Liman Tepe kazı alanında taş yapı kalıntıları arasında çalışan arkeologlar
Fotoğraf: İzmir Büyükşehir Belediyesi / Anatolian Archaeology

Anatolian Archaeology haberi 15 Eylül'de yayımladı. AllThatHistory aynı gün kısa bir İngilizce özetle taşıdı. Şahoğlu, Batı Anadolu'da bu tür sistemlerin az bilindiğini, Ege'de de örneklerin seyrek olduğunu söylüyor. Kanalların teras mimarisiyle birlikte planlandığı, sonradan eklenmiş bir yama gibi durmadığı görülüyor.

"Teraslar arasında taşlarla yapılmış bir drenaj sistemi var. Batı Anadolu'da pek bilmediğimiz, Ege'de de çok az örneği olan bir sistem. Daha ayrıntılı inceleyeceğiz."

Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, Hürriyet Daily News / belediye açıklaması

Yağmurun kontrolü, evleri, işlikleri ve depoları su basmasından ve erozyondan korumaya yarar. Üçüncü binyıl sonlarında, surlarla çevrili bir yerleşimde bunun mimariye gömülmüş olması, günlük hayatın ne kadar planlı kurulduğunu gösteriyor.

25 metreyi aşan uzun evler

Aynı sezonun başka bir parçası uzun evler. Bazıları 25 metreden uzun, yaklaşık 5 metre genişliğinde. Girişlere yakın sabit depolama kapları var. Metal işliği ve dokuma ağırlıkları, bazı yapıların hem barınma hem üretim alanı olduğunu düşündürüyor. Ekip bu sokakta, yaklaşık 5.000 yıl önce kullanılan bir caddeyi kazdığını söylüyor.

Liman Tepe'nin deniz bağlantısı da ayrı bir katman. Yaklaşık 4.500 yıl öncesine tarihlenen Kiklad seramiği, Anadolu'da seyrek bulunan bir ithalat. Obsidiyen ise Melos adasından gelmiş; yaklaşık 7.000 yıl önceye uzanan bir değiş tokuş. Şahoğlu'nun önceki çalışmaları Liman Tepe'yi Anadolu kara yollarıyla Ege deniz dünyasının kesişiminde konumlandırıyor.

Türkiye Today, bu sezonun kara tarafında sokaklar, uzun evler, surlar ve su sisteminin birlikte okunduğunu aktarıyor. Sualtı tarafında mendireğin inşa tarihi ve kullanım süresi için sondajlar yapılıyor. Organik kalıntılar, limanın yalnızca amfora ve seramik taşıdığını değil, zeytin, üzüm ve fındık gibi ürünlerin de buradan geçtiğini gösteriyor.

AllThatHistory, "yaklaşık 5.000 yıl" ifadesinin kazı başkanının bu sezon için verdiği yuvarlak tarih olduğunu, drenaj üzerine ayrı bir hakemli makalenin henüz yayımlanmadığını not düşüyor. Yani kanallar sahada belgelenmiş durumda; laboratuvar ve yayın süreci devam ediyor. Bu ayrım, manşeti abartmadan okumak için önemli.

Kara ve su altında aynı liman

Kara kazıları 1992'de Prof. Dr. Hayat Erkanal ile başlamıştı; 2020'den beri Şahoğlu yürütüyor. 2000'de başlayan sualtı çalışmaları, Türkiye'de bir batık limanın arkeolojik kazısı olarak ilk örneklerden. Bu sezon mendireğin farklı noktalarında sondajlar yapılıyor; inşa ve kullanım süresi netleşsin diye. Sualtı ekibi amfora ve seramiğin yanında zeytin çekirdeği, üzüm çekirdeği ve fındık da çıkardı.

Liman Tepe, klasik dönemde Klazomenai ile ilişkilendirilen burunda duruyor. Yeni kanallar, uzun evler ve liman kalıntıları aynı tabloya ekleniyor: hem suyu yöneten hem denizi kullanan bir Erken Tunç yerleşmesi. Kazıyı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi destekliyor; İzmir Büyükşehir Belediyesi de katkı veriyor.

Şahoğlu'nun ekibi 35 kişi civarında. Kara ve su altında aynı yerleşmeyi okumak, Liman Tepe'yi yalnızca höyük kazısı olmaktan çıkarıyor. Yağmur suyunu teraslar arasında yönlendiren taş hat, limanın mendireği ve Kiklad seramiği aynı sahnenin parçaları: planlı bir kıyı kenti, MÖ üçüncü binyılın sonlarında.

Kaynaklar ve doğrulama

Anatolian Archaeology (15 Eylül 2026)

AllThatHistory (15 Eylül 2026)

Hürriyet Daily News (14 Eylül 2026)

Türkiye Today (14 Eylül 2026)

Bu haber, dünya basınındaki birincil kaynaklardan derlenmiş, çapraz kontrol edilmiş ve kafa1milyon tarafından Türkçe yazılmıştır. Görsel, haberi ilk yayımlayan kuruluşa aittir.

← Dünya Gözü: tüm haberler