Sayburç'taki taş sekinin önüne oyulmuş kabartma: ortada yüksek kabartmayla işlenmiş, yüzü odaya dönük bir erkek figürü, iki yanında leoparların pençeleri ve dişleri
Fotoğraf: CNN / Alasdair Skene

Haberi CNN'den Jack Bantock yazdı, kazı başkanıyla görüşmeyi kanalın muhabiri Erica Hill yaptı. Kanal dosyayı "Ancient Secrets" başlıklı arkeoloji dizisinin altında yayımladı. Sayburç, Fırat'ın 60 kilometre doğusunda, Doğu Toroslar'ın güney eteklerinde bir köy. Bugünkü köy evleri 1949'da höyüğün üstüne yapıldı. Kazı 2021'de başladı ve İstanbul Üniversitesi'nden Doç. Dr. Eylem Özdoğan yönetiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Ağustos 2026'daki açıklamasına göre altıncı kazı sezonunun sonunda 2 bin 700 metrekarelik alanda 70 kadar yapı açığa çıktı. Yapıların çoğu ev. Beşi topluluğun bir araya geldiği büyük binalar. Evlerde taş tekneler, öğütme taşları ve havanlar bulundu, yani tahıl burada işleniyordu. CNN bu taşlara bakarak burada bira da yapılmış olabileceğini yazıyor, ama bu yalnızca bir olasılık.

3,7 metrelik bir sekide beş figür

Sayburç'u dünyaya tanıtan buluntu kazının ilk yılında çıktı. Kuzeydeki yuvarlak bir topluluk binasında, duvar boyunca kayaya oyulmuş 3,7 metrelik bir sekinin ön yüzünde beş figür var. Soldan sağa önce yandan çizilmiş bir boğa geliyor. Boynuzları yukarıdan bakılıyormuş gibi işlenmiş ve hafifçe çömelmiş bir adama dönük. Adamın sol eli kalkık, elinde altı parmak var. Sağda iki leopar duruyor, kuyrukları kıvrık ve dişleri görünüyor. Aralarındaki adam yüksek kabartmayla yontulmuş tek figür ve yüzünü odadaki insanlara çevirmiş.

Özdoğan, Aralık 2022'de Antiquity dergisinde yayımladığı makalede bu kabartmayı taşa oyulmuş bilinen en eski anlatı sahnesi olarak tanımladı. Göbeklitepe'de ve Karahantepe'de de leopar, boğa ve insan figürleri var. Sayburç'ta ise figürler yan yana dizilip birbirine bakıyor.

"Bölgeye, özellikle Göbeklitepe'ye ve Karahantepe'ye bakarsanız bütün bu figürleri tek tek tasvirler olarak görürsünüz. Burada ise birbirleriyle ilişki içindeler. Bir hikâyenin parçaları bunlar."

Eylem Özdoğan, Sayburç kazı başkanı (CNN, 21 Ekim 2026)

Hikâyenin ne olduğunu kimse bilmiyor. CNN'in derlediği yorumlar arasında insanla vahşi hayvanın karşılaşması, yetişkinliğe geçiş sınavı ve bereket var. Ortadaki adam da yanındaki leopar da boğa da sertleşmiş cinsel organla gösterilmiş. Karahantepe'de on dikilitaşın erkeklik organı biçiminde yontulduğu bir oda da biliniyor. Özdoğan yorumların hepsinde bir doğruluk payı gördüğünü, ama gerçek hikâyeyi öğrenmenin mümkün olmadığını söylüyor. Ona göre asıl ilginç olan, kabartmanın herkesin gördüğü bir yerde durması. Yazısı olmayan bir topluluk kurallarını ve inançlarını sözle, hikâyeyle aktarıyordu, sekideki sahne de bunları akılda tutmaya yarıyordu.

