Hattuşa Büyükkale yamacı, Çorum
Fotoğraf: Wikimedia Commons (Ḫattuša Büyükkale)

Küpler dik bir yamaca gömülmüş. Ekip yamacı teraslar ve basamaklarla keserek batı kanadını açtı. Schachner, Syriac Press ve Arkeonews'e aktarılan değerlendirmesinde yapıların Asur ticaret kolonileri dönemine, Karum çağına ait olduğunu söyledi. Küpler büyük ihtimalle çevreden toplanan erzak ve tarım ürününü tutuyordu. Üstleri heyelanla gitmiş. Kapasiteyi henüz kimse söyleyemiyor; çoğu küpten geriye yalnızca dip kaldı.

Yapı batıya doğru devam ediyor. Arkeologlar üstteki Hitit katmanlarını kaldırarak binanın gerçek sınırını arıyor. Kuzeydoğuda, yaklaşık 30 metre ötede, 1960'larda benzer bir yapı daha bulunmuştu. Schachner iki noktanın, Hitit öncesi Hattuş'un daha geniş bir depo ve ticaret merkezinin parçaları olabileceğini düşünüyor.

Kültepe tabletlerinin sahadaki kardeşi

Bu dönemin en ünlü arşivi Kayseri yakınındaki Kültepe'de, eski Kaneş'te durur. Asurlu tüccarlar eşek kervanlarıyla Anadolu'ya kalay ve kaliteli kumaş getirir, karşılığında gümüş ve başka değerli mallar götürürdü. Kalay bakırla karışınca tunç olur; yani bu ağ lüks hediyelik değil, çağın metalini taşıyan bir damardı. Kaneş'ten çıkan binlerce çivi yazılı tablet borç, ortaklık, evlilik ve kavgayı satır satır yazar.

Hattuş bu ağın karum ve daha küçük wabartum duraklarından biriydi. Tabletler kâğıt işini anlatır. Yeni küpler ise o işin fiziki iskeletini gösteriyor: yamaca oyulmuş bir depo, tarladan gelen ürün, belki kervanın ertesi günü. Schachner'in cümlesi sade: yerleşim, Asurlu tüccarların kurduğu ticari dünyanın parçasıydı.

İçinde ne vardı, henüz bilinmiyor

Heyelan küplerin içini çamur, kum ve taşla doldurmuş. Orijinal içeriğe bağlanabilecek sağlam bir tortu henüz yok. Ekip dipteki toprağı yıkayıp arkeobotanik bakacak: tohum, baklagil, tahıl izi. Çıktı gelirse Karum çağında Hattuş'un ne stokladığı ilk kez doğrudan görülecek. Gelmezse de haber durur: 16 küp var, içerik spekülasyonu yok.

Yamaç şehrin kaderini iki kez çizmiş. Orta Tunç Çağı deposunu büyük bir heyelan yıkmış. Yüzyıllar sonra Hititler aynı zemine yeni binalar koymuş, onlar da kaymanın izini taşımış. UNESCO listesindeki Hattuşa ve Bellekler Programı'ndaki Boğazköy tabletleri sonraki imparatorluğu anlatır. Bu küpler ise o imparatorluktan önceki kiler.

Schachner kazıyı yıllardır Alman Arkeoloji Enstitüsü adına yürütüyor. Büyükkale Hitit kraliyet kalesinin oturduğu yer; Büyük Tapınak ise aşağı kentin ritüel kalbi. İkisinin arasındaki yamaç, turistin aslanlı kapı fotoğrafında görünmez. O görünmeyen şerit, şimdi 16 küple konuşuyor. Inkorr'un Ukrayna aktarımı ve AINA'nın ABD metni aynı sahneyi farklı diasporalar için çevirdi; çekirdek olgu değişmedi: depo, heyelan, henüz boş dip.

Türkiye için ne anlama geliyor

Çorum'daki kazı, Hitit başkentini birdenbire icat edilmiş bir saray gibi görmeni engelliyor. Önce depo vardı, kervan vardı, Asur ile Anadolu'nun hesabı vardı. Dünya basını haberi bu hafta Asur ağının coğrafi erişimi üzerinden okudu. Senin okuman daha yerli: Büyükkale'nin gölgesindeki küpler, imparatorluktan önce buranın nasıl beslendiğini soruyor. Cevabın bir kısmı hâlâ küpün dibinde, yıkanmayı bekliyor.

Kaynaklar ve doğrulama

Syriac Press (Hollanda, 15 Ağustos 2026)

Arkeonews (Ağustos 2026)

AINA / Assyrian International News Agency (ABD)

UNESCO: Hattusha Dünya Mirası

Bu haber, dünya basınındaki birincil kaynaklardan derlenmiş, çapraz kontrol edilmiş ve kafa1milyon tarafından Türkçe yazılmıştır. Görsel, haberi ilk yayımlayan kuruluşa aittir.

← Dünya Gözü: tüm haberler