Ay kabaca dörtte üçünü doldurmuş, akşamüstü İstanbul'da 16.35 civarında doğuyor. Cumartesi; dün 12 ülkenin Suriye'deki saldırıyı kınadığı haber hâlâ konuşuluyor, Adalet Bakanlığı Netanyahu için kırmızı bülten talebini duyurdu. Bugün voleybolda A Milli Kadınlar Letonya ile ilk maçına çıkıyor. Desteyi açtım. Sabah kulakta kalan bir söz, öğlen sarsılan bir plan, akşam sakinleşen bir nefes görüyorum.
Dünden Kalan: Kılıç Üçlüsü (düz)
Sabahın havası dünden kopuk değil. Telefonda yarım kalan bir konuşma, grupta dönen bir cümle, 'bunu duydun mu' diye gelen bir mesaj olabilir. Korkulacak bir şey görmüyorum; çoğu zaman sadece dünün yankısı. Ama yankıyı dinlemeden geçersen öğlene kadar kafanda döner.
Cuma akşamı konuşulan diplomatik haberler, iş yerinde dolaşan bir söylenti, akrabadan gelen bir telefon bugün sabaha taşınır. İki tarafın söylediği aynı olay değil; herkes kendi cümlesini kurmuş. Acele yargılama. Önce neyin gerçekten söylendiğine, neyin eklendiğine bak. Bir mesajı iletmeden önce kaynağını sor. Öğleden önce o konuyu ya kapat ya da 'bunu ben duymadım' de. Açık bırakırsan cumartesiyi de yorar.
Günün Kartı: Kule (düz)
Öğlen civarı bir şey sarsılır. Plan, randevu, fiyat, iş sırası; beklediğin düzen bir anda değişebilir.
Cumartesi çoğu zaman sakin başlar, sonra bir haber ya da bir telefon her şeyi yerinden oynatır. Resmi bir açıklama, ertelenen bir toplantı, iptal olan bir yolculuk, markette beklenmedik bir fiyat. Panik etme. Sarsılan çoğu zaman taşıdığın fazlalıktır; gereksiz beklenti, eski bir alışkanlık, 'böyle gider' sandığın bir düzen. Bugün yeniden kurmak zorunda kalan akşama daha hafif girer. Hemen her şeye cevap verme; bir saat bekle, sonra karar ver. İstanbul bugün 31 derece civarında, Ege daha sıcak. Sıcakta acele karar daha kötü çıkar. Öğleden sonra trafik yine şişer; erken çıkan kazanır.
Akşam Yıldızı: Yıldız (düz)
Akşamın işi yavaşlatmak. Gün içinde sarsılan şeyler gece kendiliğinden toparlanmaz ama nefes alırsan yarın daha net bakarsın.
Cumartesi akşamı evde oturmak, bir çay içmek, telefonu bir süre kenara koymak bugünün en iyi ilacı. Yalnız oturan da olur, kalabalık oturan da. Önemli olan kafayı bir daha haber döngüsüne sokmamak. Birini arayıp 'iyi misin' demek yeter. Uzun konuşma şart değil. Mutfakta basit bir şey pişirmek, balkonda beş dakika durmak akşamı yumuşatır. Yarın pazar; bugünün yükünü geceye taşıma. Uyumadan önce bir bardak su iç, pencereyi arala. Sabah daha açık uyanırsın.
Peki bu günlerde neler görebiliriz?
Şimdi evine, çarşıya, sokağa bakayım.
Çarşı, pazar, cüzdan. Cumartesi tezgâhı kalabalık. Ben rakam söylemem; liste yaz, gereksiz dolanış yapma. Dünden kalan bir ödeme varsa bugün kapat. Büyük alışveriş için acele etme; öğleden sonra fiyat ya da stok değişebilir, o yüzden kararı sabah ver. Küçük bir rahatlama gelebilir: bir indirim, bir 'bu kadar yeter' hissi.
İş, okul, teslim. Cumartesi çoğu kapalı ama mesaj gelir. Öğlen bir haber planı değiştirir; hemen cevap yazma. Bir işi bugün bitir, birini pazartesiye bırak. Evrak, imza, randevu bugün sürpriz çıkarabilir; sabah kontrol et, öğleden sonra yeni bir şey ekleme.
Sokak ve moral. Sokak cuma akşamından daha sakin ama öğleden sonra yine doluyor. Herkes bir şey taşıyor, herkes yetişmeye çalışıyor. Tartışma arayan çıkar; sen girme. Cumartesi hız değil, seçim günü. Omuzdaki fazlayı bırakan akşam daha rahat.
Ev, ilişkiler, içimiz. Evde dünden kalan bir konu açılabilir. Bağırmak günü değil; otur, dinle, sonra konuş. İlişkide 'kim haklı' puanı tutma. Bir çay, bir telefon, bir 'gel otur' yeter. İçinde 'hepsini ben toparlayayım' varsa birini bırak.
Beden ve hava. İstanbul 31 derece civarı, yağış beklenmiyor. Ege ve Akdeniz daha yakıcı. Öğle dışarıyı kısa tut: gölge, su, yavaş adım. Baş ağrısı çoğu zaman sıcaktan; tempo düşür. Uzun yol öğleden sonra sarkmasın.
Gökyüzü penceresi. Ay şişkin evrede, kabaca yüzde yetmiş beşi ışıkta. İstanbul'da akşamüstü 16.35 civarında doğuyor; batıda Venüs parlak kalıyor. Gün batımından sonra yarım saat bak. Dolunay 28 Ağustos'ta; bugün gökyüzü o tarihe doğru ilerliyor.
Günün küçük notları
Günün rengi: gece mavisi ve altın. Günün sayıları: 16 ve 17. Şans penceresi: sabah; dünden kalan sözü orada bitir. Dikkat saati: öğleden sonra; sarsılan plan, acele mesaj, sıcakta hızlı karar.
Günün cümlesi
"Bir haberi sindir, akşamı yavaşlat."
Bu içerik eğlence amaçlıdır; yatırım, sağlık veya hukuk tavsiyesi değildir.