick, S. L., Waters, M. R. ve ark. (2014). “The genome of a Late Pleistocene human from a Clovis burial site in western Montana.” Nature 506: 225-229. doi:10.1038/nature13025. ↩
- Pedersen, M. W., Ruter, A., Schweger, C. ve ark. (2016). “Postglacial viability and colonization in North America’s ice-free corridor.” Nature 537: 45-49. doi:10.1038/nature19085. pubmed.ncbi.nlm.nih.gov. ↩
- Clark, P. U., Dyke, A. S., Shakun, J. D. ve ark. (2009). “The Last Glacial Maximum.” Science 325(5941): 710-714. doi:10.1126/science.1172873. ↩
Kapak: White Sands Ulusal Parkı'nda alçıtaşı tortusunda korunmuş, 23.000 ile 21.000 yıl öncesine tarihlenen insan ayak izleri. Fotoğraf: ABD Ulusal Park Servisi (NPS), kamu malı.


