Çayönü Tepesi'nde bulunan malakit ve bakır atölyesi alanı
Fotoğraf: Kültür ve Turizm Bakanlığı / Anatolian Archaeology

Kazıyı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Doç. Dr. Savaş Sarıaltun yönetiyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy buluntuyu duyurdu. Atölyenin ortasında 18 malakit parçası, yakın çevrede 24-25 örnek daha; geniş çalışma alanında malakit ve bakır buluntu sayısı yaklaşık 42. Ham taş, yarı işlenmiş parça ve bitmiş örnek aynı bağlamda duruyor. Bu, üretim zincirinin bir kısmının yerinde kaldığını gösteriyor.

Direk çukurları hafif bir gölgelik taşıyor olabilir. Taş döşeme, alanın tekrar tekrar üretim için hazırlandığını düşündürüyor. Anatolian Archaeology'nin vurgusu net: burası dağınık bir boncuk değil, mimari olarak tanımlanabilen bir üretim birimi. Arkeonews aynı gün dosyayı "üretimin nasıl örgütlendiği" diye okudu.

Malakit ergitme demek değil

Malakit yeşil bir bakır karbonat minerali. Neolitik topluluklar onu rengi için topladı; boncuk, kolye, kakma yaptı. Metal cevherinden bakır çıkarma, yani ergitme, ayrı bir teknoloji. Yeni atölyede ocak, pota veya cüruf bildirilmedi. Eldeki kanıt malakit işlemeyi ve bakır nesneleri gösteriyor; ergitmeyi henüz kanıtlamıyor. Radyokarbon ve arkeometrik analizler sürüyor.

Çayönü'nde bakır ve malakit izi yaklaşık MÖ 9100'e kadar geri gidiyor. Yani yeni atölye, iki bin yıldan uzun bir deneme hattının geç bir halkası. Daha önceki kazılarda biz, kanca, iğne, boncuk çıkmıştı; bazı boncuklar ince bakır levhanın dövülüp kıvrılmasıyla yapılmış. Eski literatürde ızgara planlı yapı fazına (kabaca MÖ 8200-7500) ait bakır aletler de kayda geçmişti. 2025 sezonunda da bakır alet ve süs eşyası vardı. Yakındaki Ergani maden yatakları, doğal bakır ve malakit için coğrafi bir avantaj; ama teknolojiyi anlatan şey, malzemenin nasıl seçildiği ve bilginin nasıl aktarıldığı.

"Yeni keşif, buradaki madencilik geleneğinin yaklaşık 2.000 yıl sürdüğünü ve özel üretim alanlarında yürütüldüğünü gösteriyor."

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı

Batı sektörde ayrıca erken seramik Neolitik ve Proto-Hassuna ufkuna bağlanan, geçici olarak MÖ 6800-6600'e konan çanak çömlek bulundu. Atölye, çömlekli Neolitik'e geçişin eşiğinde duruyor. Tam zamanlı bir "bakırcı sınıfı" iddiası yok; mekânsal örgütlenme var. Üretim belirli bir noktada toplanmış, beceri kuşaktan kuşağa taşınmış.

Türkiye için ne anlama geliyor

Türk basını bakanlık duyurusunu kısa geçti; Anatolian Archaeology ve GreekReporter dosyayı üretim aşamaları ve ergitme uyarısıyla büyüttü. Senin için sabitler: Çayönü Tepesi, Ergani, Diyarbakır; MÖ 6900-6800; yaklaşık 5 m²; 42 malakit-bakır buluntu; kazı başkanı Savaş Sarıaltun; ergitme henüz kanıtlanmadı.

Kaynaklar ve doğrulama

Anatolian Archaeology (1 Eylül 2026)

GreekReporter (2 Eylül 2026)

Arkeonews (Eylül 2026)

BGNES (Anadolu Ajansı aktarımı)

Bu haber, dünya basınındaki birincil kaynaklardan derlenmiş, çapraz kontrol edilmiş ve kafa1milyon tarafından Türkçe yazılmıştır. Görsel, haberi ilk yayımlayan kuruluşa aittir.

← Dünya Gözü: tüm haberler