Ay kabaca yüzde doksanı geçmiş, şişkin; 28 Ağustos'ta dolunay var. Batıda Venüs akşamları hâlâ parlıyor, Spica'ya biraz daha yaklaştı. Salı; İstanbul'da öğle 31 dereceye çıkıyor, parçalı bulut. Doğu Karadeniz ve Toroslar tarafında sağanak ihtimali var. Dün Ankara'da bir takip kurulu ilk kez toplanmış, alt komisyonlar konuşulmuş; ekranda o manşet hâlâ dönüyor. 30 Ağustos'a beş gün kaldı. Desteyi açtım. Sabah birden fazla isteğe aynı anda yetişmeye çalışmak, öğlen deneyimli birine sormak, akşam geciken bir habere acele cevap yazmamak geliyor.
Dünden Kalan: Değnek Yedilisi (düz)
Sabahın havası direniş. Telefonda üç ayrı istek, işte iki teslim, evde bir 'bir de şuna bak' üst üste binebilir. Hepsi haklı gibi görünür; hepsine aynı anda koşmak seni yorar.
Dünkü kurul manşeti, sıcak haberleri, cevap bekleyen mesajlar bazı evlerde sabaha taşındı. Bugün her kapıyı açma. Birini seç: en acil teslimi bitir, diğerlerine kısa bir 'öğleden sonra' de. Öğleden önce yeni bir iş alma; dünden kalan baskı sabahı şişirir. Su taşı, tempo düşür; İstanbul nemi öğleye doğru ağırlaşır.
Günün Kartı: Papa (düz)
Öğlen civarı tek başına karar vermek zor gelir. Eski bir usul, yazılı bir kural, yıllardır aynı işi yapan biri bugün işine yarar.
Sözleşme, randevu, okul, banka, resmi bir iş varsa kendi kafanda çözmeye çalışma. Birine sor: usta, müdür, abla, güvenilir komşu. Cevabı dinle, sonra karar ver. Tatlı ama boş vaatlere dün temkin dedik; bugün de aynı. 'Ben bilirmiş gibi' cevap yazma. Öğle dışarıyı kısa tut; 31 dereceye çıkıyor, gölge ve su yeter. Günün kartı sürpriz değil; danışmak.
Akşam Yıldızı: Mahkeme (ters)
Akşamın işi bekleyen habere acele cevap yazmamak. Telefon sessiz kalabilir, mesaj 'görüldü'de takılı kalabilir, bir karar bir gün daha sürüncebilir.
30 Ağustos hazırlığı, yol, ziyaret konuşulur; liste yarım kalırsa geceye taşıma. Yarım kalan bir hesabı, bir özürü, bir netleştirmeyi uyumadan önce zorlama. Sabaha bırak. Batıya bak: Venüs hâlâ orada, ay şişkin, dolunay 28 Ağustos'ta. Uyumadan önce bir bardak su, telefonu bir süre kenara koymak iyi gelir.
Peki bu günlerde neler görebiliriz?
Şimdi evine, çarşıya, sokağa bakayım.
Çarşı, pazar, cüzdan. Salı alışverişi listeli olur. Dünden kalan bir ödeme varsa bugün kapat ya da net tarih koy. Büyük alışverişi öğle sıcağına bırakma; akşamüstü daha rahat. 'Bugün alınır' baskısına kapılma; fiyatı yarın da kontrol edebilirsin.
İş, okul, teslim. Birden fazla istek gelirse önce yazılı tarih isteyen işi bitir. Sözlü 'yaparız' yetmez. Zor görüşmeyi öğleden önce al; öğleden sonra tempo düşer. Tecrübeli birine danışmak bugün zaman kazandırır.
Sokak ve moral. Sokak pazartesiden kalabalık, nem yüksek. Tartışma arayan çıkar; sen girme. Doğu Karadeniz ve Toroslar tarafında yağış ihtimali var; oradaysan şemsiye al. Yol uzarsa alternatif güzergah kullan.
Ev, ilişkiler, içimiz. Evde dünden kalan bir konu açılabilir. Bağırmak günü değil. Dinle, sonra konuş. 'Hemen karar ver' baskısı varsa akşama bırakma; sabaha net bir cümle yaz. Geciken mesaja gece yarısı uzun cevap yazma.
Beden ve hava. İstanbul'da öğle 31 derece, parçalı bulut. Öğle 11-16 arası dışarıyı kısa tut: gölge, su, yavaş adım. Baş ağrısı çoğu zaman sıcaktan; tempo düşür. Akşam serinlerse kısa bir yürüyüş yeter.
Gökyüzü penceresi. Ay şişkin evrede, kabaca yüzde doksan üçü ışıkta. Batıda Venüs akşamları parlak; Spica'ya yaklaşmaya devam ediyor. Gün batımından sonra yarım saat bak. Dolunay 28 Ağustos'ta; bugün gökyüzü o tarihe üç gün kala ilerliyor.
Günün küçük notları
Günün rengi: krem ve koyu bordo. Günün sayıları: 5 ve 25. Şans penceresi: öğleden önce; danışacağın kişiyi o saatlerde yakala. Dikkat saati: akşam; geciken habere acele cevap yazma.
Günün cümlesi
"Baskıya hepsini birden alma; öğlen danış, akşam bekleyen habere acele yazma."
Bu içerik eğlence amaçlıdır; yatırım, sağlık veya hukuk tavsiyesi değildir.