Reportaj bir kahvaltı sahnesiyle açılıyor: sabah 7.30, Akhisar'ın bağları. Gülsüm, Hatice, Hergiz, Sevda, Sennur, Esma ve Gülten; yedi kadın asmaların arasında domates, ekmek, zeytin ve peynirle güne başlıyor. Sonra iş: 61 yaşındaki Gülten Kartaş, yirmi yılı aşkın süredir yaptığı gibi asmalara "bir çocuğa eğilir gibi" eğilip fazla filizleri tek tek alıyor. Alman Süddeutsche Zeitung Magazin'in muhabiri bu sahneyi izlemek için Ege'ye gitti; Fransız Courrier International da reportajı bu hafta çevirip abonelerine sundu.
Bağın sahibi tarafında da tablo aynı: boynunda telefonu asılı, bağın içinde koşturan 41 yaşındaki Işık Gülçubuk, şarapçılık eğitimini Fransa'da almış bir önolog. Üzümü o preslüyor, Fransız meşe fıçılarında o dinlendiriyor, harmanı o kuruyor.
Dünyanın şaşırdığı rakam
Yabancı basının bu hikâyeye dönüp dönüp gelmesinin sebebi tek bir rakam: sektör temsilcilerine göre Türkiye'de bağcılık ve şarapçılıkta çalışanların ve bağ sahiplerinin yüzde 65 ile 70'i kadın. Kuzubağ gibi kimi üreticilerde bu oran yüzde 90'a çıkıyor. Radio-Canada, La Revue du Vin de France ve şimdi Süddeutsche Zeitung; hepsinin hayreti aynı yerden: şarabın anavatanı sayılan Fransa'da sektör hâlâ büyük ölçüde erkeklerin elindeyken, Türkiye'de tersi.
Işık Gülçubuk, Fransa'daki stajlarını hatırlarken bunu kendisi de söylüyor: orada mahzende yalnızca iki kadındılar ve erkekler alanlarına çok daha hâkimdi; Türkiye'de ise kadınlar işi birlikte ve eşit yürütüyor. Ona göre bunun tadı da var: kadın elinden çıkan Türk şarapları "daha zarif ve meyvemsi, ama yapılı".
Beşinci büyük bağ, sessiz bir rönesans
Reportajın hatırlattığı çelişki de çarpıcı: Türkiye, bağ alanı büyüklüğünde dünyada ilk beşte; ama bu üzümün çok azı şaraba gidiyor, aslan payı kuru üzüm ve sofralık. Güneydoğu Anadolu, arkeolojik bulgulara göre bağcılığın 8 bin yıllık beşiği. 2000'lerden beri yaşanan "yeni dalga" ise yerli üzümleri, Emir'i, Öküzgözü'nü, Boğazkere'yi dünya sahnesine çıkarıyor; 2013'ten beri süren reklam yasağına ve yüksek vergilere rağmen Türk şarapları uluslararası yarışmalardan madalyalarla dönüyor. 2021'de ülkenin ilk doğal köpüklüsünü (pet-nat) üreten de yine bir kadının, Gülçubuk'un çalıştığı Paşaeli oldu.
Kendi bağ bozumumuzu dünyanın bize imrenerek anlatması tuhaf bir gurur. Alman muhabirin gözünden bakınca, sabah 7.30'daki o kahvaltı sofrası bir tarım sahnesinden fazlası: kimsenin planlamadığı, kendiliğinden kurulmuş bir kadın ekonomisi.
Kaynaklar ve doğrulama
Courrier International (Fransa), orijinal: Süddeutsche Zeitung Magazin (Almanya)
Bu haber, dünya basınındaki birincil kaynaklardan derlenmiş, çapraz kontrol edilmiş ve kafa1milyon tarafından Türkçe yazılmıştır. Görsel, haberi ilk yayımlayan kuruluşa aittir.