Evlerin içindeki ölüler ve ağzı dikili heykel

CNN'in başlığındaki "gökyüzü gömüsü" bir varsayım. Sayburç'ta ölüler evlerin içine, nişlere ve döşemelerin altına gömülmüş, bazı yerlerde insan kemikleri hayvan kemikleriyle karışık bulunmuş. Göbeklitepe'deki bir dikilitaşta başı olmayan bir insan bedeninin yanında akbaba var. Kanala göre bazı araştırmacılar bunlardan yola çıkarak ölülerin etinin önce leş yiyen kuşlara bırakıldığını düşünüyor.

Kazı raporu daha temkinli. Özdoğan'ın 2024'te Documenta Praehistorica'da yayımladığı ön rapora göre güneydeki evlerde üç insan kemiği kümesi bulundu. Hepsi ikincil gömü, yani ceset başka bir yerde bekletildikten sonra seçilen kemikler eve getirilmiş. Kemikler çoğunlukla uzun kemik ve kafatası, ve yanmış. Kümelerden biri altı kişiye ait. Aynı rapora göre on bir radyokarbon tarihi yerleşimi MÖ 9. binyılın ortasına koyuyor ve köyde yaklaşık 300 yıl yaşanmış.

2025 sezonunda alanın en büyük kamusal yapısının yakınında kireçtaşından bir insan heykeli çıktı. Özdoğan Kasım 2025'te Hürriyet'e ve Milliyet'e heykelin MÖ 8600 ile 8300 arasına tarihlendiğini, kaburgalarının ve köprücük kemiğinin işlendiğini, yüzünün bir ölü yüzüne benzediğini anlattı. Ağzında, dudaklarında ve alnında dikiş izine benzeyen çizgiler var. Özdoğan bunların kafatası soyma gibi bir ölüm ritüeliyle ilgili olabileceğini söyledi. İskeletlerde ağzın dikildiğine dair bir iz ise bulunmadı.

Gaziantep yolunda bir açık hava müzesi

Sayburç'un Göbeklitepe'den farkı, Taş Tepeler'de gündelik hayatın en iyi izlendiği yerlerden biri olması. Evler yuvarlak plandan dörtgen plana geçişi gösteriyor, ocaklar, nişler ve çalışma alanları yerinde duruyor. Yerleşim Şanlıurfa'nın batısındaki kazıların ortasında ve Gaziantep yolunun üstünde.

Özdoğan CNN'e alanı açık hava müzesine dönüştürme planında çalıştığını söyledi. Bakan Mehmet Nuri Ersoy'un Ağustos'taki açıklamasına göre kazılan yapılar açık hava müzesi olacak, kamulaştırılan alandaki geleneksel köy evleri de restore edilip köy müzesine çevrilecek. Antiquity makalesine göre beş figürlü kabartmanın bulunduğu binanın 2022'de yalnızca yarısı kazılabilmişti, öbür yarısının üstünde biri taş, biri beton iki köy evi duruyordu.

Kaynaklar ve doğrulama

CNN: Sky burials, sealed mouths and an ancient stone carving: The Turkish archaeological site filled with Stone Age secrets, Jack Bantock, 21 Ekim 2026 (ABD)

Özdoğan, E.: The Sayburç reliefs, a narrative scene from the Neolithic, Antiquity, Aralık 2022 (Birleşik Krallık)

Özdoğan, E.: Sayburç, a mid-9th millennium BC site in the foothills of the Eastern Taurus, Documenta Praehistorica 51, 2024 (Slovenya)

CNN Türk: Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Sayburç'ta yaklaşık 70 yapı ve müze planı, 19 Ağustos 2026 (Türkiye)

Hürriyet: Kazı Başkanı Özdoğan ağzı dikili heykeli anlattı, Kasım 2025 (Türkiye)

Milliyet: Ağzı dikili 10 bin 500 yıllık ölü heykeli, Kasım 2025 (Türkiye)

Archaeology Magazine: Neolithic Structures Found at Site Near Göbeklitepe, 4 Eylül 2025 (ABD)

Bu haber, dünya basınındaki birincil kaynaklardan derlenmiş, çapraz kontrol edilmiş ve kafa1milyon tarafından Türkçe yazılmıştır. Görsel, haberi ilk yayımlayan kuruluşa aittir.

← Dünya Gözü: tüm haberler